306. hafta: Kuran eğitiminde 12 yaş sınırı kaldırılsın

Sakarya Adalet Girişimi 306. Hafta basın açıklamasında provokatif eylemlerle Türk-Kürt çatışması oluşturulmak istendiğine dikkat çekerken, Kuran Kursları için getirilen 12 yaş sınırının kaldırılmasını istedi. Eylemde İsrail’in Özgürlük Filosu’ndan Onur-el-Karame gemisine yaptığı baskın ve aktivistlerin sınır dışı edilmesi de kınandı.

Sakarya Adalet Girişimi 306. Hafta basın açıklamasında halkın birbirine düşürülerek kaos ortamı oluşturulmak istendiğine dikkat çekti. SAGİR Başörtüsü Platformu adına Vahdet Vakfı Sakarya Temsilciliği’nden Mehmet Şirin’in okuduğu açıklamada “Halkımızı birbirine düşürmek için, tüm yöntemler deneniyor. Sağcı-solcu, Türk-Kürt, Alevî-Sünnî gibi kutuplaşmalar oluşturup insanımızı birbirine düşürme planları, senaryoları hazırlanmaktadır. Dolayısıyla halkımızı bölünmekten, birbirine düşman hale gelmekten, anarşi ve kaosa düşmekten koruma yönünde gereken tedbirler alınmalıdır. Bunun yolu da asırlarca Türkü-Kürdü, Lazı-Çerkezi, Alevisi-Sünnisiyle bir arada yaşamalarını temin eden temel dinamiklerin tekrar hayata geçirilmesi elzemdir. Bu dinamiklerin başında da örf, adet, gelenek ve kültür gibi değerler ile asırlarca insanımızı bir arada tutan “dini bağlar” gelmektedir.” denildi.

SAKARYA ADALET GİRİŞİMİ BAŞÖRTÜSÜ PLATFORMU 306. BASIN AÇIKLAMASI

Değerli Basın Mensupları, hak ve özgürlükler konusunda desteklerini esirgemeyen sevgili dostlarımız! Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu adına hepinize hoş geldiniz diyor, selamlarımı sunuyorum.

Bilindiği gibi bir takım mihraklarca ülkemiz bir çıkmaza, bir kaosa doğru götürülmeye çalışılıyor. Halkımızı bölmek, birbirine düşürmek için, tüm yöntemler deneniyor. Sağcı-solcu, Türk-Kürt, Alevî-Sünnî gibi kutuplaşmalar oluşturup insanımızı birbirine düşürme planları, senaryoları hazırlanmaktadır. Dolayısıyla halkımızı bölünmekten, birbirine düşman hale gelmekten, anarşi ve kaosa düşmekten koruma yönünde gereken tedbirler alınmalıdır. Bunun yolu da asırlarca Türkü-Kürdü, Lazı-Çerkezi, Alevisi-Sünnisiyle bir arada yaşamalarını temin eden temel dinamiklerin tekrar hayata geçirilmesi elzemdir. Bu dinamiklerin başında da örf, adet, gelenek ve kültür gibi değerler ile asırlarca insanımızı bir arada tutan “dini bağlar” gelmektedir. “Kürt Açılımı”, “Demokratik Açılım”, “Hoşgörü” gibi sloganlarla birlik ve beraberlik çağrısı yapanların, bu önemli dinamikleri göz önünde bulundurmaları ve “İnanç ve İfade Özgürlüğü”nü güvence altına alarak, art niyetlilerin önüne geçmeleri şarttır.

Ülkenin huzuruna kavuşması için, daha çok demokrasi diyenlerin asıl amaçlarının VESAYET SİSTEMİNİ KALICI HALE GETİRMEK olduğunu görüyoruz. Geçmişte 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleri öncesinde her gün onlarca gencin katledildiğini, askere-polise saldırıldığını, komünist-milliyetçi, Türk-Kürt, Alevi-Sunni gibi ayırımlarla halkımızın bölünmeye çalışıldığı, Maraş, Çorum, Sivas olayları, İstanbul’da Gazi Mahallesi’ndeki provokatif eylemler… Bunların tek bir mihraktan yönlendirilen eylemler olduğu bugün daha iyi anlaşılmıştır. Son günlerde yaşanan, “ÇILGIN TÜRKLER” ile “KÜRTLER” arasındaki çatışmalar, askerlere yapılan saldırılar ile çeşitli provokatif eylemler de aynı tezgahın bir ürünüdür. Bu hususta halkımız uyanık olmalı ve sağ duyulu davranmalıdır.

Siyasetin âkil insanları tarafından gelişen olaylardaki iç ve dış güçlerin etkisini kırmaya yönelik akıllı politikalar üretilmeden, yıllardır terörü destekleyen Amerika ve İsrail’in etkisini kıracak açılımlar geliştirilmeden terör meselesinin halledilemeyeceği bilinmelidir.

Bir de, kamuoyunun dikkatine şu hususu arz etmek isteriz. Yıllardır terörü destekleyen İsrail, Gazze’ye insanî yardım götüren Mavi Marmara Gemisi’ne terörist bir saldırı düzenleyip korsanlık yaparken, aynı anda PKK ile eş zamanlı İskenderun Limanı’ndaki askerlere saldırı düzenlenmiştir.

Dünya kamuoyunun ve özellikle de Türkiye’nin büyük tepkisini üzerine çeken İsrail, artan terör olaylarının Türkiye’nin gündemini değiştirmesi ile gündemden düşme noktasına gelmiştir. İç terör konuları görüşülürken, terörist İsrail asla göz ardı edilmemeli, Mavi Marmara Gemisi saldırısının hesabı sorulmalı ve İsrail ile olan ilişkiler tekrar masaya yatırılarak gerekirse tüm anlaşmalar iptal edilmelidir. Nitekim, Mavi Marmara terörist saldırısının hesabının sorulmamış olması, terörist İsrail’i yüreklendirmiş ve aynı amaçla insani yardım için Gazze’ye giden Fransız bandıralı Onur-el-Karame gemisine saldırı düzenlenerek ele geçirilmiş ve yolcuları sınır dışı edilmiştir. Terörist İsrail’in bu bir hukuk ihlali olan saldırısını platformumuz adına tel’in ediyoruz.

Diğer yandan, okulların tatile girdiği şu dönemlerde halkımız, çocuklarının zamanını değerlendirmek, onları şahsiyetli ve kimlikli bir insan olarak yetiştirmek için, yaz Kur’an kurslarına göndermek istemektedir. Ancak karşısına 12 yaş sınırı gibi ne pedagojik ne de bilimsel bir yanı olmayan ilkel ve kasıtlı bir engelle karşılaşmaktadır. Bu durumun bir an önce düzeltilerek din eğitiminin önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır. Bu özgürlük gibi, yine başörtüsü sebebiyle engellenen eğitim ve çalışma özgürlüklerinin önündeki engellerin de kaldırılması gerektiğini bu vesile ile yetkililere bir daha hatırlatarak basın açıklamamıza son veriyoruz.

Katılımlarınız için hepinize teşekkürlerimizi sunar, terörsüz, kavgasız, insanî hak ve özgürlüklerin kısıtlanmadığı bir Türkiye’de, “öteki”lerle birlikte huzur içinde yaşayabilme temennisiyle hepinize iyi günler dilerim.

Haftaya tekrar buluşmak üzere, saygılarımla…

SAKARYA ADALET GİRİŞİMİ BAŞÖRTÜSÜ PLATFORMU adına

VAHDET VAKFI SAKARYA TEMSİLCİLİĞİ


Bir cevap yazın