Kapitalist düzenin temellerinde sarsıntı

Amerika’nın kapitalist düzeni, hiç kimseye açık ve net bir şekilde hesap vermek zorunda olamayan bir nevi mali diktatörlük sayılır…  Wall Street’i işgal edin olarak anılan hareket de, aslında Amerika’nın sermaye düzeninin kalbini hedef alan bir harekettir. Bu hareket başladıktan yaklaşık bir ay sonra Amerika sınırlarını da aştı ve bir çok Avrupa ülkesi ve Kanada’da kapitalizme karşı bayrak açanlar sokaklara döküldü.

Wall Street’in esas meselesi, kapitalist diktatörlüğe ve Amerika’da servetin dengesiz dağılımına bir nevi itirazdır. Bu harekete katılanlara göre Amerika’da servetin %99’u sadece %1’lik kesimin elinde bulunuyor. Dolaysıyla bu şartlarda toplumun çeşitli kesimleri arasındaki uçurumlar gittikçe artarken, toplumla iktidar arasında da bir mesafe oluşuyor.

Amerika’nın sermaye düzeni adaletsiz bir düzendir ve sürekli üstün bir azınlık oluşturma ve çoğunluğu sömürme peşinde sayılır. Dünyanın çeşitli bölgelerinde savaşlar çıkararak ürettikleri silahları satmaya çalışan büyük karteller ve askeri sanayi sahiplerinin varlığı bir yandan dünyada savaş ve güvensizliği tırmandırırken, öbür yandan Amerikalıların dünyanın bir çok yerine çıkarma yapmasına sebep oluyor.

Kuşkusuz bu çıkarmalar Amerika yönetimine ağır mali yük dayatıyor. Örneğin Amerika’nın Irak’taki askeri masraflarının her saniyede beş bin dolar olduğu belirtiliyor.

Amerika yönetiminin bu baş döndürücü giderlerinin artmasının ilk etkisi, Amerikalı yoksul kesime uygulanan baskıdır. Bu süreç savaş çığırtkanı azınlığın servetine servet katarken, Amerika milletinin büyük çoğunluğunun daha da yoksullaşmasına sebep oluyor.

Bu durumun ve Amerika halkının itirazlarının devam etmesi ile birlikte Washington yönetimi gün geçtikçe krize daha çok batıyor. Bu arada mali krizi körükleyen sermaye çevreleri ve bankacıları da unutmamak gerekir.

Gerçekte şu anda Amerika ve batıda yaşanan mali krizini bedelini en çok orta ve yüksek kesim ödüyor. Sosyal hizmetler, eğitim ve sağlık harcamalarından kısıtlamaya giden batılı devletler böylece en büyük baskılı bu kesimlere uyguluyor.

Şimdi ise Amerika ve Avrupa halkının en önemli sorusu şu ki neden çıkan mali krizde en büyük rolü ifa eden firmalara mali yardım yapılıyor ve neden bu firmaların yöneticileri hâla en yüksek maaşları ve en yüksek primleri alıyor, ama sıradan insanlar yaşanan mali krizin altında ezilmesi gerekiyor?

Amerika’nın kapitalist düzeni, hiç kimseye açık ve net bir şekilde hesap vermek zorunda olamayan bir nevi mali diktatörlük sayılır. Buna göre başlayan tüm itiraz hareketlerinde halkla üst düzey yöneticiler arasındaki uçurum ve adaletsizliğe vurgu yapılıyor.

Amerika’da Barış ve adalet koalisyonu üyelerinden biri Press TV’ye verdiği demeçte, Wall Street hareketinin Amerika’nın geleceğini büyük ölçüde etkileyeceğini söyledi. Caroline İsenberg açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Halk ülkelerinde artan eşitsizliğin bilincine varmaya başladığından, Amerika’da artan itirazlar bu ülkenin geleceğini önemli bir şekilde etkileyecektir.”

Wall Street hareketine katılan 22 yaşındaki ilkokul öğretmeni Cristian Tompson ise gazetecilere şöyle konuştu:

“Biz artık başkaları bizim varımızı yoğumuzu ve yaşamımızı kontrol etmelerinde veya kontrol ettiklerini düşünmelerinden yorulduk.”

Amerika’da Wall Street’i işgal edin hareketin tepkiler ise farklıydı. Sermaye çevrelerine daha fazla bağlı olan cumhuriyetçiler, hareketi bir sürü eşkıyanın işi niteledi. Demokratlar ise harekete karşı susmayı ve bir nevi onları kendilerine çekmeyi yeğledi, hani bundan iki yıl önce cumhuriyetçileri Tea Parti üyelerinin eyleminden yararlandığı gibi.

Ancak Amerika’nın güvenlik ve polis teşkilatı harekete çok temkinli ve dikkatli yaklaşıyor ve yaptığı tutuklamalarla hareketi dağıtmayı amaçlıyor.

Olaya hangi açıdan bakacak olursak olalım veya harekete sahip çıkmak için yapılan çalışmalara rağmen gerçek şu ki Amerika ciddi bir sosyal olayla karşı karşıya bulunuyor. Bu hareket Amerika milletinin ülkelerin hakim olan zalim kapitalist düzeni fark ettiğini gösteriyor. Gerçi hareket henüz yolunda başında sayılır, ancak orta ve uzun vadede Amerika’nın siyasi ve iktisadi düzenini derinden etkileyeceği de kesindir.

Yazının tamamı için İran Türkçe Radyo

 

 

 

Bir cevap yazın