Ankara 279. hafta: Cuntacılar da yasakçılar da koltuklarında!

Statükolarının devamı için halka korku salan statükocuların, adaleti kendinden menkul yasakçıların, meşruiyetini kaybetmiş despot liderlerin, sahip olduklarını kaybetmemek için sivil vatandaşlarını katleden cellatların zulümleri devam ediyor olduğu için, bizler yine bir aradayız.

20. yüzyılda Arjantin, Şili, Yunanistan ve Türkiye başta olmak üzere pek çok ülkede askeri devrimler gerçekleştirilmişti. Dünya bu kanlı devrimlerin müsebbibi olan üst düzey yöneticiler ve ordu mensuplarını yargılar ve mahkum ederken, Türkiye’de halen darbeciler bugüne dek uzanan zulümlerinin hesabını vermemişlerdir. Başörtüsü yasağı dahil olmak üzere Türkiye’de bugün çözülemeyen pek çok mesele 12 Eylül dönemi miraslarındandır. Şili’de Pinochet’e ev hapsi, Yunanistan’da, Ioannidis yedi defa ömür boyu hapis cezası, Arjantin’de darbeyi yöneten tüm ordu mensuplarına müebbet hapis cezaları verilmiş olup, Türkiye’de cuntacılar halen koltuklarında beklemektedirler. Bu haftanın en sevindirici olayı, yargının cuntacılarla yüzleşmesi ve darbecilerin sorgulanmaya başlamasıdır. Yüzlerce kişinin idamına, binlerce kişinin işkence ve kötü muameleye maruz bırakılmasına, fişlenmelere, 23 bin 677 derneğin faaliyetinin durdurulmasına ve en önemlisi yaşananların hesabını sorması gereken kişilerin içine yerleştirilen korkulara karşı, darbecilerin adaletle yargılanması gerekmektedir. Yargılanma sürecini kaygı ile takip ettiğimizi, adaletin hakkıyla teslim edileceğini umut ettiğimizi belirtmek istiyoruz. Zira başta ifade ettiğimiz gibi bugün yaşanan temel hak ve hürriyetlere yönelik tüm kısıtlamalar, çözümsüz hale getirilen fiili yasaklar çeyrek asır öncenin dayatmasıdır.

Üniversite ve liselerin mezuniyetlerinin yaklaştığı bu süreçte, üniversitelerdeki kılık kıyafet dayatmasının da had safhaya ulaştığı duyumlarını alıyoruz. Mezuniyet törenlerine serbest kıyafetle iştirak edecek pek çok öğrencinin yanı sıra, başörtülü öğrencilere danışmanları tarafından törene başörtülü olarak katılamayacağı belirtilmektedir. Üniversite eğitimini tamamlayıp, mezun olma hakkı kazanmış olan öğrencilerin bu haktan mahrum edileceği yönündeki ifadeler, üniversitelerin halen kendinden menkul değerlerle birtakım yasaklar koymaya çalıştıklarının göstergesidir.

Hakeza bu hafta içerisinde Ankara Üniversitesi Rektörlüğü öğrencilerin başörtülü sınavlara giremeyeceğini duyurmuş, oluşturduğumuz kamuoyu gücü vesilesi ile öğrenciler sınavlarına girebilmişlerdir. Dün Eskişehir’de 19 Mayıs Anadolu Lisesi son sınıf öğrencisi, serbest kıyafetli olduğu önceden bildirilen okul bahçesindeki mezuniyet ve yaz festivaline kepin altına başörtüsü giydiği gerekçesiyle alınmamıştır. İlgililerin konu hakkında soruşturma yapması çağrısında bulunuyor, yasağa ilişkin kesin çözümler için yeni oluşacak meclisten somut adımlar beklediğimiz bir kez daha duyuruyoruz.

Son olarak, Azerbeycan’dan gelen haberlere göre hicapla ilgili yapılan son eylemden sonra yaklaşık 15 kişi hakkında tutuklama kararı verilmiştir. Azerbaycan’da hicap yasağına karşı sesini yükselten kişilere gözdağı vermek ve eylemlerini sonlandırmaları için polisin kullandığı orantısız güç, sonrasında eylemde bulunanların ceza evlerine alınması ile neticelenmiştir. Azerbaycan devleti, halkına korku salıp, susturarak hukuksuzlukları dayatmakta ısrarcı olduğunu göstermektedir. Ne yazık ki gerek Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları, gerekse uluslararası toplum bu konuya karşı duyarsız kalmaktadır.

Bizler burada bir kez daha, dünyada ve Türkiye’de sırf inandıkları gibi yaşamaya ve sahip oldukları temel hakları kendilerine bahşedilmiş olarak değil, zaten bu hakkın tek ve asıl sahibi olarak savunanların yanında olduğumuzu ve zalimin mezaliminin devam ediyor olduğunu kamuoyunun vicdanına duyuruyor, yaşanan hukuksuzlukların takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz.

MAZLUM-DER ANKARA Şube Başkanı

Şerife Gül ARIMAN

Bir cevap yazın