229. hafta: Suriye’deki katliama, Hatip Dicle ve İhya-der kararlarına tepki

Sınır komşumuz olan Suriye’deki baas rejiminin zulmünden kaçan kardeşlerimizin trajedisi devam ediyorken, iç siyasi gündemimizdeki gelişmeler de ülkemizi yeni bir kaosun içine çekmeye çalışanların yeni oyunlar tezgahladığını göstermektedir.

Suriye’de zalim Esad rejimi tarafından evlerinden ve topraklarından kovulan mazlum Suriye halkına Türk hükümetinin sahip çıkması ve mülteci kamplarında misafir etmesi tüm dünyaya örnek olacak bir davranış olmuştur.

Böylece hem Esad rejimine karşı açık bir tavır alınmakta ve hem de mazlumlara tamamen insani-vicdani gerekçelerle kol kanat gerilmektedir. Dileğimiz Suriye’deki diktatörlüğün biran önce sona ermesi ve Suriye halkının özgürlüğüne kavuşmasıdır.

Öte yandan YSK tarafından sivil siyasete müdahale kararının açıklanması ile birlikte genel seçimlerin meşruiyetine gölge düşürülmeye çalışılmaktadır. YSK tarafından oynanan bu tiyatro ne yazık ki halkın iradesine açık bir müdahale anlamına gelmektedir.

Yeni yasama döneminde YSK’nın yapısının bu tür müdahaleleri önleyecek biçimde yeniden yasal bir çerçeveyle ele alınması kaçınılmazdır. YSK kararına tepki gösteren bazı çevrelerin meclisi işlemez hale getirmeye çalışması veya şiddet çığırtkanlığı yapması da kesinlikle doğru bir yaklaşım değildir.

Elazığ merkezli faaliyet yürüten İhya-Der mensuplarına karşı açılan davada dernek yöneticilerinin toplam 150 yıl hapis cezalarını yargıtay tarafından onaylanmasını tam bir hukuk komedisi olarak görüyor ve kınıyoruz. İhya-Der’in İsrail’in Gazze saldırısını protesto için gıyabi cenaze namazı organize edilmesi, Mekke’nin Fethi yıldönümünün kutlanması, Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri, Kerbela faciasının anılması gibi etkinliklerini örgüt faaliyeti olarak değerlendiren mahkemenin hukuk mantığını kabul etmek mümkün değildir. İhya-Der mensubu kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor ve haklı mücadelelerini destekliyoruz.

Müslüman bir anne ve babanın çocuğuna dini bilgileri öğretmesi için yaş sınırı uygulanmasını kınıyoruz. Hükümet yetkililerinden biran önce böyle bir hatadan vazgeçmelerini bekliyoruz. Gerekli düzenlemelerin yapılarak insanların dini gereği olan inançlarını rahatça yaşayabileceği ve başörtüleriyle birlikte eğitim alacağı gerekli düzenlemeleri yapmalıdırlar.

Gelecek hafta cumartesi saat 12:30’da buluşmak üzere Allah’a emanet olunuz.

Akyazı Adalet ve Özgürlükler Platformu Adına

Mazlumder sözcüsü

İsmail KAHYA

Bir cevap yazın