Selefiler kazandı, Mısır kaybetti

Geçen cuma Tahrir Meydanı’nın İslamcılarla laikler arasında bir savaş alanına dönüşmesi umutları başarısız oldu. Bazılarının arzuladığı ‘kan pususu’ yaşanmadı. Bununla birlikte Selefilerin tutumundan memnun olmamakla birlikte, onları anlıyorum. Ve bu tutumlarını anlarken bazı sebeplerim var: Selefiler onlarca yıllık işkence ve hor görülme sonrası meydanlarda kendi seslerini de duyurmak istedi. Bu noktada mazur görülebilirler. Ayrıca Selefiler, siyasi pratiğin yeni dönem insanları oldu. Zira modern anlamıyla Selefi hareket, Arap Yarımadası’nda 18. yüzyılda bidatların yayılmasına tepki ve o zamanlar Müslümanların inançlarındaki yanlışları düzeltme çağrısı olarak ortaya çıkmıştı. Son yıllardaysa siyasetle ilgilendiklerini biliyoruz.

Kuveyt ve Fas’ta bir kısım uygulamalar siyasi alanda kendini gösterdi. Her iki ülkedeki demokratik gelişmenin sonuçlarındandı bu durum. Bu tespit doğruysa şayet, geçen yıllarda siyasi çalışmaya karşı olumsuz tutumları olan Mısır’daki Selefi grupların tutumlarının olgunlaşması ve ‘öteki’yle etkileşime geçmesine destek olacak biçimde gelişmesi ihtiyacı var. Dahası, bazıları halihazırda Mısır sahnesinde başrol oynayıp, kendilerini devrimin temsilcisi olarak sunup geleceğin haritasını çizerken, başkalarının da bu tabloyu değiştirmeye hakkı olabilir.

Endişelilerin sayısı arttı

Bütün bunları anlıyorum, ancak hâlâ mutlu değilim. Zira Selefiler başka şekilde davranıp, halk iradesinin toplanması ve ulusal safların birliği söylemine katılsalardı, Tahrir’deki tablo daha iyi olabilirdi. Onların halkın geri kalanıyla tek yumruk olmalarını isterdim.

Böyle bir Selefi tutumu, daha iyi bir etkileşime götüreceği gibi, endişe edenlerin kaygısını da sona erdirecektir. Yanı sıra bu tablo, halkın gözünde güven tazelemekle kalmayıp aynı zamanda devrimi başarısız kılmaya çalışanların da umutlarını boşa çıkaracaktır. Daha da önemlisi, şartların istikrar bulmasına yönelik umut havası yayacaktır. Bunun siyasi ve ekonomik alanlarda yankısının olması kaçınılmaz. Selefiler diğerlerine katılıp daha kapsamlı başlıklara bağlı kalsalardı, kendilerine yönelik güveni güçlendirecek bir puan kazanacaklar ve devrim, ulusal birlik ve ülke başka kazanımlar elde edecekti. Fakat maalesef bütün bunları göremediler ve sadece varlıklarını ispatla uğraştılar. Muratlarına erdilerse de endişe edenlerin sayısını arttırdılar.

Fehmi Huveydi

*Mısırlı  gazeteci-yazar. Mısır gazetesi Şuruk, 31 Temmuz 2011)

Kaynak: Radikal Gazetesi

Bir cevap yazın