308.hafta: Ramazan, tüketim değil dayanışma ayıdır

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, her Cumartesi saat 12.30’da Bulvar AKM önünde toplanmaya devam ediyor. Bu hafta SAGİR adına 308. basın açıklamasını Diriliş Saati Dergisi’nden Muhammed Emin Duman okudu. Duman, “Bir yanda açlıktan ölmek üzere olan kardeşlerimizin haberleri gelirken; diğer yanda mübarek Ramazan ayının gelmesiyle birlikte alışverişe hücum eden, Afrika’daki insanlara neredeyse bir ay yetebilecek olan yiyeceği, bir iftarda tüketenlerimize şahit oluyoruz maalesef. Sormak istiyoruz; Ramazan ayı günün belli bir kısmında, salt aç kalmaktan mı ibarettir?” diyerek Ramazan ayında israf ve gösterişten kaçınma çağrısı yaptı.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu 308. Basın Açıklaması

RAMAZAN TÜKETİM AYI DEĞİL; PAYLAŞMA VE DAYANIŞMA AYIDIR

Kapitalizm bütün vahşiliği ile dünyada egemen sistem olmayı sürdürüyor. Her geçen gün zenginin daha zengin, fakirin de daha fakir olduğu bir dönemden geçiyoruz. Batıda insanlar ‘obezite’den ölürken; Afrika’da açlıktan ölüyorlar.

Doğu Afrika, son 60 yılın en şiddetli kuraklığını yaşıyor. Bölgede bulunan Somali, Kenya, Etiyopya ve Cibuti ülkelerinde 11 milyon insan açlıktan ölme tehlikesi ile karşı karşıya. Bilhassa Somali kuraklık ve açlığın en çok hissedildiği ülke olarak önümüzde duruyor. 1992’de yaşanan kıtlıkta Somali’de 200 bin insan ölmüştü. Şimdi ise ölü sayısının daha fazla olması bekleniyor. Somali’nin güneyinde son 90 gün içerisinde 5 yaşın altında 29 binden fazla çocuk hayatını kaybetti.

Bir yanda açlıktan ölmek üzere olan kardeşlerimizin haberleri gelirken; diğer yanda mübarek Ramazan ayının gelmesiyle birlikte alışverişe hücum eden, Afrika’daki insanlara neredeyse bir ay yetebilecek olan yiyeceği, bir iftarda tüketenlerimize şahit oluyoruz maalesef. Sormak istiyoruz; Ramazan ayı günün belli bir kısmında, salt aç kalmaktan mı ibarettir? Ramazan, nefsin her türlü aldatmacalarından arınıp; fıtratı, gereğince hareket etmeye yönelten, nefsi inşa eden bir aydır. Ramazan, infak ayıdır. Kardeşlik bilincini yaşamaya en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde lüks hayatlarımıza, sınırsız harcamalarımıza, hadsiz yeme-içmelerimize sınırlama getirip; kardeşlerimize, mazlum ve aç-susuz insanlara yardımlarımızı ulaştırmanın vakti gelip çatmıştır. Misyoner yardım kuruluşları ve bilhassa Birleşmiş Milletler, kirli emelleri uğruna bölgeye çöreklenmeden önce; bizim olaya el atarak, bölgeye yardımlarımızı ulaştırmamız oldukça elzemdir. Yiyecek lokma bulabilmek için Somali’nin başkenti Mogadişu’ya göç ederken, 6 günlük yolda 3 çocuğunu kaybeden Mabure’nin kalan 2 çocuğunun ve daha nicelerinin ölmemesi için, bu mübarek Ramazan günlerinde vicdanları ayağa kaldırmanın vakti hemen şimdidir. Unutmayalım ki, geç kaldığımız her gün birileri açlıktan kıvranarak ölüyor. Değerli Sakarya halkını, bu hususta devamlı bir duyarlılığa davet ediyoruz.

Bu çerçevede Malatya Müftüsü Hacı Yusuf Gül’ün çağrısını anlamlı ve isabetli buluyoruz. “Zenginlerin zengini davet ettiği, fakir ve yoksulların unutulduğu, gösteriş ve israf sofralarından uzak durulması gerekir. Özellikle israfa yol açan sofra organizasyonlarının yapılması yerine, dünyanın her köşesinde açlıkla mücadele eden fakir Müslümanlara yardımda bulunulması lazımdır.” diyen müftünün, çağrısının acilen dikkate alınıp, hayat bulmasını temenni ediyoruz.

Diğer yandan; başörtüsüne kısmi anlamda özgürlük gelse de, yasağın tüm hızıyla devam ettiğini görüyoruz. İnancımız birilerine göre tehlike arz edince yasak derhal uygulamaya sokuluyor. Son olarak, Adana’da okula ‘başörtüsü’ ile girmek isteyen; ancak okul yönetiminin karşı çıkması sonucu derse alınmayan ilköğretim öğrencisi Maşallah Savsal’ın okula gitmediği günlere binaen ailesine para cezası kesildi. Başörtüsü sorunu sebebiyle okuluna devam edemeyen Maşallah Savsal’ın durumunun, okul idaresi tarafından kaymakamlığa bildirilmesi üzerine inceleme başlatan kaymakamlık, 83 gün boyunca okula gitmeyerek devamsızlık yapan 15 yaşındaki genç kızın ailesine, her bir gün için 15 TL olmak üzere toplam 1245 TL para cezası verdi.

Öte yandan, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde baş gösteren “peçe yasaklama” hastalığı, bu sefer de İtalya’da kendini gösterdi. Özgürlük ve demokrasi naralarıyla küstahça “uygarlık” pazarlama yarışına girişenler, mümkün olan her fırsatta bilinçaltlarındaki yargıları gün yüzüne çıkarıyorlar. Batının bilinçaltından sızma yapan bu gerçeklikler, kendileri için, Müslümanca yaşamanın ne denli ürkütücü olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Bu bağlamda, gerek Batı’daki yasakçı zihniyete, gerekse de ülkemizdeki yasakçı zihniyetlere şu hakikati bir kez daha haykırıyoruz: Bizler, Müslümanlar olarak, inancımızın gereği neyse, o şekilde yaşayacağız. Velev ki bunun bir bedeli de olsa, fark etmez…

Bu minval üzere, tesettür kavramının unutulduğu bir zamanda, bu kavramı yeniden diriltme ve yaşatma çabası içerisine giren Tesettür Seferberliği Platformu’nun sesine kulak vermeyi kendimize bir borç biliyoruz. Platform Genel Başkanı Salih Demir, geçtiğimiz günlerde yaptığı yazılı basın açıklamasıyla, başörtülü olarak okumak isteyen ancak yasalarda olmayıp fiili olarak uygulanan yasak sebebiyle mağdur olan kız öğrencilere çağrı yaparak, okuma haklarını sonuna kadar savunmalarını istedi. Bizler de, bu çağrıyı yineleyerek, başörtüsünün bir kimlik olduğunu ve bu kimliği bu kadar çabuk terk etmenin, Müslümanca duruşa yakışmadığını ifade ediyor ve tüm direnen kardeşlerimize selam ediyoruz.

Biz biliyoruz ki; bu yasak Müslümanlara ve onların değerlerine olan düşmanlıktan dolayıdır. Bu meydanda daha önce de ifade ettiğimiz üzere, biz direnişimizle bu yasağı kaldıramadıktan sonra, yasağın her an önümüze çıkması muhtemeldir. Toplum olarak ne zaman ki hak dilenmekten vazgeçip hak almayı öğreneceğiz; işte o zaman başörtüsünün ve tesettürün her alanda, kayıtsız, şartsız serbest olacağı günleri göreceğiz demektir. Bu vesile ile inancında kararlılık gösterip taviz vermeyen ve birçoklarımıza örnek olması icap eden Maşallah kardeşimizi bir kez daha yürekten kutluyoruz.

Zafer mutlak manada inananların ve direnenlerindir…

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu Adına

Diriliş Saati Dergisi

Bir cevap yazın