Ankara 304. hafta: Tüm zulümlerle yüzleşilsin

Ankara İnanç Özgürlüğü Platformunun düzenlediği 304. hafta basın açıklmasına hoş geldiniz.

Dersim üzerinden başlayan özür tartışmaları bir turnusol kağıdı mahiyetinde; saklanan ve farklı bir şekilde gösterilmeye çalışılan yüzleri ortaya çıkardı. Buldukları her fırsatta yerli yersiz Osmanlı idarecilerinin despotluklarından, baskı ve zulümlerinden dem vurup ağız dolusu hakaretlerde bulunan şahısların mevzu bahis cumhuriyet ve özelde de cumhuriyetin kuruluş yılları olduğunda zamanın şartları, günün gerekleri gibi komik bahaneleri ileri sürmeleri nasıl bir ruh dünyasında yaşadıkları ve hayallerinde taşıyor oldukları dünya düzenini net bir şekilde ortaya koyuyor. Yapmış oldukları zulüm ve katliamdan utanç duymaları gerekirken ” onlarda baş kaldırmasalardı, hem bak katliam yapılmışsada onları orta çağ karanlığından aydınlığa çıkardık ” gibi traji komik ve çok bildik savunmalar, gerekirse toplumu aydınlatmak adına yine aynı ortamı oluşturacak hazır kıtalar olduklarının bir resmidir.

Dersim tartışmalarını la yüsel ilan ettikleri ve dokunan herkesin çarpıldığı Mustafa Kemal’e bağlayarak insanlara göz dağı verilmeye çalışılmakta ve beri taraftan bunların asıl hesaplaşmak istedikleri Atatürk diyerek güvendikleri güçlere ince yollu mesajlar göndermektedirler. Her türlü eksikliğine ve tartışma ortamının sıhhatsiz olmasına rağmen bizler diyoruz ki Dersim bir başlangıç olsun, devlet arşivleri açılsın tek parti döneminde yapılan hukuksuzluklar ve zulümlerle yüzleşilsin, resmi tarih üzerinden topluma empoze edilen yalanlardan ötürü hem bu toplumdan hemde o dönem zulme uğramış kişi ve toplumlardan özür dilenmeli ve gasp edilen itibarları iade edilmelidir. Artık adları birer tarihsel kişilik olan şahısların yapmış olduklarından dolayı özür dileyen mekanizma, yakın dönemde topluma kan kusturan ve halen aramızda dolaşan şahılardan da hesap sormalıdır.

YÖK, 28 Şubat ürünü olan mesleki liseler ve imam hatip lisesi mezunlarının üniversiteye girişte maruz bırakıldığı katsayı adaletsizliğine son verdi. Yıllardır adaletsiz bir biçimde yarıştırılan öğrenciler, artık eşit şartlar altında yarışacaklar. Alınan bu karar sevindirici olmakla birlikte bu yasakla yıllarca adaletsiz bir şekilde sınav maratonuna girmiş ve hayalleri söndürülmüş milyonlarca gencin kaybolan zamanını ve hedeflerini geri getirmeyecektir.

YÖK’ ün almış olduğu bu karara paralel olarak hükümet 28 Şubat döneminde zulümleri sabit olan ve toplumda adeta sınıfsal ayrımcılık oluşturan sivil ve askeri bürokratlardan ve dönemin siyasi aktörlerinden hesap sormalı ve bu kişiler hakkında gerekli hukuki süreci başlatmalıdır. Öyle umuyoruz ki askeri vesayetin sivil halk üzerindeki son zulmü olarak 28 Şubat tarih sayfasında yerini alır.

Afganistan’da uygulanan katliam ve tecavüzlere kayıtsız kalmayıp orada kardeşleri ile birlikte acılara göğüs germeye giden 21 Türkiyeli genç ABD’nin kullanmasında her hangi bir sakınca olmayan! Kimyasal silahlarla şehit edildi. Farklı ülkeleri kitle imha silahları bahanesi ile işgal eden ve bölgede adeta soykırım yapan ABD ve müttefikleri ellerindeki bu tür silahları kullanmada ne denli mahir olduklarını bir kez daha ispat etmişlerdir. Ellerinde dünyayı bir kaç kez yok edecek silahlar bulunduran ve bunları kullanmaktan hiçte imtina etmeyen bu çılgınlar ve gözü dönmüşler güruhuna artık dur diyecek bir birlik oluşturulmalıdır. Diğer yandan halklarının teveccühü ile iktidara gelenler, zulümlerini farklı adlar altında kamufle etmeye çalışan bu güruhla ilişkilerini kesmeli, yapmış oldukları zulme ortak olmaktan vaz geçmelidirler.

ANKARA İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ PLATFORMU Adına

İHH ANKARA

Zeynel Abidin ÖZKAN

 

 

Bir cevap yazın