Hasan Cemal Kandil’de: “‘Yeni anayasa adil iç barış…”

Milliyet Gazetesi yazarı Hasan Cemal, haftasonu Kandil’e giderek  Murat Karayılan’la yaptığı görüşmenin notlarını paylaştı. Cemal, Karayılan’ın bazı sözlerini “Çok kritik bir kavşaktayız. TBMM şu sıralar tatile girmeden önce milletvekili krizi ve yeni anayasa konusunda olumlu bir tavır belirlerse, barış sürecini derinleştirir, kalıcı kılar… 2011 çözüm yılı olmalı, yoksa direniriz… Biz artık sorunu şiddetle çözmek istemiyoruz. Silahı devre dışı bırakmak istiyoruz… Bölücü değiliz. Türkiye’yi bölmek istemiyoruz. ” şeklinde notlar halinde aktarıyor.

Karayılan Kürt sorunu hakkında şunları söylüyor: “Türkiye’nin bugün geldiği noktada yeni, açılımcı bir anayasaya ve adil bir iç barışa ihtiyacı var. Barış ve demokrasiyle birlikte Türkiye ekonomik olarak daha çok büyür, zenginleşir. Ve Ortadoğu’ya da emsal olur.Kürt sorunu, barış ve demokrasi bakımından Türkiye’nin ayağını bağlıyor. Bunu çözerse, çok daha ileri gider…

Seçim sonuçları

“Seçim sonuçları çok önemli. Türkiye’nin barış ve demokrasi açılımını gerçekleştirmesi için önümüzde bir fırsat penceresi açmış durumda. Bu açıdan, Emek Özgürlük Demokrasi blokunun 36 milletvekili çok önemli bir gelişmedir, bir başarıdır. Kürt halkı demokratik Türkiye ve demokratik özerklik için oy verdi, bir ‘proje’ye oy verdi Kürtler… Bakın ‘özerk Kürdistan’ deyimini kullanmıyoruz ya da çok seyrek kullanıyoruz…

Demokratik özerklik bütün Türkiye için geçerli. Bu özerklik tüm Türkiye’yi kapsadıkça, Türkiye daha çok demokratikleşecek. Çünkü yerinden yönetimin güçlenmesi ile demokrasi ete kemiğe bürünür. Tek merkezcilik gevşer, zayıflar.”

Karayılan’dan Erdoğan’a çağrı…

Ak Parti‘nin seçim başarısını teslim ediyor Karayılan. Erdoğan’a çağrısı özetle şöyle:

“AKP, Türkiye toplumundan yüzde 50 oy aldı, teveccüh gördü. Toplum AKP’ye Türkiye’nin sorunlarını çöz diye büyük sorumluluk yükledi. Şimdi siyasal irade gerekiyor Kürt sorununu çözmek için. Yüzde 50 oy almış olan bir parti, bir lider bu siyasi iradeyi göstermeli.”

Erdoğan’a çağrısını şöyle sürdürüyor:

“Bizim 12 Haziran sonrasıyla ilgili olarak, barış konusunda beklentilerimiz vardır. Ama Hatip Dicle‘nin milletvekilliğinin düşürülmesi derken, KCK tutuklusu milletvekilleri derken yaşanan gelişmeler, barışa ilişkin bu beklentilerimize büyük, ağır darbe vurdu. Kürt sorununun çözümü noktasında kritik bir kavşağa gelinmişken, biz barış beklerken, Bekir Bozdağ’ın (Ak Parti Meclis Grup Başkan vekili) açıklaması geldi. Dicle’ninkiyle Erdoğan’ın 2002 durumu arasında benzerlik yoktur diye…

Biz bunu şöyle anladık: Kürt siyasetini hizaya getirmek, burnunu sürtmek…

2009 yılı Mart ayında BDP’nin yerel seçim başarısının arkasından da KCK operasyonları, tutuklama dalgaları için düğmeye basılmıştı. Şimdi de bu… Biz blok milletvekillerinin Meclisi boykot kararını destekliyoruz. Somut bir adım atılmalı Mecliste ve Hatip Dicle’yle KCK tutuklularının durumu düzeltilmeli… Bundan önce Meclis boykotu sürsün.”

Çözerse tarihe geçer

Karayılan, Erdoğan’a şöyle sesleniyor:

“Şimdi toplumsal barışın kapısını açmak Başbakan Erdoğan’ın elindedir. Hem milletvekili krizini çözmek, hem Kürt sorununda köklü bir çözümün kapısını açmak Ak Parti liderinin elindedir. Bugün böyle bir tarihsel liderliğe ihtiyacı var Türkiye’nin. Bunu gerçekleştiren lider, tarihe geçer.”

Öcalan’ın 1 ay önce devlete verdiği 3 protokol…

Hasan Cemal yazısında Murat Karayılan’ın devlete Abdullah Öcalan tarafından verilen 3 protokolden bahsettiğini söylüyor ve şunları aktarıyor:

Birinci protokol:

‘Türkiye’de Kürt sorununda demokratik çözümün ilkeleri’ başlığını taşıyor. Yani demokratik yeni anayasa konusu…

İkinci protokol:

Türkiye’de devlet ve toplum ilişkilerinde adil bir barışa ilişkin ilkeleri konu alıyor.

Üçüncü protokol:

Demokratik ve adil barış için acil eylem planı…

Her protokol ikişer sayfadan oluşuyor, çok yoğun metinler. Apo’yla bir ay önce görüşen devlet heyeti bu protokolları reddetmiyor. ‘Tartışılabilecek bir belgedir’ diyorlar ve devlet ve hükümetle bunu tartışacaklarını belirtiyorlar.

Biz buna cevap bekliyoruz.

14 Haziran İmralı görüşmesinde Apo bunun cevabını bekledi. Ama net ve somut bir cevap gelmedi…”

HASAN CEMAL’İN YAZISININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Bir cevap yazın