207. hafta: Gerçek barış Kudüs’ün esenliğiyle mümkündür

Tarih olaylarla, insanlarla, şehirlerle yazılır. İnsanlar ve olaylar değişir çoğunlukla, ama şehirler onların adları varlıklarını devam ettirirler. Bazen hüzünle anılırlar, bazen sevincin adı olurlar. Kutsallıkla bütünleştiklerinde şehirler tarihin kalbi olurlar. Tevhidin ve adaletin simgesine dönüşür, özgürlüğün şiarı olurlar. Kudüs, tarihin kalbidir! Kudüs, insanlığın onuru ve özgürlüğün adıdır!

Peygamberlerin el emeği ile şekillenmiş, sınırları Salihlerin ayak iziyle çizilmiş, her binasında kulluğun ve özgürlüğün izlerinin bulunduğu kadîm şehirdir Kudüs. Bir sevdadır, Salihlerin yüreğinde… Bir meşaledir, özgürlük sevdalılarının yolunu aydınlatan. Bir hançerdir, zalime karşı çekilmiş olan. Kudüs, şehirlerin anası Mekke’nin öz kardeşidir. Bir İbrahimî put kırışı temsil eder Kudüs. Bir Davut’ça zalime karşı koyuşu… Ve Süleyman’ın elinde adalet devletinin gerçekleşmesini… Zekeriyya ve Yahya’yla mazlumiyyeti, Meryem’le iffeti, İsa’yla safiyeti bayraklaştırmıştır Kudüs

Ve Kudüs, İbrahimî imametin akidelerine şirk bulaştırmış İsrailoğulları’ndan tevhidin varisleri, İsmail’in çocuklarına, Muhammed (a.s)’ın eliyle İsra gününde, tevdii edildiği yerin adıdır.

İmametin adıdır Kudüs, adalet üzere insanlığa hak ve hidayet yolunun, sabitlendiği yerdir. Onunla gerçekleşir adalet. Ve tüm insanlığın beklentisi olan gerçek barış Kudüs’ün esenliğiyle mümkündür.

Dün, Dünya Kudüs günüydü… Dünya barışına sevdalı yürekler, bu barışın ancak Kudüs’ün esenliğiyle olacağını haykırdılar yeniden. Bizde bu seslenişi tekrar ediyor, çevresi mübarek kılınmış Kudüs’ün tüm çevresiyle birlikte dünya esenliğinin merkezi olması için mücadele edeceğimizi ilan ediyoruz.

Kudüs, vahiyle Kudüs’tür. O bütün değerini vahiyden alır. Yarın vahyin insanlığa son bir kez inişinin başlangıç günüdür. Tamamlanmış ve kâmil kılınmış dinin, ilk tohumunun atıldığı gündür. Dün Kadir gecesiydi. Rahmetin ve bereketin sağanak sağanak indiği, indirildiği geceydi. Kudüs Günü’nün Kadir gecesine denkgelmesi Kudüs’ün kurtuluşunun bir müjdecisi olarak algıladık…

Kudüs’ün mahsunluğu, insanlığın vahye duyarsız olmasındandır. Ve insanlık vahiy karşısındaki duyarsızlığının ceremesini zulmün yaygınlığı, tevhid ve adaletin yalnızlığıyla çekmektedir.

Ramazan-ı şerif’te Kadir gecesinin idrak edildiği şu günlerde, vahyin ülkemiz gündeminde yer alamıyor olması ve ülkenin gündemini belirleyen ana konuların vahiy ekseninden uzak tutulması Müslümanlar açısından gerçekten tedirgin olunacak bir durumdur.

Vahiy eksenli olmayan ve kaynağı vahiy olmayan hiçbir düşüncenin ve uygulamanın insanlığa bir fayda getirmeyeceğini sadece zulümlerin üzerini örtüp, acıların hissedilmesine geçici bir sürede engel olunacağını fakat asla, kesin ve kalıcı bir iyileşme meydana getirmeyeceğini bir kez daha ifade ediyoruz. Vahiy ekseninden kopmuş gündemlerin vahyin indirilişinin yıldönümünde, ruhun ve meleklerin selam üzere indikleri vakitlerde mü’minlerin gündemini fazlaca meşgul eder olması ne garip, ne hazindir…

Vahyin, insanlığın tek rehberi olduğu, İbrahimî imametin insanlığı adalete götürdüğü, Kudüs’ün özgür, özgürlüğün hür olduğu bir dünyada yaşama umudu ile hepinizi 208. Haftada aynı yer ve saatte buluşmak üzere Allah’a emanet ederiz.

KONYA İNANÇ ÖZGÜRLÜKLERİ PLATFORMU

Bir cevap yazın