201. hafta: Ne zalim Esat ne işgalci ABD!

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu 201. kez biraraya geldi. Platfrom adına Şenol Özdil basın açıklaması yaptı. Açıklamasına Bakara Suresi 225. ayeti okuyarak başlayan Özdil, ”Suriye olayları karşısındaki duruşumuz; Esat rejimine karşı, halkın yanında fakat işgale sebebiyet verebilecek her türlü anlayışın da karşısındayız. Baas’çı Esat rejiminden ve onun zulümlerinden duyduğumuz rahatsızlık, işgalci Amerika ve yandaşlarından duyduğumuz rahatsızlıktan az değildir. Fakat, işgalin kendisi uygulanan zulümlerden daha büyük ve daha vahşi ve daha onur kırıcıdır.” dedi. Yemin krizi olaylarına da değinen Özdil, ”Ülkemizin gündemini meşgul eden suni yemin tartışmalarının gölgesinde, Allah adına yapılan yeminin cezalandırıldığı ve suç sayıldığını da kamuoyu görmedi.” dedi.

Açıklamanın Tam Metni:

Rahman, Rahim, Allah’ın adıyla

Allah sizi yeminlerinizdeki ‘’Rasgele söylemlerinizden, boş amaçsız sözlerden dolayı sorumlu tutmaz. Fakat kalplerinizin kazandıklarından dolayı sorumlu tutar. Allah bağışlayandır, yumuşak davranandır.(Bakara Suresi 225. Ayet)

Sevgili dostlar, değerli basın mensupları;

Gittiği her yere kan ve gözyaşı götüren, medeniyetlerin düşmanı, işgalci AmeriKAN dışişleri bakanı ülkemizde… Gittikleri her yere kaos götüren, bir yerde bulunmaları bile orda terör ve anarşinin azmasına sebep olan Amerikalı yetkililerin ülkemizde oluşu ve aynı günlerde menfur bir terör saldırısının gerçekleşmiş olması ancak basiretsiz saf kimseler için bir tesadüften ibarettir.

Ülkemize gelmelerinden önce, kamuoyu ‘’Yine hangi olaylar meydana gelecek? Uluslar arası pazarlıkların yapılabilmesi için yine ne kadar kan dökülecek?’’ sorularını sormaya başlamıştı bile.

Geldiklerini belli ettiler. Libya olaylarını konuşmak üzere gelmişlerdi. Araya Suriye’nin işgal planlarını da sıkıştıracaklar herhalde. Fakat bunun için taşeron örgütler eliyle ülkemizde kan döküyorlar. İktidarı ve siyasal erki, terör silahıyla tehdit ediyorlar. Amerika’nın Maşası terör örgütlerince yapılan bu menfur saldırıyı şiddetli bir şekilde tel’in ediyor, halkımıza başsağlığı diliyoruz.

Amerika, Libya’da kalıcı bir işgalin hesaplarını yapıyor. Kaddafî’nin zulümleri bu kalıcı işgalin sebebi olarak gösteriliyor. Hiçbir zulüm başka bir zulmün gerekçesi olamaz. Ve bir zalimin gitmesini istemek, başka bir zalimin gelmesinin gerekçesi olmamalıdır. Yeni gelen zalimi alkışlamak için hiçbir sebep de yoktur.

Suriye üzerinde de aynı olaylar tezgâhlanmaktadır. Baas’çı zalim Esat rejiminin kendi halkına karşı işlemiş olduğu suçlar elbette büyük bir zulümdür. Ve elbette kardeşliğimizin gereği olarak Suriye halklarıyla dayanışma içerisinde olmak ve zalimin karşısında durmak zorundayız. Fakat bu karşı duruşumuz Suriye üzerinde hesaplar yapan işgalci Amerika ve NATO’nun ekmeğine yağ sürmek şeklinde olmamalıdır.

Suriye olayları karşısındaki duruşumuz; Esat rejimine karşı, halkın yanında fakat işgale sebebiyet verebilecek her türlü anlayışın da karşısındayız. Baas’çı Esat rejiminden ve onun zulümlerinden duyduğumuz rahatsızlık, işgalci Amerika ve yandaşlarından duyduğumuz rahatsızlıktan az değildir. Fakat, işgalin kendisi uygulanan zulümlerden daha büyük ve daha vahşi ve daha onur kırıcıdır.

İşgalci terörist İsrail’in, hamisi İngiltere yine terörist çocuğunu himaye etmeye devam etmektedir. Mescid-i Aksa’nın muhafızı, özgür Kudüs’ün sembolü Raid Salah bir konferans için gittiği İngiltere’de tutuklanmıştı… Tutukluluğu halen devam etmektedir. İngiltere bu mel’un tutuklamayla İslama ve Müslümanlara karşı olan tutumunu bir kez daha ortaya koymuş, kendi helvasını yemeye kararlı olduğunu göstermiştir. Raid Salah’ın bir an önce Özgürlüğüne kavuşturulması gerekmektedir. Bu tutuklamayı yapanları sessiz kalanları şiddetli bir şekilde kınıyoruz.

Ülkemizin gündemini meşgul eden suni yemin tartışmalarının gölgesinde, Allah adına yapılan yeminin cezalandırıldığı ve suç sayıldığını da kamuoyu görmedi. Konya’nın Çumra ilçesinde şahitlik yapmak üzere gittiği mahkemede hakimin ‘’Namusun ve şerefin üzerine yemin eder misin?’’ sorusu üzerine, ‘’Ben ancak Allah adına yemin ederim.’ cevabını verince, şahitlik için geldiği mahkemede hakim tarafından tutuklattırılmıştır. Göreceli kavramlar olan namus ve şeref üzerine yemin etmek Allah adına yemin etmekten daha evla görülmüş ve Allah adına yemin etmek suç sayılmıştır. Müslüman kamuoyunu, bu tutum şiddetli bir şekilde yaralamıştır.

Bu haksızlığa maruz kalan Emrah Akdemir kardeşimizi bu onurlu tutumundan dolayı tebrik eder, maruz kaldığı durum için de sabrı cemil dileriz.

Allah adının hiçbir değer ve ilkeye eş tutulmasını dahi kabul etmeyiz!

Allah adının tüm değerlerden üstün olduğu ve her işin onun adıyla başlayıp ona hamdla sona erdiği tevhid ve adalet üzere kurulu bir dünyada yaşama umudu ile hepinizi 202. Haftada aynı yer ve saatte buluşmak üzere Allah’a emanet ederiz.

KONYA İNANÇ ÖZGÜRLÜKLERİ PLATFORMU

16 / 07 / 2011

Bir cevap yazın