“Yeni Anayasa ve Toplumun Beklentileri” raporu

Avukat Muhammed Akar Diyarbakır’daki çeşitli sivil toplum örgütü ve akademik çevrelerle görüşülerek hazırlanan “Yeni Anayasa ile İlgili Görüş ve Öneriler” başlıklı raporu katılımcılarla paylaştı.

Diyarbakır Barosu, Mazlum-Der, İnsan Hakları Derneği, Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası, Diyarbakır Borsası, Gönül Köprüsü Derneği, Dicle-Fırat Diyalog Derneği, Ay-Der, Günsiad gibi STK ve SİAD’ların ortak görüşlerini yansıtan rapor özetle şöyle:

-Ortak demokratik iradeyi yansıtmayan anayasalar özgürlüğün ve toplumsal barışın güvencesi olamaz.

-Yeni anayasanın meşruiyetinin sağlanması için tüm toplumsal talepler merkeze alınmalıdır. Yeni anayasa toplumun bütün kesimlerinin ortak iradesini yansıtmalıdır.

-Yeni anayasa kısa, açık ve anlaşılır olmalı, toplumsal müzakere süreci ile yapılmalı, katılımcı bir anlayışla hazırlanmalıdır.

-Yeni anayasa özgürlükçü, çoğulcu, demokratik ve sivil bir anayasa olmak durumundadır. Bireyi devletten koruyan, toplumsal ihtiyaçlara cevap verecek, insanı merkeze alan bir anayasa olmalı.

-Topluma ait değerlerin önemsenmesi, korunması ve gelecek kuşaklara aktarımının önemine vurgu yapılmalı, özellikle ailenin korunmasına önem verilmelidir.

-Hak ve özgürlükleri tanıyan ve güvence altına alan içerikte olmalıdır.

-Devletin demokratik ve çoğulcu yapıda örgütlenmesini esas almalıdır.

-Etnik vurguda bulunmayan yeni bir vatandaşlık tanımı yapılmalıdır. Anayasada “Türk Milleti” veya milliyetçiliğe atıf yapan ifadelerden kaçınılmalıdır. Devlet etnik gruplar, dinler, ideolojiler karşısında tarafsız olmalıdır.

-Kimsenin herhangi bir nedenle ayrımcılığa tabi tutulamayacağı belirtilmelidir.

-Engellilere ilişkin koruyucu hükümler bulunmalıdır.

-Kültürel haklar ayrıntılı bir şekilde yer almalıdır. Bu adım, kimlik temelinde ortaya çıkan sorunların çözümünde ciddi katkı sağlayacaktır.

-“Güvenlik” temelli değil “adalet” temelli bir anayasa olmalı, hukukun üstünlüğüne güçlü vurgu yapılmalıdır.

-Düşünce ve örgütlenme özgürlüğünün alanı genişletilmeli, siyasi partilerin faaliyetlerini sınırlayan anlayıştan vazgeçilmelidir.

-Temel hak ve özgürlüklerle ilgili taraf olunan uluslar arası sözleşmelerin iç hukukta uygulanmasını sağlayacak hükümler bulunmalı, Uluslar arası sözleşmelerdeki çekinceler kaldırılmalıdır.

-Temsilde adaletin sağlanması için %10’luk seçim barajı makul bir seviyeye çekilmeli, siyasi partiler kanunu ve seçim kanunları demokratik bir içeriğe kavuşturulmalı.

-Anadilde eğitim hakkı tanınmalı, anadilin kamusal alanda kullanılması önündeki engeller kaldırılmalıdır. Eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalıdır.

-Başörtüsü eğitimin önünde bir engel olmamalıdır. Din ve vicdan özgürlüğü herkes için sağlanmalıdır. Ülkemizdeki farklı din ve mezhep gruplarının cumhuriyetin kuruluşundan beri maruz kaldıkları ayrımcılığa son verilmelidir. Farklı etnik, din ve mezhep gruplarının kendilerini ifade etmesi ve örgütlenmesi önündeki engeller kaldırılmalı, farklılıkların zenginlik olduğu vurgusu yapılmalıdır.

-Kadın ve erkek eşitliği anayasal güvence altına alınmalıdır.

-Fırsat eşitliği ve teşebbüs özgürlüğü herkes için sağlanmalı, sosyal devlet anlayışına önemli oranda yer verilmelidir.

-Doğanın ve çevrenin korunması anayasal güvence altına alınmalıdır.

-Etkin ve hızlı bir yönetim için yerinden yönetimi esas alan ademi merkeziyetçi bir anlayışla devlet yeniden yapılandırılmalıdır. Bürokratik devlet anlayışından demokratik devlet anlayışına geçilmelidir.

-YÖK, RTÜK ve Diyanet İşleri Başkanlığı gibi üst kurullar kaldırılmalıdır, zira söz konusu kurullar bugüne kadar devletin ideolojik aygıtları gibi işlev görmüştür. Bunlar, baskıcı rejimlere özgü kurumlar görüntüsü vermektedir.

-Üniversiteler gerçek bilim merkezleri haline getirilmeli, buralarda ideolojik kadrolaşmanın önüne geçilmelidir. Üniversiteler özerk hale getirilmelidir.

-Milli Güvenlik Kurulu anayasal bir kurul olmaktan çıkarılmalıdır. Genelkurmay Başkanlığı Milli Savunma Bakanlığına bağlanmalıdır.

-Savunma harcamalarının denetimi Sayıştay tarafından etkin bir biçimde yerine getirilmeli, savunma harcamaları meclis plan ve bütçe komisyonu tarafından da incelenmeli ve denetlenmelidir.

-Toplumun, tüm devlet sistemini denetleyebilmesi için öncelikle meclisin devlet aygıtı üzerinde ayrımsız kontrol ve denetim araçlarıyla donatılması lazımdır.

-Anayasada değiştirilemez hüküm bulunmamalıdır. Anayasanın belki de değişmez tek vurgusu insan onurudur. İnsanın haysiyet ve hürriyeti atıf yapılacak temel değerdir, değişmez anlayış bu olmalıdır. Hiçbir hükmün ve metnin insan onuruna aykırı olamayacağı vurgulanmalıdır.

HABER DİYARBAKIR

Bir cevap yazın