Raid Salad davası: Siyaset yargıyı kirletti!

Şeyh Raid Salah’ın duruşmasında Delillere rağmen Yargıçlar İçişleri Bakanı’nın kararını reddedemedi. Aylardır ifade özgürlüğü engellenerek İngiltere’de tutulan Raid Salah’ın sınır dışı edilmesine karşı açılan dava sonucu insan hakları savunucuları arasında hayal kırıklığı yarattı.

Salah lehindeki bütün delillere rağmen Mahkeme İçişleri Bakanının kararını devlet politikasıyla uyumlu buldu. Karardan anlaşıldığı üzere, yargıçlar istihbarata dahi başvurmadan sadece yarım saat içinde yargıya varan içişleri bakanlarına “karşı” görüş beyan etmekten çekinmişlerdir.

Üstelik kararı etkileyen iki görüş de (Toplum Güvenliği Vakfı ve Yahudi Temsilciler Kurulu) anti-semitizm ve İsrail’in haklı siyasi eleştirisini karıştıran, önyargılı ve dengesiz bir bakış açısı oluşturmuştur.

Öte yandan yargıçlar Raid Salah’ın haklılığını savunan ve mahkemeye destek mektupları yollayan Barones Tonge, Rotherham Lordu Ahmed, Milletvekili John Cryer, Noam Chomsky ve Bruce Kent gibi pek çok önemli ismin Salah’ı ne kadar iyi tanıdıklarını sorgulama küstahlığı da göstermiştir. Böylece lehte delillere şüphe düşürmeye ve aleyhte delilleri öne çıkarmaya çalışmışlardır.

Yargıçlar kararı çarpık bir biçimde komediye dönüştürerek, “Raid Salah’ın Filistin konusundaki mesajını yurtdışından, elektronik iletişim gibi modern teknikler kullanarak da yayabileceğine” kanaat getirdi. Davranışları ve mesajı Büyük Britanya için sınır dışını gerektirecek kadar tehdit oluşturan bir kişi için mantıkla uyuşmayan bir sonuca varıldığı görülüyor.

Salah’ın avukatı İsmail Patil: ”Bu karar İngiltere’ye gelip ülkelerindeki gerçekleri anlatmak isteyecek

İsrail yönetimi ve işgali altındaki Filistinliler üzerinde ağır bir yük ifade etmektedir. Hâlbuki sadece iki hafta önce aynı hükümetin savaş suçlusu olmakla itham edilen Tzipi Livni’yi kollarını açarak karşılarken, yıllarca baskı altında yaşamış, özgürlük mücadelesi veren Raid Salah gibi insanları da görmezden gelmiştir.

MAZLUMDER olarak sürecin başından beri yakından takip ettiğimiz bu davanın sonucunu üzüntüyle karşılıyor, adaletin, hak ve özgürlüklerin demokrasinin beşiği iddiasında olan İngiltere tarafından çifte standartla katledilişini kınıyoruz.

MAZLUMDER Basın Bürosu

 

Bir cevap yazın