310. hafta: Eski siyasetler çözüm getirmeyecek

Uzun süredir CHP MHP VE AKP arasında devam edegelen kavga Kandil’e yapılan askeri operasyonlarla sona ermiş gözüküyor.

Hükümet ve muhalefet “terör”e misliyle karşılık verme konusunda tam birlik ve beraberlik içerisindeler.

Tabi bu arada,Seçim öncesi siyaset alanında siyasetin diliyle yürütülen tartışmalar, birden silahlar, özel kuvvetler,teknik donanımlar,operasyonlar gibi “savaş” ın terimleriyle konuşulur hale geldi.

Neredeyse tüm medya, gazetesi tv.si ile savaş çığlıkları atmakta,histerik “terör uzman”ları, emekli paşalar,istihbaratçılar, emniyetçiler ve diğer “iyi çocuklar” tv ekranlarından topluma birifing verirken , ağzına “barış” sözcüğünü almak bile suç işlemek olarak algılanır hale geliyor.

Tüm bu hengamede biz de kaynamayalım diye bu hafta Hükümetin, daha doğrusu devletin yanında akredite olma yarışına bir katkıda bulunalım istedik.

Belki göze girer itibarımızı arttırırız dite…

Önerilerimiz şunlar:

“1- Öncelikle askeri operasyonlara destek veren ABD’den temin edeceğimiz bir atom bombasını kandilin tepesine atarak, PKK sorununu kestirmeden halledebiliriz. bu hem daha ekonomik olur hem de devletimizin ne kadar kudretli olduğunu tüm dünyaya göstermiş oluruz. zaten son yıllarda arttıkça artan uluslararası prestijimiz tavan yapmış olur. Terörle mücadelede de örnek ülke haline geliriz.

2-PKK “yandaşı “ olan partiler, Stk’lar parasal destek veren işadamları v.s. ne kadar habis varsa bir gece hepsini toplar, kaybediveriririz. Devlet olarak bu nu yapabilecek teknik donanım, insan gücü ve tecrübeye sahibiz hamdolsun.

3- Tabi bir de yandaşlar sorunu var, son seçimde bağımsız adaylara oy atanların sayılarının 3 milyon civarında olduğu anlaşıldı.

Bu üç milyon “hain”in bir kısmı batı illerinde yaşıyorlar.

İşte biz de bu nankörleri, hem bizim ekmeğimizi yiyen hem de bağımsız adaylara oy veren bu hainleri illerimizden kovar, geldikleri yerlere sepetleriz!

Gitmeyenleri de kuracağımız “Kızılay kampları”nda devletin şefkatli kollarına teslim ederiz.

4- Son olarak da aydın maydın kisvesi altında, barış- marış diyerek terör örgütüne destek olan bazı gafilleri, hainleri derdest edip kodese atarız, tutukluydu hükümlüydü derken unutturuveririz.

İşte böylece hem terör sorunu hem kürt meselesi bir çırpıda çözülüvermiş olur.

Dahası iktidarıyla muhalefetiyle, askeri siviliyle, stk’sı bürokrasisiyle, anayasamızda da belirtildiği üzere “devleti ve milleti ile bölünmez bir bütün” haline gelir ve öylece bozulmadan yekpare biçimde mutlu ve huzurlu yaşar gideriz.”

Evet , maalesef korkunç bir şekilde manüpüle edilen halka alttan alta verilen mesajlar bizim karikatürize ederek verdiklerimizden mahiyet itibariyle çok farklı değil.

Bu PKK ile savaşmanın ötesinde, tüm toplumu galeyena getirmeye, farklı sesleri sindirmeye, devlet gibi düşünmeyen herkesin gözünü korkutmaya dönük bir siyaset.

Bu siyaset geçmişte de denendi ve sadece binlerce gencimizin hayatına mal oldu.

Son bir ayın bilançosu 37 genç insan.

Ve maalesef bu rakam hızla yükseleceğe benziyor.

Buradan ateş daha fazla yükselmeden başta başbakan olmak üzere tüm sorumluları akıllarını başlarına almaya ve Allah’tan korkmaya davet ediyoruz.

Kimsenin ama hiç kimsenin halkın çocuklarının kanı üzerinden hesap yapmaya hakkı yoktur ve olmaz.

Bu arada Başörtüsü mücadelesi tevhid davasının bir cüzü olarak devam etmekte.

Şu an itibariyle ilköğretimden iş hayatına kadar hiçbir alanda hukuki güvenceye kavuşamamış başörtülü insanlarımızın sorunları sürerken, “Türkiye modeli”nin yasakçılıkta da örnekliği meyvelerini vermeye devam ediyor.

Alınan son haberlere göre, Azerbaycan yönetimi ülke çapında çalışan öğretmenlerin başörtüsü takmasını yasakladı.

Azerbaycan Eğitim Konseyi Başkanı Ejder Aghayev tarafından yapılan açıklamada, yeni eğitim sezonunda okullarda öğretmenlere yönelik başörtüsü yasağı uygulanacağı ifade edildi.

Aghayev’e göre alınan bu kararın ‘öğretmenler arasında birlik oluşturma’ amacıyla verildiği iddia edildi.

Azerî yetkililer açıklamada, öğretmenlerin başörtüsü takmaması yönünde çağrı yaparak; okul yönetiminin tavsiye ettiği kıyafetleri tercih etmelerini istedi.

Yasağa tepki gösteren Azerbaycanlılar ise imza kampanyası başlattı. Şimdiye kadar 10 bin imza toplanan kampanya ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e çağrı yapıldı ve yasağın geri çekilmesi isteniyor.

Evet Başörtüsü yasağı tek millet iki devlet üzerinde devam ediyor.

Ancak bilinsin ki başörtüsü direnişi de devam ediyor ve tarihe müslümanca duruşun şahitliğini yazıyor.

Etrafımızda yaşanan zulmü, ifsadı bozgunculuğu ifşa etmeden, yerimizi Allah’ın razı olacağı adalet safında belirlemeden arınmamız, felaha ulaşmamız mümkün değildir.

Arınma, dayanışma ve paylaşma ayı olan Ramazanın bu anlamlı günlerinde dünya mustazaflarını unutmaksızın ama paylaşırken kendi mahallemizi de unutmamak gibi bir sorumluluğumuz olduğunu da hatırlatarak son vermek istiyoruz.

Rabbimiz ayaklarımızı sabit kıl

Bizleri zulme meyletmekten muhafaza et!

Amin.

SAGİR BP adına Sakarya Dayanışma Derneği

www.platformhaber.net

Bir cevap yazın