280. hafta: Vicdani ret hakkını savunmak da mı suç!

Yoğun bir haftayı ve bir seçim dönemini daha geride bıraktık. Her seçim döneminde olduğu gibi siyasilerin halka vaatleri ve birbirleriyle atışmalarına sahne oldu meydanlar. Sonucunda her iki kişiden birinin oyunu almış bir iktidar ve %95 lere varan temsil gücü olan bir meclis. Şimdi sıra siyasilerin meydanlarda vaat ediyor oldukları özgür bir ülkeye geldi. Umuyoruz ki daha önceden edindiğimiz tecrübelerde olduğu gibi özgürlükler adına verilen sözler meydanlarda insanlara sunulan bir havuç mesabesinde kalmış olmasın.

Seçme ve seçilme özgürlüğü hikâyeleri altında insanlar kimliklerinden dolayı yine horlandı ve aşağılandı. Oylarına talip olunan başörtülülere mecliste temsil hakkı tanınmadığı gibi sandık başında görevli olarak durmaları da yasak kılındı. Burdur’un Yeşilova ve Sinop’un Gerze ilçelerinde sandık görevlisi bir grup kadın başörtülü oldukları gerekçesi ile yapılan itirazlar sonucu; YSK’nın gözlemci ve müşahitlerin kılık kıyafetleri konusunda “Siyasi partiler ve bağımsız adaylar tarafından görevlendirilen müşahitlerin, sandık kurulu üyeleri gibi kılık kıyafet ölçülerine uymalarında zorunluluk bulunmaz” şeklinde bir kararı varken İlçe Seçim Kurulu kararıyla görevlerinden alındı. Bu durum ideolojisini özgürlüklerin önünde tutan zevatın despotlukta sınır tanımadığının bir göstergesidir. Kendi öngördüğü her alanda başörtülü vatandaşlara geçit vermeyen işgüzarlar yaptıklarının hesabını mutlaka vermelidir. Başörtülü hanımların bulunabilecekleri alanların sınırlarını belirlemek kimsenin hakkı ve haddi değildir.

Yasakçılar sadece sandık başlarında maharetlerini sergilemediler elbet. Kimi üniversite ve orta dereceli okullarda mezuniyet törenleri esnasında başörtüsü yasakçıları tekrar devreye girdi. İnsanların yıllar boyu ortaya koydukları başarıları yok sayıp gelişmişliği ve ilericiliği başın kapalı yada açık, yüzün sakallı yada sakalsız olmasına bağlayan ilkel zihniyet çocuklarımızın ve gençlerimizin hayalleri ile oynayarak toplumumuzla adeta dalga geçmektedir. Okullar tatile girdi; kimi aileler telaşla her yaştan çocuklarını bale kurslarına, yüzme kurslarına, resim ve müzik kurslarına ve daha pek çok kursa hazır ederken, çocuklarını Kuran kurslarına göndermek isteyen aileleri farklı bir telaş ve endişe aldı acaba çocuğumun yaşı kursa gitmeye yetiyor mu?

28 Şubat zihniyetinin bu ülkede hala etkin bir güç olduğunun ve sürecin devam ettiğinin tescili mesabesindedir Kuran kurslarında uygulanan yaş sınırlandırması. Çocuk yapmayı nerede ise geri kalmışlığın bir tezahürü olarak gören zihniyetin bizim çocuklarımız üzerinden kafalarındaki toplumu oluşturma çabaları trajik bir durum ortaya çıkarmaktadır. Derhal ellerinizi çocuklarımızın üzerinden çekin. Ahmakça ortaya konmuş ve ahmakça uygulanan yasaklarınızı derhal kaldırın.

Hafta içi bir grup arkadaşımız; düşüncelerinden ve inancından ötürü vicdani red hakkı kullanmak istediği için hapsedilen ve her türlü fiziki ve psikolojik işkenceye maruz tutulan Enver AYDEMİR özelinde bu sebepten mahkum olan kişilere destek verdikleri ve basın açıklaması yaptıkları için mahkeme karşısına çıkarıldılar. Savcının iddiasına göre arkadaşlarımızın suçu halkı askerlikten soğutmak.

Savcılık makamında oturan kişilerin devlet mekanizması içerisinde yer alan kimi etkili şahısların ve bu şahıslara yardakçılık etmeyi ve statükodan beslenmeyi kendilerine görev addetmiş kişilerin topluma dönük şiddet ve baskılarını fiili olarak uygulayanları görmezden gelmeleri ve bu duruma itirazda bulup şiddete başvurmaksızın düşüncelerini beyan edenleri suçlu gibi görmeleri dikkat çekici bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Halk arasında kin ve nefret duygularını körükleyen, etnik ve mezhepsel unsurları bir birlerine düşman kılmaya çalışan, halkı askerlikten ve devlet mekanizmasından soğutan kişiler halk arasından çıkan ve düşünceden başka hiçbir kuvvetleri olmayan kişiler değil devlet içerisinde yer alan kimi kişiler ve statükodan beslenen yasakçılardır.

Öte yandan bugün ve yarın LYS var. Öğrenciler yüksek öğretime geçmek için ter dökecek. YGS’de bazı okullarda yaşanan başörtülü öğrencilerin sınava alınmama durumunun bu sınavda yaşanmamasını temenni ediyor, sınav sorumlularına görev alanlarının dışına çıkmamaları uyarısını yapıyoruz. Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu olarak yasağa muhatap olabilecek kardeşlerimize her türlü desteği vereceğimizi bir kez daha dile getiriyoruz.

Her iki kişiden birinin oyunu alarak tekrar iktidara gelen AKP hükümetine bundan sonra çok daha büyük görevler düşüyor. Halkın, verdiği oylar nispetinde beklentisi olacak artık. Sivil bir anayasa, düşünce ve ifade hürriyeti, inanç hürriyeti, yaşam hakkı, adil yargılanma hakkı, eğitimde eşitlik, etnik ve bölgesel sorunlar gibi konularda artık daha cesur adımlar atmalıdır.

ANKARA İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ PLATFORMU Adına

İHH ANKARA Yönetim Kurulu Üyesi

Serkan CODAL

Bir cevap yazın