301.hafta: Yasakçı eğitime, İhya-der kararına, Mavi Marmara’nın engellenmesine, Suriye’de katliama tepki!

Sakarya Adalet Girişimi 301. hafta eyleminde yozlaşmanın eğitim, hukuk ve eğlence kültüründe ilerlediği söylenirken, İhya-der üyelerine verilen ceza kınandı. Eylemde Mavi Marmara’ya siyasi baskı yapıldığı söylenirken, Kurtuluş Şenlikleri’nde teşhircilik kültürünün yaygınlaştırılması eleştirildi

Sakarya Adalet Girişimi’nin haftalık sürdürdüğü basın açıklamalarının 301.’sini Başörtüsü Platformu adına Sakarya Dayanışma Derneği sözcüsü Kadrican Mendi okudu.

Sakarya Adalet Girişimi, basın açıklamasını Müslüman aydın Ali Şeriati’yi şehadet yıldönümü vesilesiyle anarak tamamladı.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu 301. hafta basın açıklamasıdır..

Değerli basın mensupları, duyarlı Sakarya halkı;

Bir genel seçim daha geride kaldı. Mevcut düzen partileri arasında sıkışan halkımızın çoğunluğu, kaygı ve umut arasında sandığa gitti ve sorunlarının çözümü için siyasilere biraz daha zaman tanıdı.

Bu zaman diliminde ekonomik büyüme iddiasının asgari ücretliler ya da yoksullar için ne kadar geçerli olduğu ortaya çıkacaktır. Şayet yeni bir anayasa yapılabilirse, Kemalist vesayetin gerçekten geride kalıp kalmadığı anlaşılacaktır.

Örneğin başörtülüler için çözümün hizmet almakla mı sınırlı bırakılacağı görülecektir. Ya da Kürt meselesinde anadilde eğitim hakkının ne oranda tanınacağı sorusu cevabını bulacaktır.

Seçim öncesi ve sonrası oluşan tablo herkesçe özenle yorumlanmalıdır. Temel siyasal sorunların gergin kutuplaşmalara doğru yol açtığı ve halkı birbirine karşı bloklaştırdığı görülmelidir.

Önümüzde herkes açısından kritik bir süreç vardır ve bu süreç, sistemin eski ve yeni ortakları tarafından halkın aleyhine işletilebilir. Buna karşı Sakarya Adalet Girişimi olarak herkesi sorumlu davranmaya davet ediyoruz.

Sakarya’nın duyarlı insanları,

Bir eğitim-öğretim yılı daha geride kaldı. Yasakçı, dayatmacı ve tek tipçi eğitim çocuklarımızın hem bugününü hem de yarınını bir yıl daha mahvetti. Eğitim sezonu kışla tipi okullarda askeri komutlarla, antlarla, mecburi törenlerle açıldı ve kapandı.

Milli Eğitim giderek büyüyen bir sorun olurken, evlatlarımız okul sürecinde toplumsal sorumluluklardan uzaklaşıyor, adeta “tüketici makbul vatandaş” yapılmak isteniyor. Dini, dili, kültürü yasaklı okullarda büyürken yaşadıkları yabancılaşmanın ortaya koyduğu gençlik profili gerçekten ibret verici.

Okulları özgürleştirmeden çocuklarımızı ifsattan koruyamayız! Daha dün Edirne’de bir lise öğrencisi, karnesindeki zayıf nottan ötürü intihar ettiyse bunun vebali, çocuklarımızı insanlıktan çıkarıp performansına göre değer biçilen yarış atlarına çeviren eğitim sistemindedir!

Değerli hemşerilerimiz;

Siyasetin ve eğitimin yol açtığı yozlaşmışlıktan bahsetmişken, bunun kendi şehrimizdeki yansımalarını göz ardı edemeyiz.

Teşhir kültürünün taşıyıcılığı yapmakla meşhur bir şarkıcının, Kurtuluş Şenlikleri vesilesiyle Adapazarı’nda sahne alacak olmasını esefle kınıyoruz. Bugüne kadar “Halka hizmet, Hakk’a hizmettir” diyenler, yoz bir pop kültürün ve teşhirciliğin sergileneceği bu konserle neye hizmet ettiklerinin izahını kamuoyuna nasıl yaparlar, merak ediyoruz!

Sakarya’nın vicdan sahibi insanları;

Güneydeki sınırın hemen diğer yakasında Esad rejimi Suriye halkını katlederken, yaşanan sessizliği kaygıyla izliyoruz. Hemen yanımızdaki zulmün siyasetin reel-politiğine kurban edilmesine kayıtsız kalmayalım! Çıkarların vicdanların önüne geçmesine müsaade etmeyelim.

Değerli dostlar,

Mavi Marmara, Özgürlük Filosu’na katılamıyor. Bildiğiniz gibi daha önce bu konuda bazı uyarılarda bulunmuş ve 9 kardeşimizin öldürülmesine ilişkin Türkiye’de dava açılmasının siyasi baskı sonucu engellendiğini ifade etmiştik. Görünen o ki; İsrail’le yeni bir kriz yaşamamak adına dava üzerinde kurulan siyasi baskı, şimdi de Mavi Marmara’nın Gazze için yola çıkmasını engellemekle sonuçlandı. Demek ki artık Gazze’yi özgürleştirmek için Mavi Marmara’yı da savunup, özgürleştirmek gerekecek!

Görüyoruz ki, baskılar her boyutta devam ediyor. Elazığ’da İhya-der mensuplarına toplam 150 yıl hapis cezası verildi. İsrail’in katliamlarının protesto edilmesinin ya da Kutlu Doğum etkinlikleri düzenlenmesinin dahi örgüt suçu gibi gösterildiği bu dava, yargı sisteminin istediği kişi ya da kurumu zorlama bağlantılar ihdas ederek cezalandırabileceğini göstermesi açısından kaygı vericidir. Sakarya Adalet Girişimi olarak Müslümanlara karşı devam eden çifte standartları ve kardeşlerimize sergilenen adaletsiz yaklaşımı kınıyoruz!

Geçen hafta 300. haftasını geride bırakan mücadelemizi, gücümüzü Hak’tan ve halktan alarak ve zulüm herkes için bitene kadar sürdüreceğiz!

Açıklamamızı öze dönüşün aydınlarından, direniş yolundaki işaretçilerimizden olan ve 19 Haziran 1977’de şehit edilen Ali Şeriati’den bir çağrıyla tamamlıyoruz:

“Ey özgürlük! Ben zulümden bıkkınım, esaretten bıkkınım. Zincirden bıkmışım, Zindandan bıkmışım. Hükümetten bıkmışım. Zorunluluktan nefret ediyorum. Seni tutsak yapmak ve bağlamak isteyen her şey ve herkesten bıkkınım, nefret ediyorum…

Ey özgürlük! Kutlu özgülük! Seni tahta oturtmak istiyorum.

Ya sen beni yanına çağır, ya da ben seni kendi yanıma çağırayım!”

Sakarya Adalet Girişimi

Başörtüsü Platformu adına Sakarya Dayanışma Derneği

Bir cevap yazın