330. hafta: Türkiye Avrupa’nın kimyasal zehirli atık çöplüğü olmayacak

Başörtüsüne Özgürlük basın açıklamalarının 330.su 13 Ağustos 2011 Cumartesi günü İzmit Sabri yalım İnsan hakları Parkı Özgürlük Meydanında yapıldı.Basın açıklamasını İDEBİR İnsani Değerlerleri Birleştirme ve Yükseltme Derneği Üyesi Behlül Metin yaptı.

İnsan yaşamının söz konusu olduğu durumlar için bazı haftalar başörtü eylemine ara verilerek, diğer insan hakları konularında açıklamlar yapıldığı vurgulandıktan sonra,

Konusu Yalova’da yapılması istenilen Avrupa’nın zehirli atıklarının yakılacağı kimyasal tesisi protestoydu.Basın açıklamasına Kocaeli Çevre İnisiyatifi, KYÖD, EMEP, MAZLUMDER, Kartepe İnsan hakları Derneği, Sendikalar ve diğer STK’lar da destek verdi. Behlül Metinin konuşmasından sonra Kocaeli Çevre İnisiyatifinden Oktay kahramanda kısa bir konuşma yaparak, “çok tehlikeli olan bu tesisin Yalova’ya kurulmasına göz yummayacağız “dedi.

Basın açıklaması 2 adet, “zehirli atık varili” yazılı sembolik variller üzerinde yapıldı ve kapitalizmin para kazanla uğruna insan hayatını hiçe sayan girişimlerine göz yumulmayacağı, ayaklar altına alınacağı bu varillerin üstünde açıklama yapmanın mesajının da , “sizin bu yaptıklarınız ayaklarımızın altındadır” demek anlamına geldiği açıklandı.

BASIN AÇIKLAMASININ TAM METNİ:

Değerli halkımız ve basın mensupları.

Uluslararası sermaye Marmara bölgesini dünyanın en büyük fabrikalar şehrine dönüştürmeye çalışmaktadır.Yalova şehrimizin, Taşköprü girişinde bulunan ve yıllardır çalışmayan Yalova Elyaf fabrikasının bulunduğu alana dünyanın en büyük kimyasal atık madde depolama tesislerini kurmak için müracaat etmişlerdir.

Dünyanın çeşitli ülkelerinden getirecekleri tehlikeli kimyasal atıkları, kuracakları 150 adet depolama tankı ile önce depolayıp sonra imha ederek, bölgemizi insan sağlığı ve can güvenliği açısından büyük risk taşır hale getireceklerdir.

Avrupa’nın gelişmiş ülkeleri tehlikeli kimyasal atıklarını Avrupa’dan uzakta bertaraf etmek için yakın olması sebebiyle en uygun ülke olarak Türkiye’yi görmüşlerdir.Bu imha işleminin Türkiye’de gerçekleştirilebilmesi için ROYAL VOPAK firması senelerden beri çalışma yapmakta ve gerekli izinleri almaya çalışmaktadır.

Depolama tesisini 26 dönüm arazi üzerine kuracaklarını belirten firma temsilcileri, tesisi 300 milyon Euro’ya mal olacağını ve tesislerde 80 kişiye iş imkânı sağlanacağını öne sürerek, yaratacağı katma değerden bahsedip, halkımızı kandırmaya çalışmaktadırlar. Bu kurulacak fabrikada 710 bin ton veyahut 710 bin metreküp kimyasal depolanacak. Tesis olarak seçilen yer, tam fay hattının üstünde bulunmaktadır. Depolanacak olan bu kimyasalların içinde patlayıcı ve yanıcı madde bulunmaktadır. Kurulacak tesisin hemen yanında askeri bir eğitim tesisi vardır.Eğitim yapan genç pilot adaylarının uçağının düşmesi halinde meydana gelecek en ufak patlama bile tüm Marmara’yı tehdit edecek boyutta olacaktır.

Beklenen Marmara depreminde, bu tesislerin zarar görmesi ve bu tehlikeli kimyasal atıkların Marmara denizine dökülmesi ile tam bir çevre felaketi yaşanacaktır.Bu tesisten dolayı, toprağımızın, denizimizin, havamızın kirleneceği ve yaşam şartlarımızın tehlikeye gireceği kesin bir şekilde ortadadır.

Denizin içine yapılması planlanan 750 metrelik iskele Marmara denizindeki gemi trafiği artıracak, atıklarını denize bırakıp , su altı ve su üstü yaşamını kötü bir şekilde etkileyecektir.Bu depolama tesisine, deniz yolu ile tankerlerle getirilen kimyasal atıklar, boşaltıldıktan sonra, gemilerin yıkanması nasıl ve nerede yapılacaktır?.Temizlik anında çıkan kimyasal atık bulanmış sular nereye dökülecektir?, gemilerin içinde kalan kimyasal su atıkları nereye boşaltılacaktır ?

Bu kimyasal atık depolama tesisi tamamen Marmara denizi ile iç içe olacaktır ve çevreyi yaşanmaz hale getirecektir.Avrupalı gelişmiş ülkeler kendi pisliklerini kendi ülkelerinde depolasınlar. Türkiye’mizin, Marmara’mızın, Körfezimizin, Avrupalı gelişmiş ülkelerin kimyasal atıkları ile kirletilmesine asla izin vermeyeceğiz.Bu tesisin kurulması halinde YALOVA, KOCAELİ, İSTANBUL çevresi havadan, karadan ve denizden çok büyük bir, çevre felaketine açık hale gelecektir.

Biz bu topraklarda doğduk, bu topraklarda sağlıklı bir yaşam sürmek istiyoruz. Bu topraklar bizim yaşam alanımızdır. Bizler insan hakları savunucuları olarak, var olduğumuz sürece sermaye çevreleri rahat hareket edemeyeceklerdir.Bu işin takipçisiyiz, bu konuda Kocaeli’nde yapılan ilk açıklama oldu.Fakat bu niyetlerinden vaz geçmezlerse, iyi bilsinler ki ardından daha bir çok açıklama ve tepki gelecektir.Birilerinin para kazanmak için bizim sağlığımızla ve yaşamımızla oynamasına susmayacağız, halkımızı bilinçlendirmeye ve bilgilendirmeye devam edeceğiz.

Katıldığınız için hepinize teşekkür ediyoruz.

İDEBİR

İnsani Değerlerleri Birleştirme ve Yükseltme Derneği

Üyesi Behlül Metin

Bir cevap yazın