Dicle Üniversitesi’nde başörtüsü zulmü sürüyor!

Dicle Üniversitesi’nde, Matematik ve Biyoloji bölümlerinde bazı hocaların başörtülü öğrencileri derse almadığı, bu öğrencilere başörtülerini çıkarmaları konusunda baskı uyguladıkları ve çeşitli yönetmelik maddelerini kendilerince yorumlayıp, o maddeler üzerinden öğrencileri tehdit ettikleri bildirildi.

YASAKÇILAR VE ÖĞRENCİLER ARASINDA YAŞANAN İBRETLİK TARTIŞMA

Diyarbakır Dicle Üniversitesi’nde öğrenciler ile yasakçı hocalar arasında yaşanan tartışmalar bu nefret durumunun somut örnekleri olarak karşımıza çıktı.

İşte yasakta direten hocalar ve başörtüsü özgürlüğünde direten öğrenciler arasında yaşanan ibretlik tartışma:

Matematik Bölüm Başkanı Hasan İlhan Tutalar: Başörtüsü Allah’ın emri değil. Gidin Elmalılı Hamdi’yi okuyun.

Öğrenciler: Nur suresi 31. Ayetin bir kısmı: Mü’min kadınlara söyle: süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görüneni hariç. Başörtülerini yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar. Elmalılı Hamdi Yazır’dan delil.

Tutalar: Başörtünün yeri okul değil.

Öğrenciler: O zaman soralım; başörtünün yeri neresi veya Allah’ın koyduğu hüküm ve sınırları sizler mi kaldırıp yeniden belirleyeceksiniz? Şüphesiz bu sizin haddinize değildir.

Tutalar: Her şey her yerde yapılamaz, her şey her yerde yapılacaksa o zaman insanlar dışarıda çıplak gezsinler ve zina yapsınlar.

Öğrenciler: İsra süresi 32. Ayet: Zinaya yaklaşmayın. Gerçekten o, ‘çirkin bir hayasızlık’ ve kötü bir yoldur.

Aynı şekilde Biyoloji bölümünde Prof. Ahmet Kılıç, Prof. Yüksel Coşkun, Yrd. Doç. Zuhal Toker, Yrd. Doç. Recep Karakaş ve Yrd. Doç. Hülya Karadede’nin de öğrencilere her gün yeni zorluklar çıkardıkları ve dayatmalarda bulundukları bildirildi.

SESSİZLİK YASAKÇILARI CESARETLENDİRİYOR

Başörtülerini çıkarmayan öğrencilere tutanak tutarak, içlerindeki kini açığa çıkarıp intikam duygularını tatmin etmeye çalışan yasakçı hocalara sert tepki gösteren öğrenciler:

”Bu zulme, bu zorbalığa dur demenin vakti geldi. Başörtülü öğrencilerin bu konuda net bir tavır takınmaları gerekir. Esneklik, yasakçı despotlara yeni kapılar aralamakta ve yeni saldırı alanları oluşturmaktadır. Ne yazık ki yasakçı zihniyet sahiplerinin başarılı görünmelerinin nedenlerinin başında; Müslümanların zaaflı halleri ve sessiz kalışları gelmektedir. Müslümanlar bir an evvel başörtüsü yasağıyla mücadele etmeninin elzem olduğu gerçeğinin farkına varmalıdırlar. Bizi Müslüman yapan değerler etrafında bir olup, vahyin ışığında zulmün önüne ‘Furkani’ bir set çekmelidirler.” şeklinde konuştular.

ÖZGÜR-DER ÜNİVERSİTE GENÇLİĞİ YASAĞA DİKKAT ÇEKMİŞTİ

Bu doğrultuda Özgür-Der Üniversite Gençliği, üniversite kampüsünde yaptığı basın açıklamasıyla başörtülü bayanların başörtüleriyle derse girmelerini, hocaların da bu yasakçı anlayışlarından vazgeçmelerini hatırlatmıştı.

Üniversite Gençliği’ne göre; ”kuluçkaya yatmış olan yasakçı Kemalist anlayışın bu tavırlarını tek bir izahla açıklamak mümkün: İslam düşmanlığı!! Başka hiçbir genel geçer sebep yok. Birtakım islami değerler üzerinden direkt İslam’a olan düşmanlıklarını açıkça eyleme dökerek İslami kimliğimizi, değerlerimizi hedef tahtası haline getirmektedirler.”

Sedat Taşdemir – Islah Haber

 

Bir cevap yazın