316. hafta: İlköğretimde başörtüsü yasağına son!

Başörtüsüne özgürlük eylemlerine 7 yıldır devam eden Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu mensupları, 316. Hafta basın açıklamasında okulların açılmasıyla başlayan yasakçı ve baskıcı uygulamalara karşı çıktılar. Platform adına Diriliş Saati Dergisi’nden Muhammed Emin Duman’ın okuduğu açıklamada başörtüsü sorunun bittiği yargısının doğru olmadığına işaret edilerek, Adana, Osmaniye, İstanbul, Şanlıurfa’da ilköğretim öğrencilerinin zorla başlarının açtırıldığı, okul yönetimi tarafından derslere girmelerinin engellediği, zor ve fiziki şiddet uygulanarak okuldan atıldığı ifade edildi.

Sakarya Adalet Girişimi 316. Basın Açıklaması

YASAK HER YERDE; DİRENİŞ TÜM ŞEHİRLERDE…

Değerli Sakarya halkı,

Türkiye’nin Müslüman coğrafyalarda “laiklik” pazarlayıcılığına soyunduğu şu günlerde, “demokratik bir hukuk devleti”nde yaşamanın dayanılmaz hafifliğine kapılarak romantik cümleler kuramayacağız sizlere… Hak ve özgürlüklerle ilgili ne denli gelişmeler yaşandığından da bahsetmeyeceğiz… Çünkü bugün Türkiye’nin dört bir tarafında, Rabbimizin örtünme emrine karşı kin ve düşmanlıklarını kusan zavallı insanların zulümleriyle yüzleşmek zorundayız… Bugün, tekrar silkinerek, hakka şahidliğimizi yinelemekle meşgul olmalıyız…

Yıllardır bu meydanlarda sürdürdüğümüz başörtüsü mücadelemiz, hiçbir sınır ve tevil kabul etmeksizin, Rabbimizin emrine muhalif olan tüm karar ve uygulamalar karşısında sonuna kadar devam edecektir. Bu mücadelemizi, ne hükümet endeksli “göz boyayıcı özgürlükler” ne de Müslüman zihinlerdeki “liberal yaklaşımlar” sınırlayabilir… Başörtüsü mücadelesi, üniversitelerde sağlanan kısmi özgürlüklerle sona ermeyecek kadar kutsal bir mücadeledir. Bugün mücadelemizi üniversitelerle sınırlamaya çalışanlar, ilköğretimlerde, liselerde, kamu kuruluşlarında ve hatta sokaklarda yaşanan zulümleri göz ardı etmemizi arzu ediyorlar. Buradan tekrar tekrar haykırıyoruz: “Başörtüsü Allah’ın emridir; ona uzanan tüm ama tüm eller kırılır.”

Bu hafta, başörtüsü zulmünün zirve yaptığı haftalardan biri olarak kayda geçti. Hangi şehirdeki hangi zulümden başlasak bilmiyoruz… Her bir zulümden kısa da olsa bahsetmeye çalışacağız ki böylece, kitlesel zulme karşı kitlesel mücadele ruhumuzu yeniden bileyelim…

Osmaniye’deki Yavuz Selim İlköğretim Okulu’nda okuyan Sedanur Uçar, başörtüsüyle okula gittiği gerekçesiyle, öğretmenler odasına çağrılarak başörtüsü zorla alındı ve başı açık bir şekilde derse gönderildi. Çocuğunun durumunu kontrol etmek için okula gelen velisi Sedat Uçar, kızının başörtüsünün alınmış olduğunu fark edince okul müdürüyle konuşarak, kızının başörtüsüyle okumak istediğini ve vermiş olduğu karara saygı duyulması gerektiğini dile getirdi. Okulun müdür ve müdür yardımcısıyla bir süre tartışan Uçar, yaşananları şöyle anlattı: “Okul müdüründen tutanak tutup imzalamasını isteyince, bana ‘Sen art niyetlisin, memlekette sizden başka Müslüman yok mu? Ben tutanak falan imzalamıyorum. Öğrenciyi de bu şekilde derse alamam’ diyerek daha sonra bana hakaret etti. Sonrasında ise polis çağırarak benden şikâyetçi olacağını söyledi. Kızımı derse almayarak hem suç işledi, hem bana hakaret etti, bir de şikâyetçi olacakmış. Bu nasıl bir zihniyet…”

Yine benzer bir olay, İstanbul’da da yaşandı… İstanbul Sultangazi İlköğretim okuluna giden 8. sınıf öğrencileri Gülsüm, Tuba ve Sena Seçen kardeşler ile Hafize Eren ve Senanur Beldek adlı öğrenciler, başörtülü oldukları gerekçesi ile okula alınmadılar. Çocuklarının okula alınmamasına tepki gösteren öğrenci velileri Osman Seçen, Hasan Eren ve Abdullah Beldek, İsmetpaşa İlköğretim Okulu Müdürü Murat Özdemir ile görüştü. 1982 Anayasa’sının Bakanlar Kurulu kararıyla çıkardığı 11. Maddenin (a) bendindeki kılık kıyafet yönetmeliğini gerekçe gösteren Murat Özdemir, bu yönetmelik gereği kız öğrencileri başörtüsüyle okula alamayacağını söyledi.

İlköğretime başörtüsü ile girme mücadelesi gösteren 8. sınıf öğrencisi Kerimenur Turğay ile 7. Sınıf öğrencisi Rabia Bozkurt da benzer muameleler ile karşılaştı. Adana’nın Seyhan İlçesi Bahçelievler İlköğretim Okulu’nda okuyan kızının başörtülü okula alınması için okul idaresi ile defalarca görüştüğünü belirten baba Hasan Turğay,”Geçen hafta okulların açılmasıyla birlikte kızım da okuluna gitti. Ancak kızımın başörtüsünü bahane eden okul yönetimi, kendisini okula almadı. Bunun üzerine okul müdürü Sefa Özdemir beyle defalarca görüşmelerimiz oldu. Müdür bey, bu konunun kendi yetkisini aşan bir husus olduğunu belirterek konuyu ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne taşımamız gerektiğini söyledi. Okul idaresi aracılığıyla Seyhan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne dilekçe yazıp konunun çözümünü talep ettik.”dedi.

Diğer yandan, başörtüsü yasağının çözüme kavuşturulduğu söylenen üniversitelerde de yasak tüm hızıyla devam ediyor. Kayıt dönemlerinde farklı bölgelerden gelen yasak haberlerine bir yenisi de Çukurova Üniversitesi’nden eklendi.

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yeşim Yalçın Mendi, uyguladığı yasakla ilgili olarak üniversite yönetiminin başörtüsü meselesini öğretim üyelerinin inisiyatifine bıraktığını savundu. Mendi, “Başörtülü öğrenci benim dersime giremez. Bazı öğretim üyesi arkadaşlarımız karışmıyor. Bu onların bileceği, ama ben almam.” ifadesini kullandı.

Son olarak ise, Şanlıurfa’da başörtülü öğrencilere uygulanan şiddetten bahsetmek istiyoruz. 2 kız öğrenci velisi olan Ramazan Solucantutan, kapıda bekletilen kızlarını alıp sınıfa giderken, okul yönetimi tarafından engellenerek, emniyet güçleri tarafından sözlü ve fiziksel hakarete maruz kaldı.

Baba Solucantutan, okul yönetiminin hiçbir şekilde kızlarına hakarette bulunma yetkisinin olmadığını ve okul yönetiminin yalan ithamlarda bulunamayacağını; ayrıca, okul bahçesinde sınıfa alınmayıp bekleyen kızlarına bir öğretmen tarafından şiddet uygulandığını, bunun için gereken mercilere şikâyette bulunacağını belirtti. Şu an itibariyle, Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde, 6 ilköğretim okulunda 30′a yakın kız öğrenci başörtülü oldukları için okula alınmıyorlar. Bu kardeşlerimizi mücadelelerinden dolayı tebrik ediyor ve bizlere örnek olmalarını Rabbimizden niyaz ediyoruz…

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu olarak, Müslüman Türkiye halkını bu zulümlere kayıtsız kalmamaya davet ediyor ve Rabbimizin emri uğruna mücadele etmenin kul olmanın bir vazifesi olduğunu hatırlatmak istiyoruz… Bizler, güdümlü gündemlerin nesnesi değil kendi gündemlerimizin öznesi olmak ve bu mücadeleyi sonuna kadar omuzlamak için her hafta bu meydanda toplanmaya devam edeceğiz… Ümit ediyoruz ki bu tanıklığımız ve mücadelemiz Rabbimiz katında şahidliğimiz olarak kabul görecektir…

Biz, direnişin çocuklarıyız ve direnişi her yerde ve zamanda kucaklamaya adayız…

Yaşasın Başörtüsü mücadelemiz… Yaşasın İslami direnişimiz…

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu

Adına Diriliş Saati Dergisi


Bir cevap yazın