Başörtüsü yasağı sürüyor!

Ak Parti tabanına göre başörtüsü sorunu çoktan çözüldü. Daha kötüsü Akparti yöneticileri de buna inanıyor.

“Şurada da sıkıntı var” dediğinizde koca bir duvar üzerinize, üzerinize yürüyor.

“Her şey bir anda olmuyor”, “On yıl önce düşünülebilir miydi, böyle bir şey”, “Sizde çok insafsızsınız canım, elinden geleni yapıyor hükümet”, “Her şeyin bir sırası var”, “Şapka giysinler canım, köprüyü geçinceye kadar”…

Böyle uzayıp gidiyor duvardan yansıyanlar…

Başörtüsü meselesiyle uzun zamandır ilgilendiğim için ne olup bittiğini yakinen biliyorum. Sokakta yürürken, bir üniversite önünden geçerken, içeride başörtülü olup olmadığına, giriş çıkışlarda sorun yaşanıp yaşanmadığına özellikle dikkat ediyorum.

Öyle günlerden birinde birkaç hafta önce Tandoğandaki Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesinin önünden geçerken, yine adımlarımı yavaşlatıp etrafı kolaçan ederken karşılaştım onlarla.

Kampus girişindeki güvenlik kulübesinin hemen arkasında görünmemeye çalışarak başlarını örtüyorlardı. Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, açık alanda üç-beş metrekarelik bir kulübenin arkasında görünmeme ihtimalleri yoktu.

Yüksek Öğretim Kurumu’nun bütün iyi niyetli çabalarına rağmen sayıları hiçte azımsanamayacak sayıda üniversitede ilkel bir direnç hala sürüyor.

Zaman zaman “Açta o güzel saçlarını göreyim” diye başlayan hakaretler, zaman zaman “Hepimiz Atatürk çocuğuyuz, aç saçlarını” şekline bürünen, zaman zaman “Salonu terk etmezsen, derse başlamam” diyerek diğer öğrencilerle başörtülüleri karşı karşıya getiren bir saldırı bu.

Öğrenciler bu ifadeleri doğrusu “nazik” buluyor. Çünkü işittikleri öyle sözler var ki, onların yanında bunlara razılar!

Bunun dışında her ders, derse başörtülü girdi diye tutanak tutan ve bunu üniversite yönetimine ileten öğretim üyeleri, “Biz YÖK, MÖK tanımayız karar aldık bu şekilde derse giremezseniz” diyen hocalar da var.

Yetmezmiş gibi özel güvenlik güçlerini öğrencilerin üzerine salıp, otobüsten indirmeye çalışan, yerleşke kapılarında öğrencilerinin girişlerine engel olan üniversiteler de var.

İşin ilginç yanı özel güvenlikçiler başörtülüleri kovalarken namazı kaçıracakları için de kızıyor başörtülü öğrencilere.

Ama belki en acısı şu…

Anadolu’nun göbeğinde bir üniversitede derslere başörtülü girmeye çalışan bir öğrenciye, en yakın başörtülü arkadaşı “Bir daha görüşmeyelim, yan yana gelmeyelim, başımızı derde sokacaksın” diyor.

Oysa senin başın bundan daha büyük bir derde nasıl girebilir ki! Farkında değil…

Yaklaşık iki yıldır Türkiye’nin bütün üniversitelerinde başörtüsü sorununu takip ediyoruz.

Bu süreçte gelinen noktayı da çok iyi biliyor ve küçümsemiyoruz. Bir zamanlar kampüse başörtülü girişi bile hayal edemediğimiz üniversitelerde yaşanan olumlu gelişmelerden de haberdarız.

Ancak; Akparti hükümeti “Bu işi fiilen çözelim” diyerek büyük bir yanlış yapıyor.

Yasakçılar da, fiili bir yasak uygulamışlardı unutmayalım. Anayasa mahkemesi kararının arkasına sığınarak, birkaç yönetmelik uydurarak sağlamışlardı başörtüsü yasağını.

Bu saatten sonra yasalarda başörtüsü yasağının suç olduğuna dair bir madde görmeden rahat edecek değiliz.

Başörtüsü yasağının sürdüğü üniversite, fakülte ve bölümlerin listesini vermeden önce bir borcu ödemeliyim. Uzun zamandır, başörtülü arkadaşlarımıza “özgür üniversite” google grubu üzerinden hukuki yardım sunan, yüz yüze görüşen, üniversitelerle ve YÖK’le direk temasa geçen, nasıl davranmaları, nerelere başvurmaları, nasıl tutanak düzenlemeleri gerektiği hakkında yardımda bulunan Avukat Fatma Benli ve Avukat Şerife Gül Arıman’a teşekkür borçluyum.

Hem kendi adıma, hem de başörtülü arkadaşlarım adına. Sağolsunlar, iyi ki varlar.

Not: Özgür üniversite grubuna katılmak isteyen “başörtülü” arkadaşlarımızın Mazlumder Ankara Şubesinin ankaramazlumder@gmail.com elektronik posta adresine okudukları üniversite, fakülte ve bölümü belirten bir mail atmaları yeterli olacaktır.

CYRANO DE BERGERAC

TİMETÜRK


Bir cevap yazın