287. hafta: Açlık ve yoksulluğu dert edinmeliyiz

Resulullah (sav) şeytanların zincire vurulmuş olduğunu ifade ettiği mübarek Ramazan ayına kavuştuk ve Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu olarak bu ayın hayırlar getirmesi duası ile, ilk basın açıklamamızı gerçekleştiriyoruz.

Bize ve bizden öncekilere de farz kılınmış olan oruç ibadeti, dünya tarihinin en kadim sorununun açlık ve yoksulluk olduğu göstermektedir. Hiçbir suçu olmayan 1 milyar insanın aç olduğunu, her gün yüzlerce kişinin açlık sebebi ile hayatını kaybettiğini daha iyi idrak edelim diye şu an aç ve susuzuz. Allah, yeryüzünde güçten düşürülenlere lütufta bulunmayı, onları önderler yapmayı ve mustazafları yeryüzünün mirasçıları kılmayı dilediğini belirtmiş ve tüm inanlara sınıf farklılıklarını ortadan kaldırmaları, açlık ve yoksullukla mücadele etmeleri adına bir sorumluluk yüklemiştir. Bu sebeple seslerini yükseltmeyecek kadar yeryüzünde güçten düşmüş olanlara karşı vicdani sorumluluğumuzu yerine getirmeli, aç yatan komşularımızdan Doğu Afrika’da ölümcül kuraklığın içinde hayat mücadelesi verenlere kadar, açlık ve yoksulluğu dert edinmeliyiz.

Tunus’ta başlayan ve Orta Doğu’yu dalga dalga saran isyan hareketinde eylemciler El-hurriye, er-rağife , en-nizam ve eş-şeref dediler. Ve onların yükselen sesleri bize bir kez daha insanlığın özgürlük, ekmek, düzen ve onur için canı pahasına mücadele verebileceklerini öğretti. Suriye’de Beşşar Esad’ın kurşunlarına, rejim güçlerinin katliamına, keyfi tutuklama, gözaltı ve işkencelerine rağmen, siviller halen özgürlük taleplerinde dirayet göstermekte, silahsız gösterilerle isyanlarını sürdürmektedirler. Ülkesini terk etmek zorunda bırakılanlar ise şu an çadır kentlerde ramazanı karşılamışlardır. Bizler buradan bir kez daha tüm halkların özgürlük, ekmek, onur ve düzen için gerçekleştirdikleri silahsız barışçıl protestolara destek verdiğimizi bildiriyor, halkına yaptığı katliam sebebi ile Beşşar Esad’ın meşruiyetini kaybetmiş olduğunu belirtiyor, Esad ve rejim güçlerinin yargılanmasını istiyoruz.

Türkiye’de yaşanan gelişmeleri değerlendirecek olursak, darbelerle seçilmişlerin asılmış olduğu bir dönemden sonra, Türkiye’de atanmış ve seçilmişlere ilişkin dengelerin müspet yönde evirildiğini görmekteyiz. Atanmışların seçilmişlere yönelik tahakküm ve baskılarının zayıfladığı ve normalleşme adımlarının atıldığı bir döneme girilmiş olması hasebiyle seçilmişlerden beklentilerimiz de artmaktadır. Özellikle günümüze kadar binlerce cana mal olmuş olan Kürt Sorunu’na ilişkin barışçıl çözümler bulunması, ayrımcılık ve nefret söylemlerinin sonlandırılması için siyasi iktidardan beklentilerimiz büyüktür. Yaşam hakkını her yerde ve her koşulda savunduğumuzu belirtir, başlangıcı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise kurtuluş olan Ramazan ayının silahların sustuğu ve çözümsüzlüğün aşıldığı bir kurtuluş getirmesini temenni ederiz.

MAZLUMDER

Ankara Şube Başkanı

Av. Şerife Gül ARIMAN

Bir cevap yazın