Sakarya 324. hafta: Füze Kalkanı’ndan vazgeçin!

Sakarya Adalet Girişimi 324. Hafta basın açıklamasında Malatya’ya Füze Kalkanı Projesi için kurulan sistemin İsrail’i koruyacağını ve mutlaka kaldırılması gerektiğini söylerken, İsrail’in Gazze’ye giden son yardım gemilerine müdahalesini de protesto etti

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu’nun 324. Hafta basın açıklamasında Gazze’de ablukanın sürdüğü ve ablukayı delme girişimlerine İsrail işgal ordusu tarafından yeni müdahalelerde bulunduğu belirtilirken, Malatya’ya konuşlandırılan Füze Kalkanı Erken Uyarı Sistemi Radarları’na da tepki gösterildi. Platform adına Vahdet Vakfı Sakarya Temsilciliği tarafından yapılan açıklamada “İstediği zaman Gazze’ye hava saldırısı düzenleyip katliam yapan Siyonist İsrail son olarak, Gazze’ye insani yardım götüren İrlanda Teknesi Saoirse ile Kanada teknesi Tahrir’i durdurarak teknelere el koymuştur… Konu uluslararası kamuoyunda can kaybı olmaması sebebiyle Mavi Marmara olayı kadar ses getirmemiştir. Uygulanan ablukanın kaldırılacağına dair hiçbir emare de gözükmemektedir. Halen devam eden Gazze ablukasını bir kez daha kınıyoruz.” denildi.

Füze Kalkanı’ndan vazgeçin!

324. hafta basın açıklamasında NATO Füze Kalkanı Projesi’ne ilişkin ABD Savunma Bakanı Leon Panetta’nın “Nato Füze Kalkanı İran’dan bölgeye yönelik füze saldırı tehdidine karşı İsrail’i korumayı amaçlıyor” sözlerine karşı Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Malatya’da kurulacak sistemi kastederek “Burası kesinlikle füze kalkanı değildir, erken uyarı sistemidir” şeklinde verdiği cevap ise şöyle eleştirildi: “kamuoyunda tartışılan konu Malatya’ya kurulacak sistemin ne olduğu değil, İsrail’in güvenliğini sağlamaya yönelik olduğu meselesidir. Zaten radar sisteminin kuruluş yeri ve yönü de konuyu açıklamaktadır. Hükümetin bu projeden vazgeçmesini, Filistin ve Gazze’de müslümanlara zulmeden İsrail ile yapmış olduğu askeri ve istihbarat anlaşmalarının iptal edilmesini istiyoruz. Bilindiği gibi yapılmış anlaşmalar uyarınca Mossad Türkiye’de operasyon yapma yetkisini elinde bulunduruyor. Siyasal gözlemciler; intihar ettiği öne sürülen Aselsan mühendisleri olayı, Mavi Marmara baskını sırasında İskenderun’daki askeri birliğe yapılan saldırı ve son olaylarında Mossad parmağı olduğu konusunda ciddi deliller ileri sürmektedir.”

SAKARYA ADALET GİRİŞİMİ BAŞÖRTÜSÜ PLATFORMU

324. BASIN AÇIKLAMASI

Değerli basın mensupları ve değerli katılımcılar,

Basın açıklamamıza hoş geldiniz.

Bilindiği gibi Gazze’ye uygulanan insanlık dışı İsrail ambargosuna dikkat çekmek ve Gazzeli kardeşlerine insani yardım götürmek isteyen Mavi Marmara gemisine İsrailli korsanlarca Uluslar arası sularda müdahale edilmişti. 9 kardeşimizin şehid edildiği ve gemideki yardımlara el konulduğu hepimizin malumudur. İsrail’in Uluslararası hukuku hiçe sayarak yaptığı bu menfur saldırının hesabını henüz vermemiştir. Gazze’li kardeşlerimizin en temel insani ihtiyaçlarının karşılanmasına bile müsaade etmeyerek Gazze ablukasını sürdüren Siyonist İsrail aynı tutumuna devam etmektedir. İstediği zaman Gazze’ye hava saldırısı düzenleyip katliam yapan Siyonist İsrail son olarak, Gazze’ye insani yardım götüren İrlanda Teknesi Saoirse ile Kanada teknesi Tahrir’i durdurarak teknelere elkoymuştur. Gazze’ye uygulanan İsrail ablukasını delmek ve haksız ablukaya dikkat çekmek için yola çıkan aktivistleri de gözaltına alan Siyonist İsrail, bir taraftan yaptığı açıklamada teknelere şiddete başvurmadan el konduğunu ifade ederek uluslararası kamuoyunu yanıltıyor, diğer yandan Mavi Marmara’ya el koyduğu yöntemi aynen tekraralıyor. Konu uluslararası kamuoyunda can kaybı olmaması sebebiyle Mavi Marmara olayı kadar ses getirmemiştir. Uygulanan ablukanın kaldırılacağına dair hiçbir emare de gözükmemektedir. İrlanda’lı aktivistlerden Dr. Fintan Lane ülkesine döndükten sonra yaptığı açıklamada, “amaçlarının Gazze’de yaşananları ve ablukanın acımasızlığını bir kez daha gündeme getirmek olduğunu ve bunu başradıklarına inandıklarını” söylemiştir. Halen devam eden Gazze ablukasını bir kez daha kınıyoruz.

Biz İsrail ile yapılan anlaşmaların iptalini beklerken yaşanan gelişmeler bizleri fazlasıyla üzmektedir. ABD Savunma Bakanı Leon Panetta’nın “Nato Füze Kalkanı İran’dan bölgeye yönelik füze saldırı tehdidine karşı İsrail’i korumayı amaçlıyor” itirafına rağmen, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Malatya’da kurulacak sistemi kastederek “Burası kesinlikle füze kalkanı değildir, erken uyarı sistemidir” demiştir. Hâlbuki kamuoyunda tartışılan konu Malatya’ya kurulacak sistemin ne olduğu değil, İsrail’in güvenliğini sağlamaya yönelik olduğu meselesidir. Zaten radar sisteminin kuruluş yeri ve yönü de konuyu açıklamaktadır. Hükümetin bu projeden vazgeçmesini, Filistin ve Gazze’de müslümanlara zulmeden İsrail ile yapmış olduğu askeri ve istihbarat anlaşmalarının iptal edilmesini istiyoruz. Bilindiği gibi yapılmış anlaşmalar uyarınca Mossad Türkiye’de operasyon yapma yetkisini elinde bulunduruyor. Siyasal gözlemciler; intihar ettiği öne sürülen Aselsan mühendisleri olayı, Mavi Marmara baskını sırasında İskenderun’daki askeri birliğe yapılan saldırı ve son olaylarında Mossad parmağı olduğu konusunda ciddi deliller ileri sürmektedir.

Bu arada Türkiye Yeşilay Cemiyeti Başkanı Muharrem Balcı’nın feryadını hatırlatmadan geçemeyeceğiz. Yeşilay Genel Başkanı kumarın şans oyunları adı altında yaygınlaştığını, denetimsizlik yüzünden çocukların küçük yaşlarda bu kötü alışkanlıklara tutulduklarını söylüyor. İçki ve uyuşturucudan daha beter olan bu görünmez tehlike konusunda acil tedbir alınmasını istiyor. Bilindiği gibi kumarı; şans oyunları adı altında bir devlet kurumu olan Milli Piyango İdaresi oynatmaktadır. Milli kelimesi sözlüklerde dini kelimesinin karşılığıdır. İsmi bile bu kadar saçma olan bu kurum kapatılmalı, insanlarımız ve gençlerimiz kumar belasından kurunmalıdır. İşin diğer bir ilginç yönü de şudur: Hakkında yasaklayıcı hiçbir kanun maddesi bulunmamasına rağmen başörtüsü yasağı kanuna aykırı yönetmelikler bahane edilerek sürdürülürken; Allah’ın (cc) haram kıldığı, toplum için tehlikeli, aileleri perişan eden kumar illeti devlet tarafından organize edilmektedir. Bu çarpıklığın düzeltilerek devletin kumar ile ilgili caydırıcı önlemler almasını ve kanunsuz başörtüsü yasağına da bir an önce son vermesini bekliyoruz.

Bütün insanların can, mal, akıl, nesil ve din emniyetlerinin sağlandığı bir dünya özlemiyle hepinize katılımlarınız için teşekkür ederiz. Haftaya aynı yer ve saatte buluşmak ümidiyle… 

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu adına

Vahdet Vakfı Sakarya Temsilciliği

 

 

Bir cevap yazın