299. hafta: Dünya egemenleri yeni hesaplar peşinde!

Sakarya Adalet Girişimi, 299. hafta adalet ve özgürlük eyleminde küresel güçlerin halk ayaklanmalarını manipüle etmeye ve Ortadoğu-Kuzey Afrika rejimlerini yeniden dizayna çalıştığına dikkat çekti. 11 Haziran 2011 tarihinde 300. haftasına girecek olan eylemler için herkese destek çağrısı yapılan eylemde basın açıklamasını SAGİR Başörtüsü Platformu adına Diriliş Saati Dergisi’nden Muhammed Emin Duman okudu.

Açıklamada başörtüsü yasağının sürdüğüne dikkat çekilirken, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki mezuniyet yıllığında başörtülü fotoğraf yasağını gündeme getirdi.

Sakarya Adalet Girişimi 299. Basın Açıklaması

Emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine geçit vermeyeceğiz!

Egemenlerin Ortadoğu ve kuzey Afrika rejimlerini yeniden dizayn etme girişimlerini bir süredir ibretle ve endişeyle izliyoruz. Bu emperyal faaliyetlerin seçim döneminde Türkiye’de yoğunlaştığını, dünya egemenleri ve yerli işbirlikçilerinin Türkiye ile ilgili yeni hesaplar peşinde olduğunu gözlemliyoruz.

Son iki aydır MHP üst yönetimi ile ilgili servis edilen kasetlerin MHP’deki ahlaki çürümüşlüğe işaret etmesinin ötesinde Türkiye’deki siyasi zemini yeniden şekillendirme operasyonunun bir parçası olduğu aşikardır. Son olarak MHP’nin Diyarbakır mitingine dönük provokasyon hazırlığı iddiası da bu savı güçlendirmektedir. Yapılmak istenen nedir? Eğer amaç ülkücüleri 1980 öncesi olduğu gibi sahaya sürerek BDP ve PKK ile çatışma zeminini oluşturmak ise bu gayenin vahametini ve doğuracağı çok acı neticeleri tahmin etmek zor değil. Bir yandan İmralı’dan 15 Haziran’dan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak tarzındaki açıklamalar bu vahameti daha da koyulaştırıyor. Yani seçimlerden sonra kıyametin kopacağının işaretleri veriliyor. Kürt ve Türk halklarını karşı karşıya getirmek üzerine kurgulanan bu karanlık senaryo hayata geçirildiği takdirde;halkımızın geleceğini mahveden, onarılması çok güç yaraların açılacağı kesindir.

Sakarya Adalet Girişimi olarak bu karanlık oyunun bozulması konusunda tüm halkımızı uyanık olmaya ve aklı selime davet ediyoruz.

Libya, NATO güçleri tarafından bombalanmaya devam ediyor. Emperyalizmin özgürlük ve demokrasi yalanı altında Libya’yı harabeye çevirdiğini, on binlerce insanı katlettiğini, yüz binlerce insanın ülkesinden göç etmesine sebep olduğunu hep birlikte ibretle izliyoruz. Emperyalist güçlerle işbirliği yaparak adalet ve özgürlüğün asla gelmeyeceğini tüm mazlum halkların artık bilmesi gerekmektedir.

Adalet ve özgürlüğün ancak tevhid akidesini kuşanmış, Allah’tan başkasına kulluğu asla kabul etmeyen halk hareketleri ile gerçekleşebileceğini zihinlerimize kazımak zorundayız.

Libya’dakine benzer bir sürecin Suriye için de planlandığına dair haberler çeşitli medya organlarında yazılıp çiziliyor. NATO güçlerinin Suriye’ye saldıracağı çeşitli merkezlerce ifade ediliyor. Suriye’nin Müslüman halkının bu oyuna gelmeyeceğini ve NATO güçlerine karşı topyekun direneceği belirtiliyor. Müslüman halkların emperyalizmin entrikalarına karşı basiretli davranacağını umut ediyoruz.

Mısır’da Mübarek’in yerine Amerika tarafından ikame edilen ordu, Gazze’nin Refah Sınır Kapısı’nı önce açtı, sonra da Amerika ve İsrail’in baskıları ile bu kapıdan geçişlere büyük sınırlamalar getirdi. Gazzeli Müslümanlarda hayal kırıklığı meydana getiren bu uygulama bir kez daha Amerika, İsrail ve işbirlikçilerinin gerçek yüzünü ortaya koydu. Mısır’da söylenildiği gibi demokrasi ve özgürlüğün değil, ordunun iktidara geldiği çok net bir şekilde ortaya çıktı. Mısır halkının bu oyunu bozarak gerçek halk iktidarını kurmasını temenni ediyoruz.

Ülkemizde seçim tansiyonu yükselirken meydanlarda en çok dikkati çeken hususun üslup bozukluğu ve sınırsız ekonomik vaatler olduğunu gözlemliyoruz. Başörtüsü sorunu ıskalanırken, toplumdaki ahlaki çürüme hiç yokmuş gibi davranılıyor. Önce Ak Parti’nin bindirildiği neoliberal trene, sonra Kılıçdaroğlu operasyonu ile CHP bindirildi. Neoliberalizmin sınır tanımayan ahlak yapısı maalesef toplumun üzerine kabus gibi çöktü. Rüşvetin, dolandırıcılığın, emeğin sömürülmesinin meşrulaştırıldığı bu yapıda uyuşturucu, içki, kumar, fuhuş gibi tüm fesad kanalları alabildiğine açık tutuluyor. İnternet ve televizyon dizileri üzerinden topluma heva ve heveste sınır tanımama, adeta heva ve hevesi tanrılaştırma çağrıları yapılıyor. Mevcut iktidar ve ana muhalefet sorunun bir modernleşme sorunu olduğunu söylemekle iktifa ederek çözüme yönelik hiçbir çare ortaya koymuyorlar. Sakarya Adalet Girişimi olarak topluma dayatılan liberal ahlak ile, daha doğrusu ahlaki çürüme ile sonuna kadar mücadele edeceğimizi buradan bir kez daha ilan ediyoruz.

Başörtüsü sorunu insanımızı manen acıtmaya devam ediyor. Son olarak Boğaziçi Üniversitesi’ndeki mezuniyet yıllığında başörtülü fotoğraf yasağı gündeme düştü. Başörtüsü üzerinden İslam’ın değerlerine karşı beyaz Türkler tarafında sürdürülen bu mücadele halkın direnişiyle yenilmeye mahkumdur. Zafer mutlaka direnenlerin olacaktır.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu Adına Diriliş Saati Dergisi