Akyazı 245. hafta: Başörtüsüne her alanda özgürlük istiyoruz!

Ülkemizde bir yandan yeni anayasa tartışmaları devam ederken,diğer taraftan masum sivilleri hedef alan terör saldırıları gündemdeki yerini koruyor.Türkiye’nin temel meselelerinin sivil bir anayasa ile çözülebilmesi bakımından siyaset kurumuna çok önemli görevler düşüyor.İnsanlarımızın etnik veya dini ayrımcılığa tabi tutulmadan ve belli bir ırk ya da kavmi diğerinin üzerinde görmeyecek,herkese eşit haklar tanıyacak sivil bir anayasanın artık yapılabilmesi gerekiyor.Bugünkü şartlarda yeni anayasayı yapabilecek bir siyasi irade mevcut olmasına rağmen bir takım provokasyonlarla bu sürecin tıkanmasından halkımız ciddi manada endişe ediyor.

Hatırlanacağı gibi geçtiğimiz yıl yapılan 12 Eylül anayasa referandumu öncesinde de çeşitli saldırı ve provokasyonlar yapılarak halkımızın özgürlükçü bir anayasa talebi engellenmek istenmiş ancak karanlık güçler emellerine ulaşamamıştı. Dolayısıyla tüm kesimlerin bu tür oyunlar ve tahrikler karşısında uyanık olması gerekmektedir.

Anayasa görüşmeleri henüz başlarken geçtiğimiz haftaya damgasını vuran konulardan biri kadın milletvekillerinin pantolon giyebilmesine imkan tanıyacak meclis iç tüzüğünün değiştirilmesi olmuştur. Siyasi parti temsilcileri bu konuda uzlaşırken BDP milletvekilleri bir teklif yaparak başörtülü kadın milletvekillerinin görev yapabilmesiyle ilgili düzenleme yapılmasını istemiştir.

Bu tür bir önerinin tüm siyasi partiler tarafından da desteklenmesi gerekirken iktidar partisinin teklifin BDP tarafından gelmesini bahane ederek bu teklife sıcak bakmaması anlaşılabilir bir durum değildir. Bazı AK Parti milletvekilleri, mecliste zaten başörtülü milletvekili yasağı olmadığını savunarak olmayan bir yasağın kaldırılmasının söz konusu olamayacağını ifade etseler de Merve Kavakçı olayı hala hafızalarımızdaki yerini korumaktadır.

Başörtülü milletvekillerinin mecliste özgürce çalışabilmeleri bakımından bize göre bu tür bir hukuki düzenleme gereklidir ve yapılmalıdır. Unutmamak gerekir ki bugüne kadar yaşanan başörtüsü yasaklarının hiçbiri hukuken yasak olarak tanımlanmamakta ve tamamen keyfi olarak bu yasaklar uygulanmaktaydı.

Siz hukuki bir boşluk bıraktığınızda yasakçı zihniyet bunu kendi anlayışına göre dolduruyordu. Bu tür boşlukların kesin bir şekilde hukuka uygun olarak doldurulması ve yasal güvencenin sağlanması gerekmektedir. Aksi halde bugün kısmen sağlanan başörtüsüne özgürlüğün yarın siyasi koşullar değiştiğinde bir çırpıda elimizden alınabileceğini unutmamalıyız.

Sonuç olarak sadece mecliste değil tüm alanlarda inanç özgürlüğünü kesin olarak teminat altına alacak sivil bir anayasanın bu dönem mutlaka çıkarılması gerektiğine inanıyor, başta iktidar partisi olmak üzere meclisteki tüm siyasi partileri sorumlu davranmaya çağırıyoruz.

AKYAZI ADALET VE ÖZGÜRLÜKLER PLATFORMU ADINA

MAZLUMDER AKYAZI SÖZCÜSÜ

BURHAN CİMŞİT

Bir cevap yazın