Özgürlük ve onura susamak: Yemen

Yemenliler, zalim bir diktatörü devirmek için ne bedel ödenmesi gerekiyorsa onu ödemeye hazırlar. Ancak BM bu diktatörü henüz kınayabilmiş bile değil. Arap dünyasından birçok kişi bizim bu ayaklanmamızdan endişelendiler. Herkes Yemen’in bir silah denizinde yüzdüğünü biliyordu. Devrimin kana bulanarak imajının zedelenmesinden korkuluyordu.

Dünya’nın ilgisizliği

Ancak Yemen devrimi şaşılacak derecede barışçıl olan doğasıyla herkesi şaşırttı. Bu barışçıl ayaklanma rejimin devrimcilere yönelik dizginlenmemiş zalimliğini gözler önüne serdi. Yemen halkı devrimlerini şiddet bataklığına gömmektense rejimin mermilerine çıplak göğüslerini siper etmeyi tercih ettiler. Binlercesi şehit oldu ve ondan daha fazlası da yaralandı. Ancak bir tek devrimci bile bu kasaplara silah doğrultmadı.

Burada gerçekten üzüntü verici olan, Salih’in Yemen’de devrimcilere ne yaptığına dünyanın çok az ilgi göstermesiydi. Bu kadar çok sayıda şehide, ülkenin koca bir cezaevine çevrilmesine, insanların çocukları için içme suyu bulabilmekte zorlanmasına ve Salih rejiminin sivillere karşı ağır silahlar kullanmasına rağmen BM ya da diğer hükümetlerden bir sözlü kınama gelmedi. Bizim bütün o yaptırım çağrılarımıza rağmen. Daha az suç işlemiş olan rejimlere ağır yaptırımlar uygulanmasına rağmen…

Talan edilen kamu hazinesi

Şimdi, iktidardaki Salih ailesinin 10 milyar doları bulan servetinin dondurulması için ortak bir uluslararası çabaya ihtiyacımız var. Salih ve onun akrabaları son otuz yıllık dönemde kamu hazinesini talan ettiler. Salih rejiminin üyelerinin, göstericilere karşı işlediği ve bir insanlık suçu olarak nitelendirilebilecek olan suçlarından dolayı takip edilmesinde kimseye iltimas gösterilmemelidir.

Devrim mi, siyasi kriz mi?

Zalim yöneticilerin katliamlarına maruz kalan savunmasız insanlara karşı olan sorumluluklarını yerine getirmelerini istiyoruz. Yemen’in geleceğine ilgi gösterenlerin, yeni girişimler önermekle tatmin olmaları ve Salih’le onun oğulları için dokunulmazlık ön görmeleri utanç verici bir şey. Yüzlerce devrimcinin öldürülmesi de dahil yardım ettikleri tüm suçlar için yargılanmaları gerekiyor.

Ancak uluslararası toplumun en temel hatası Yemen’de olup bitenleri devrim değil siyasi kriz olarak tanımlamalarıdır. Yemenliler bunun bir devrim olduğunu sadece kelimelerle değil, rejimin hala akıttığı kanlarıyla ortaya koyuyorlar. Yemen devriminin bir üyesi sıfatıyla ben şunu bir kez daha teyit ediyorum ki; Barışçıl bir tabiata sahip olan devrim mücadelemiz sonuna kadar sürecektir. Aynı zamanda dünyayı, benim ülkem ve Suriye’de neler olup bittiğini yakından incelemeye davet ediyorum.

Özgürlük ve şerefin sadece kendilerinin doğal hakkı olduğunu iddia ederek, halkına karşı iğrenç suçlar işleyen bu diktatörlere karşı çıkma sorumluluklarını yerine getirme noktasında tereddüt etmemeye de.

*Tawakkol Karman / Guardian

Çeviri: Turgut Alp Boyraz

*Tawakkol Karman: 2011 Nobel barış ödülü sahibi bir kadın gazetecidir. Bir insan hakları aktivisti ve devrim hareketinin liderlerindendir.

Yazının tamamı için kaynak: Milat Gazetesi

 

Bir cevap yazın