Kemalizm bölgeyi kezzap gibi yaktı

Doğu- Batı Kardeşlik Platformu’nun Ankara’daki “Adalet, Özgürlük ve Kardeşlik Temelinde Kürt Sorununa Çözüm Önerileri” çalıştayının birinci oturumda, Doğu- Batı Kardeşlik Platformu adına Mücahit Gültekin, Türkiye Gönüllü Teşekkülleri Vakfı (TGTV) adına Av Neceti Ceylan, Sivil Dayanışma Platformu (SDP) adına Ayhan Organ, İslami Halk Hareketi Platformu adına Zahit Karataş, Anadolu Platformu adına Turgay Aldemir, Adalet ve Özgürlükler Platformu adına Nigar Gümrükçüoğlu ve Peygamber Sevdalıları Platformu adına Mehmet Göktaş Hoca birer konuşma yaptılar.

Göktaş Hoca: Kemalizm Bölgeyi Bir Kezzap Gibi Yaktı

Çalıştaya Peygamber Sevdalıları Platformu adına konuşmacı olarak katılan Doğruhaber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Göktaş, tarihe bakıldığında Kürtlerin hiçbir ayrılık istemediği görüldüğünü söyledi. Yıllarca Kürtlerin Türklerle çok güzel bir arada yaşadıklarını dile getiren Göktaş Hoca, eğer Kürtler ayrılmak isteselerdi, Osmanlının en zayıf olduğu 1. dünya savaşında ayrılacaklarını söyledi.

Kemalizm’in veya seküler anlayışın bölgeyi bir kezzap gibi yaktığını belirten Göktaş Hoca, sözlerini şöyle sürdürdü; “Kemalizm’in dayatması şuan ki bütün sorunların sebebidir. İskilipli Mehmet Atıf Hoca’dan başlayarak, günümüze kadarki yıkımlar ve zulümler için tazminat ödenmelidir. Kürt dilini serbest bırakmak yetmez! Türk dilinin geliştirmesi için bugüne kadar neler yapılmış ise, Kürt dili için de verilmelidir.”

Kürtleri Gördüğünüzde Bağrınıza Basacaksınız

Yıllardır bölgeye gittiğini ifade eden Göktaş Hoca, Allah’ın oradaki Müslümanların ellerine İslam dininin sancağını tutuşturduğunu söyledi. Göktaş Hoca, “Ben Kürtlerin hepsinde İslam hassasiyetini gördüm. Bırakın Müslümanları, BDP/PKK’lilerin cenazelerine katılan tülbentli bayanların bile İslami hassasiyet vardır. Ama bir gün bu ayrışacaktır. Asr-ı Saadet döneminde Mekke’deki köleler, zayıflar insan yerine konulmuyorlardı. Ama daha sonra paylaşılamaz oldular. Örneğin Selman-ı Farisi… Ensar Selman bizdendir diyor, Muhacirler ise yok Selman bizdendir diyorlardı. Efendimiz de Selman bendendir diyordu. Paylaşılamıyordu. Çünkü Allah Selman’ın sevgisini onların kalplerine yerleştirmişti. Vallahi bir gün gelecek, Müslüman Kürtlerde paylaşılmayacak. Batıdaki Müslümanlar, bir Diyarbakırlı, Batmanlı, Hakkarili, Vanlı veya Mardinliyi gördükleri zaman bağırlarına basacaklar. Eğer Diyarbakır’da 250 bin evi gezilip peygamber mevlidi için İstasyon Meydanına davet ediliyorsa, buna sevinin ve işte böyle kardeşlerimiz vardır deyin. Allah Müslümanları bir birine sevdirecektir” diye konuştu.

Gümrükçüoğlu: Sorunun Çözümü İçin Bedel Ödemeye Hazırız

Adalet ve Özgürlükler Platformu adına konuşan Nigar Gümrükçüoğlu ise, 80 yıllık bir sorunun birkaç saatte çözülmeyeceğini ifade ederek, ancak şuan atılması mümkün olan adımların var olduğunu söyledi. Gümrükçüoğlu, “Genelkurmay Başkanlarının görev devir teslim töreninde iki şey dikkatimizi çekiyor. Devletin bekası için bu iki kesim hedef tahtasına oturtulmuş. Türkleştirilemeyen Kürtler ve dindarlar. Hedef tahtasına bu kesim konulmuşken, nasıl oluyor da bu iki kesim birbirleriyle sataşıyorlar. Bunu anlamakta zorluk çekiyoruz. Adalet ve Özgürlükler Platformu’nun Kürt sorununa bakış açısı nettir ve bu sorununun çözümü için elini taşın altına koymuş ve bedel ödemeye de hazırdır” diye konuştu.

Gültekin: Efendimiz Irkçılığın Her Çeşidini Ayaklar Altına Almıştır

Doğu- Batı Kardeşlik Platformu adına konuşan Mücahit Gültekin ise, Kürt sorununun kaynağı, emperyalizmin 1. Dünya savaşının sonunda dünyayı uluslar temelinde yeniden şekillendirmesine dayandığını söyledi. Gültekin, “Peygamber Efendimiz Hz Muhammed (s.av) ırkçılığın her çeşidini ayakları altına almıştır. Peygamberimiz, ‘İman etmedikçe cennete giremezsiniz ve birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız’ diyor. Evet, İslam’ın mesajı nettir, tenin önemi yoktur. Eğer bu sorun İslam ile çözülemezse ne ile çözülür?” diye konuştu.

Aldemir: Zalim Kim Olursa Olsun Hesap Vermelidir

Anadolu Platformu adına konuşan Turgay Aldemir, Kürt sorunun 1930 yıllarda başladığını ve günümüze kadar derinleşerek geldiğini söyledi. Sorunun çözümü noktasında AK Parti hükümetinin net bir şey ortaya koyamadığını ifade eden Aldemir, ayrıca sistemin sadece Kürtlerle değil, tüm kesimlerle sorun yaşadığını söyledi. Aldemir sözlerini şöyle sürdürdü; “öncelikle belgedeki eski yerleşim yerlerinin eski isimleri geri iade edilmeli, genel bir af çıkartılmalı, Kürtçe vaazın önündeki engeller kaldırılmalı, faali meçhuller aydınlatılmalı ve zalim kim olursa olsun hesap vermelidir.” Aldemir, konuşmasını veda hutbesinden bazı kesitler okuyarak, bitirdi. (M. Salih Keskin – İLKHA)

Bir cevap yazın