305. hafta: Toplumsal barış için çatışmalara son! Kıdem tazminatı hakkı alınmasın!

Sakarya Adalet Girişimi 305. Hafta açıklamasında yeni acılar yaşanmaması ve toplumsal barış için silahların susması çağrısı yaparken, kıdem tazminatının kaldırılmak istenmesine karşı çıktı.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 305. hafta basın açıklamasında Diyarbakır’da yaşanan çatışmalardan duyulan üzüntü ifade edilirken, kıdem tazminatının kaldırılmasına karşı çıkıldı.

Başörtüsü Platformu adına Sakarya Dayanışma Derneği’nden Kadrican Mendi’nin yaptığı açıklama aşağıdadır:

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu

305. hafta basın açıklamasıdır

Duyarlı dostlar, sayın basın mensupları;

Sakarya Adalet Girişimi, son iki hafta içinde Van ve Ankara’da iki farklı buluşmaya katıldı.

Adalet ve Özgürlükler Platformu’nun Van Buluşması’nda, Türkiye’nin doğusunda ve batısında yaşayan insanların sorunlarına birbirinden farklı ya da zıt tutumlar sergilediği söylenmişti.

Doğu-Batı Kardeşlik Platformu Ankara Buluşması’nda ise toplumsal barışın sağlanması için bütün silahların susturulması gerektiği ifade edilmişti.

Tüm bu tespitler ve çağrılar, zorbalık siyasetlerinin ürettiği şiddet sarmalından çıkabilmek içindi. Adil ve özgür bir geleceğin hepimiz için tesis edilmesi yönelikti. Ocaklara yeni ateşler düşmesin, anaların yürekleri yanmasın diyeydi…

Nitekim Diyarbakır’dan gelen son haberler, bu çağrıların karşılıksız kalmasının yeni acılar yaşatacağını göstermesi açısından üzüntü vericidir. Geçmişten ders almayarak tekrarlanan hatalar; bu toprakların evlatlarının canına mâl oluyor. Beklentimiz çatışma ve hamaset politikalarına son verilmesi ve adil çözümlerin geliştirilmesidir.

Sakarya’nın duyarlı insanları;

Siyasi gündem silahların gölgesinde kalırken, sosyal gündemdeki sorunlar da devam ediyor. Hükümet, büyük sermaye sahiplerini sevindirecek yeni bir değişikliğin daha peşinde. Kıdem tazminatını kaldırmak ve esnek çalışma uygulamasına geçmek istiyor.

Bunun anlamlı emek sömürüsünü ağırlaştırmaktır. Çalışanların sosyal haklarını ellerinden almak ve onları işsizlik tehdidi karşısında güvencesiz bırakmaktır.

Kıdem tazminatının ödenmemesini bahane gösteren Hükümet, çözümü emekçilerin hakkını almak yerine neden patronları denetlemekte bulmuyor? Üstelik bu denetimsizlik ortamı işçilerin hayatına mâl olurken, Tuzla’da bir işçi daha geçtiğimiz gün hayatını kaybetmişken!

Küresel kapitalizme uyum sürecinde atılan bu adımlara kayıtsız kalamayız. Tüketime dayalı bir büyüme varken, her iki çalışandan biri asgari ücretliyken, kredi ve faiz bataklığı derinleşirken ve yeni hak gaspları yoldayken; sayıların değil halkın yaşadığı gerçekliği hatırlatmaya devam edeceğiz.

Değerli dostlar,

Türkiye’de bu gelişmeler yaşanırken, her coğrafyadan acı haberler almak gerçekten endişe verici.

Yıllarca kapitalist ülkelerin sömürgesi olan Afrika kıtasında her gün yüzlerce çocuk açlık ve susuzluktan ölüyor. Etiyopya ve Kenya’da ise onlarca çocuk hastalıklardan can verdi. Gerekli yardımlar ulaşmazsa kıta genelinde 11 milyon insan hayatını kaybedebilir.

İşgalci NATO güçleri Afganistan, Pakistan ve Libya’da masum insanları katletmeye devam ediyor.

Türkiye’nin böyle bir küresel işgal ordusunda yer almasını kabul etmiyoruz. Şimdi bu utanca Füze Kalkanı Projesi’yle adeta ihanet de eklenmek üzere! Türkiye’yi bu proje ortak eden Hükümet, sorunu değil çözümü sıfırladığını görmek zorundadır.

Müslümanlar üzerindeki baskılar her yerde artıyor. Azerbaycan’da başörtüsü yasağına karşı çıkan kardeşlerimiz Siyonist işbirlikçisi Aliyev rejimince hapse atılıyor, Kuzey Osetya’da ise Müslümanlar hiçbir suç isnat edilmeden toplu olarak gözaltına alınıyor.

Bu süreçte başka bir gözaltı da İngiltere’de gerçekleşti. Filistin direnişinin öncü isimlerinden Şeyh Raid Salah, haksız yere tutuklandı. Siyonist işgale ve Kudüs’ün İslami mirasından arındırılmasına karşı direnen Raid Salah’a karşı sergilenen bu hukuksuzluğu kınıyoruz.

Siyonist çetenin diğer bir oyunu ise Yunanistan’da sergileniyor. Siyasi baskılarla Mavi Marmara’nın yola çıkmaması, Gazze’ye giden Özgürlük Filosu’nu yalnızlaştırmış ve neticesinde filonun üzerindeki baskılar da artmıştır. Yunanistan, filodaki tekneleri engellemeye devam ediyor. Filo yolcularına Gazze’nin özgürlüğü için sergiledikleri vicdani örneklik ve engellere karşı verdikleri mücadeleden dolayı şükranlarımızı sunuyor, yanlarında olduğumuzu bildirmek istiyoruz.

Aynı şekilde meşru taleplerle zorba rejimlere karşı ayaklanan tüm halklarla dayanışma içindeyiz. On yıllardır İsrail’in varlığını kendilerine dayanak kılan zorbaların kendi halklarına karşı katliamlara girişmesine sessiz kalmayacağız.

Temennimiz yerel diktatörlerini devirmek için mücadele eden halkların bölgedeki bütün hain denklemleri ve tuzakları bozması; küresel diktatörlerin heveslerini kursaklarında bırakmasıdır.

Sakarya Adalet Girişimi olarak tevhid, adalet ve özgürlük mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz… Ta ki zulüm hepimiz için bitene kadar…

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu adına

Sakarya Dayanışma Derneği

Bir cevap yazın