Adana’da ‘Başörtüsüne Özgürlük’ eylemi

Değişik ve il ve ilçelerden 25 Sivil Toplum Kuruluşu’nun başörtü sorununu çözmek için bir araya gelerek oluşturduğu Tesettür Seferberliği Platformu(TESSEP), Adana 5 Ocak Meydanında kitlesel basın açıklaması yaparak İslami örtü önündeki engellerin kaldırılmasını istedi. “Kamusal alana girene kadar değil! Zulüm bitene kadar başörtüsüne özgürlük” slogan başlığıyla yapılan basın açıklaması 18.30’da Kuran tilaveti ile başladı.

Meclise, Hükümete ve Siyasi Partilere de çağrıların yapıldığı basın açıklamasını TESSEP Adana Sözcüsü Yılmaz Geçer okudu.

Toplumun, statükonun ve ideolojik devlet yapısının değişmesini istediğini ifade eden Geçer, son referandumla yapılan Anayasa değişikliğinin eksikliğine ve yetersizliğine rağmen kabul gördüğünü belirtti. Türkiye genelindeki değişim talebinin iki ateş ortasında olan mazlum ve Müslüman Kürt halkının yaşadığı bölgelerde, yüzde 90’larla tavan yaptığını ve artık değişimin eksik olan kısmının tamamlama zamanının geldiğini söyledi.

Başörtüsü Yasağı 28 Şubat’ın Ürünü

Yasağın askeri cunta tarafından getirildiğini belirten Geçer; “28 Şubat sürecinde yasakçı zihniyet sahipleri bu madde de yer alan ‘mevcut yasalara aykırı olamamak şartıyla’ cümlesini bahane ederek başörtüsünü yasakladılar. Yasakçı zihniyet başörtüsüne özgürlük getiren bu maddenin gerekçesine ve özüne aykırı davranarak akıllara ziyan yorumlarla bu madenin başörtüsüne yasak getirdiğini savunmuşlardır. Anayasanın laiklik ilkesine, değiştirilemez maddelerine, devrim kanunlarına aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Anayasa mahkemesi bu zorlama yorumlarla başörtüsünün yasak olduğunu savunmuştur.”

Azıcık hukuk bilgisi olan bir şahıs bilir ki, esas olan serbestliktir, özgürlüktür.Kişi hak ve hürriyetleri olağanüstü hallerde, ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlama geçicidir, arızidir. Olağanüstü şartlar ortadan kalkınca kısıtlamada kalkar. Yasaların kapsamı hak ve özgürlükler lehine yorumlarla genişletilebilir, ancak yorumla daraltılamaz, kısıtlanamaz.” şeklinde konuştu.

Hükümet Tesettür Konusunda Çekingen Davranıyor

Hükümetin tesettür konusunda çekingen davrandığını belirten Geçer; “Yüzde elli ile iktidara gelen, üstelik İslami geçmişe sahip olan bir iktidar, meclise gönderdiği 300’ün üzerindeki vekilin içinden Müslüman halkın inançlarının gereği olarak örtünen bir kadını listesine alma cesareti gösteremiyor. İktidardaki cesurane görüntüsüne rağmen örtü hakkında en küçük bir adım bile atamıyor. Müslümanlara karşı acımasız ve zalimce davranan sistemin gözüne girmek için Müslüman halkın çocuklarını örtü ile okula gönderme çabalarının karşısında duruyor. Özellikle orta dereceli okullarda okuyan kız çocuklarının örtüyle okula gitmelerine şiddetle tepki gösteriyor. Halkın bu tür girişimini provokasyon olarak nitelendiriyor. Yani Allah’ın emirlerini yerine getirmenin iktidardaki İslami şahsiyetler tarafından provokasyon olarak nitelendirildiği, Müslüman halkın bu en tabii ve insani tercihine karşı çirkince bir duruşun sergilendiği zor bir zamanda yaşıyoruz.

Başörtüsü Özgürlüğü Anayasal Güvence Altına Alınmalıdır

Yasal düzenlemelerle başörtüsü yasağının çözülmesi gerektiğini belirten Geçer; “Bu keyfi, kanunsuz ve hukuksuz yasağın bir daha gerçekleşmemesi hortlamaması için de tesettür (başörtüsü) özgürlüğünü Anayasal güvence altına alınmalıdır. Bunun için anayasaya ‘Genel ahlaka ve adaba aykırı olmamak şartıyla (özel alan kamusal ayırımı yapılmaksızın) toplumsal hayatın her alanında, kılık kıyafet serbesttir. Bu hak yasalarla dahi sınırlanamaz’ şeklinde bir madde eklenmelidir.” ifadelerine yer verdi. Muhalefet partilerinin de yasakçı zihniyetlerini terk ederek bu değişikliğe destek vermeleri istendi.

Hicap Müslümanların Kırmızı Çizgisidir

Oysa hicap Batının çirkef hayatının ve bozguncu medeniyetinin önünde bir engelse de Müslümanların kırmızı çizgisidir. Zevkimizden, birilerine muhalefet ve inat olsun diye hicapta diretmiyoruz. Allah’ın emri olduğu için, Allah Teala tarafından Müslüman kadınların örtünmesi emredildiği için ve Allah’ın koyduğu kırmızı çizgi olduğu için onu kendimize destur kabul ediyoruz. İslam’dan uzaklaştırılmaya çalışılan toplumumuzun izzet ve onurunun İslami hayatta olduğunu, hicabın da bu onur ve izzetin tamamlayıcısı olduğunu savunuyoruz.”dedi.

Hicabın Yaygınlaşması Fesat Ve Bozgunculuğun Önüne Set Çekecek

Hicabın yaygınlaşması için seferberlik çağrısı yapan geçer; “bundan sonra sadece evimizin içinde değil toplumumuzun her alanında hicabın yaygınlaşması, Müslüman kadının kimliği olan hicabının hayatın bir parçası haline gelmesi için seferber olacağız. Hicabın yaygınlaşması toplumumuzu kemiren birçok fesat ve bozgunculuğun önüne set çekecek. Kaybolan huzur ve mutluluk yeniden ailelerin kapısını çalacak. Öyleyse toplumun özüne dönüşü ve hicabın hayatın bir parçası haline gelmesi için ileri çıkmalı ve harekete geçmeliyiz. Ancak bu şekilde en yakınlarımızdan başlayarak toplumumuzu hicapsızlığın şerrinden, belasından ve musibetinden kurtarabiliriz.”dedi

Yapılan kitlesel basın açıklamasından sonra TESSEP Platformuna üye derneklerden ŞURA-DER’in, “Başörtüsüne Her Alanda Özgürlük” sloganı ile başlattığı imza kampanyasına vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği gözlenirken, toplanan kalabalık grup daha sonra sessiz bir şekilde dağıldı.

(Ayhan Kaya-İLKHA)

Bir cevap yazın