KCK davası nereye?

Devletin Kürt sorununa yönelik ağır güvenlik algısı ve sorunu siyasal değil silahlı bir çözüme kavuşturmayı deneme kararlılığı, KCK davasını başlı başına bir soruna dönüştürmeye başladı. Son bir ayda KCK operasyonlarında  akademisyen ve Barış Meclisi üyesi Ayşe Berktay’tan sonra  Prof. Dr. Büşra Ersanlı ile Belge Yayınları yetkilisi Ragıp Zarakolu’nun ”silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan tutuklanması, davanın hukuki değil siyasi bir gözdağı anlamı taşıdığını ortaya koydu.

Özgürlüklerin İnfazı

Ali Bayramoğlu, Yeni Şafak’taki “Özgürlüklerin İnfazı” başlıklı köşe yazısında son tutuklamaları şöyle değerlendirdi: “Bazı “siyasi” durumlar vardır, kabul edilemezler, açıklanamazlar ve sınırları aşarlar. Bu tür durumlar siyasi açıdan arızi halleri değil, yapısal kaymaları anlatırlar… Prof. Dr. Büşra Ersanlı ile yayıncı Ragıp Zarakol’un KCK operasyonunda gözaltına alınmaları böyle bir duruma işaret ediyor.

Türkiye’nin önemli bir siyaset bilimcisi, önemli bir yayıncısının siyasi görüş ve ilişkilerinden ötürü, terör örgütü üyesi ya da destekçisi olarak gözaltına alınmasını nasıl açıklayacaksınız? Terörle Mücadele Yasası’nın hukuk bilmez polis ve savcıların elinde, azan asayiş politikalarının gölgesinde tam baskı aracına dönmesini nasıl görmezden geleceksiniz? KCK gözaltıları ve tutuklamaları sıkça KCK vesile edilerek, “şiddet ve siyaset” arasında -özellikle- ayrım gözetilmeden yürütülüyor.

Hedefte Kürt siyasi hareketi var. Ancak bu hareket, sadece silahlı ya da yasa dışı örgütleriyle değil, tüm sivil ayaklarıyla da hedef alınıyor. Beteri bu harekete bu ya da şu şekilde destek veren, sıcak bakan çevreler de aynı hedefe giriyor. Meşru ve gayrimeşru, şiddet ve siyaset arasında ayrım yapmayan her uygulama özgürlüklerin özünü hedef haline getirir, farklı siyasi duruşları dışlayan bir düzeni üretir.

Bugün olan bir anlamda budur. 12 Mart’ta, 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta, hatta Susurluk döneminde de yaşananlar, “siyasetin infazı” tekrarlanıyor, sistem keyfi seçimlerle, suçlu siyaset, suçlu kimlik, suçlu duruş üretiyor, o siyaset, kimlik ve duruşu yargılamaya, bastırmaya soyunuyor.”

Platform Haber

 

Bir cevap yazın