TESSEP: Dinin ve dilin önündeki engellerin kaldırılsın

Adana, Mersin, Osmaniye, Antalya, Ankara, Konya ve İzmir illerinden 25 sivil toplum kuruluşunun başörtüsü sorununu çözmek için oluşturduğu (TESSEP) Tesettür Seferberliği Platformunu; Meclise, Hükümete ve Siyasi Partilere çağrıda bulunarak dinin ve dilin önündeki engellerin kaldırılması için çalışma başlatmalarını istedi.

Konuyla ilgili basın açıklaması yapan TESSEP Genel Başkanı Salih Demir, 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandum sonuçları ile halkın değişim isteğinin ortaya çıktığını söyledi. Halk’ın statükocuların baskılarının son bulmasını istediğini belirten Demir; “Toplum statükonun değişmesini, ideolojik devlet yapısının değişmesini istiyor. Referandum sonuçlarına bakıldığında halkımızın tercihi değişim taleplerinin nasıl olması gerektiğini göstermektedir. Eksik ve yetersiz olduğu belirtilerek desteklenen değişiklik paketi kabul görmüştür. Yüzde 58 ile Türkiye genelinde kendisini gösteren değişim talebi, iki ateş ortasında olan mazlum ve Müslüman Kürt halkının yaşadığı bölgelerde ise yüzde 90’larla tavan yapmıştır. Şimdi eksik olan kısmını tamamlama zamanıdır.”dedi.

Keyfi Uygulanan Başörtüsü Yasağı Son Bulmalı

Meclis’in yeni yasama yılına, referandumda ortaya çıkan değişim talepleriyle başlaması gerektiğini belirten Demir; ” Ülkenin temel sorunu olan inancın ve kimliğin (dinin ve dilin) önündeki engellerin kaldırılması için ciddi çalışmaların adımların atılması beklentisi var. Mecliste bulunan tüm siyasi partilerin bu değişim taleplerine destek vermesi ve yasakları kaldırmaları gerekmektedir. İnanç özgürlüğünün ilk adımı olan fiili tesettür (başörtüsü) yasağının sonlandırılması gerekiyor. İnanç ve dil özgürlüğü için yasak oluşturan düzenlemeler değiştirilmelidir.

Meclis, öncellikle yasal bir dayanağı olmayan tesettür (başörtüsü) sorununu hal etmelidir. Hükümete düşen, öncellikle keyfi bir şekilde uygulanan başörtüsü yasağını tanımadığını ilan etmektir. Yasa dışı, hukuk dışı bu keyfi yasağı uygulamak isteyen kişiler hakkında soruşturma açacağını, belirterek, kurumlara genelgeler ve talimatlar göndermelidir. Keyfi yasağı devam ettirenleri cezalandırmalıdır.”dedi.

Başörtüsünü Yasaklayan Hiçbir Madde Yok

Mevcut hiçbir yasada ve Anayasada başörtüsü takmanın yasak olmadığını savunan Demir; “Ne Anayasada ne de yasalarda başörtüsünü yasaklayan bir madde olmadığına göre yasağın hukuki ve kanuni dayanağı yoktur. Yasağa gerekçe gösterilen YÖK kanununun ek 17 maddesi, özü itibarıyla, kılık kıyafet serbestîsi getiriyor. Turgut Özal hükümeti zamanında YÖK kanununa eklenen bu madde ile “mevcut yasalara aykırı olamamak şartıyla, kılık kıyafet serbesttir” denilerek başörtüsü serbest bırakılmış, böylece üniversitelerde başörtü yasağı bitirilmişti.”dedi.

Başörtüsü Yasağı 28 Şubat’ın Ürünü

Yasağın askeri cunta tarafından getirildiğini belirten Demir; “28 Şubat sürecinde yasakçı zihniyet sahipleri bu madde de yer alan “mevcut yasalara aykırı olamamak şartıyla” cümlesini bahane ederek başörtüsünü yasakladılar. Yasakçı zihniyet başörtüsüne özgürlük getiren bu maddenin gerekçesine ve özüne aykırı davranarak akıllara ziyan yorumlarla bu madenin başörtüsüne yasak getirdiğini savunmuşlardır. Anayasanın laiklik ilkesine, değiştirilemez maddelerine, devrim kanunlarına aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Anayasa mahkemesi bu zorlama yorumlarla başörtüsünün yasak olduğunu savunmuştur.

Azıcık hukuk bilgisi olan bir şahıs bilir ki, esas olan serbestliktir, özgürlüktür. Kişi hak ve hürriyetleri olağanüstü hallerde, ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlama geçicidir, arızidir. Olağanüstü şartlar ortadan kalkınca kısıtlamada kalkar. Yasaların kapsamı hak ve özgürlükler lehine yorumlarla genişletilebilir, ancak yorumla daraltılamaz, kısıtlanamaz.”dedi.

Başörtüsü Özgürlüğü Anayasal Güvence Altına Alınmalıdır

Yasal düzenlemelerle başörtüsü yasağının çözülmesi gerektiğini belirten Demir; “Bu keyfi, kanunsuz ve hukuksuz yasağın bir daha gerçekleşmemesi hortlamaması için de tesettür (başörtüsü) özgürlüğünü Anayasal güvence altına alınmalıdır. Bunun için anayasaya “Genel ahlaka ve adaba aykırı olmamak şartıyla (özel alan kamusal ayırımı yapılmaksızın) toplumsal hayatın her alanında, kılık kıyafet serbesttir. Bu hak yasalarla dahi sınırlanamaz” şeklinde bir madde eklenmelidir.

Muhalefet partileri de yasakçı zihniyetlerini terk ederek bu değişikliğe destek vermelidir. Toplumsal barışın sağlanması için çaba göstermelidirler. Halk, değişim taleplerine olumlu yanıt verip, değişimi gerçekleştirenleri ve destek olanları unutmaz. Buna mukabil, yasakların kalkmasına engel olanları da unutmaz ve bulunduğu makamından alaşağı eder, gerekirse ayaklar altına alır. Değişimi yapmayan ve engelleyen partiler, kaybetmeye, tabela partisi olmaya mahkûmdurlar. Özellikle bundan böyle Müslüman halkımızın ortaya koyacağı haklı tepkiler sayesinde tabela partisi bile olamayacaklarını bilmelidirler.”dedi.

TESSEP Genel Başkanı Salih Demir başörtüsü mağdurları ve konu ile alakadar olan duyarlı vatandaşların kendilerine 0324 614 64 62 telefon numarasından veya bilgi@tessep.org mail adresinden ulaşabileceklerini söyledi.

(Ayhan Kaya – İLKHA)

Bir cevap yazın