Türkiye işgal sürecinde rol almamalı!

Sakarya Adalet Girişimi 327. hafta basın açıklamasında gündeme gelen konulardan biri de Suriye meselesi idi. SAGİR adına Sakarya Dayanışma Derneği’nden Kadrican Mendi’nin okuduğu açıklamada Suriye halkının canı üzerinden yapılan emperyalist müdahale sürecinde Türkiye’nin rolü olmaması gerektiği ifade edildi.

Açıklamanın ilgili bölümü:

EMPERYALİST İŞGAL SÜRECİNDE ROL ALMAYACAĞIZ!

Yüksek Askeri Şura sonunda yapılan açıklamadaki “harbe hazırlık durumu” vurgusundan da anlaşıldığı üzere Türkiye, emperyalist cephenin neferi olarak Suriye’de ateşe doğru koşmaktadır. Masum ve mazlum Suriye halkının özgürlük taleplerini fırsat bilerek devreye giren ABD, Türkiye’yi koçbaşı gibi kullanmak istemektedir. Afganistan, Irak ve Libya’dan sonra şimdi de Suriye’de büyük şeytan kapıdadır. Baas rejiminin deliğine çomak sokarak savunmasız halkın kanına girenler, emperyalist müdahale için adeta gün saymaktalar. Bunun anlamı daha çok ölüm, daha çok acı, daha çok gözyaşı demektir. Ve ne yazık ki ülkemizdeki siyasal iktidar, sorunu çözmek yerine en başından beri sorunun parçası olmuştur.

Masum insanların hayatını ileri sürerek kurtarıcı rolüne soyunanların nasıl bir işbirlikçilik içinde hareket ettiğini görmezden gelemeyiz:

NATO’nun ümmeti tehdit eden füzelerini koruyacak radar sistemine ev sahipliğini kabul etmiş bir iktidarın, bölge halklarının esenliğini düşündüğüne kim inanır?

İncirlik’te ve Malatya’da Amerikan güçlerine topraklarını açmış bir ülkenin bölge ülkelerinin dostu olduğuna kim ikna olur?

Kendi ülkesindeki halkların en temel haklarına sırtını çevirmiş, siyasal taleplerine şiddetle cevap vermeyi tercih etmiş bir düzenin, komşularına ne yararı dokunur?

Siyasi tutuklular listesi hızla kabaranların, kendi muhaliflerini siyasi davalarla baskı altına alanların, başkasına verdiği akla kim inanır?

Açıkça belirtmek isteriz ki, biz bölgedeki halkların kendi despotlarından kurtuluş mücadelesinin yanında duruyoruz. Fakat kurtuluşun NATO konseptinde, emperyalist müdahalede arandığı hiçbir anlayışı da kesinlikle kabul etmiyoruz.

Bölgede emperyalist cepheye karşı direniş eksenine zarar verecek tüm girişimlerin ve pazarlıkların sonuna kadar karşısındayız. Masum insanların kanı üzerinden kurulmak istenen tuzaklara karşı gözümüz bağlı hareket edemeyiz.

Emperyalist işgal, Siyonist işgal ve işbirlikçi rejimler mevcudiyetini koruduğu sürece bu bölgede adil ve özgür bir gelecek mümkün değildir. Bu sebeple başta Suriye halkı olmak üzere tüm halklara karşı sorumluluğumuz, öncelikle kendi siyasal düzenimizin ABD-NATO ekseninden çıkarılması için mücadele etmektir. Kendi topraklarımızı özgürleştirmeden, ne Şam’ın ne Bağdat’ın ne de Kudüs’ün özgürlüğüne katkımız olabilir.

Kendi ülkesinin sorunlarıyla dürüstçe yüzleşmeyen, hiçbir insiyatif sahici ve ilkeli bir siyaset üretemez.

Sakarya Adalet Girişimi olarak bizler elini taşın altına koyanlar, doğru bildiklerimizi, komşunun evinde değil kendi evimizde gerçekleştirmenin mücadelesini sürdürmeye, her şart altında bağımsız bir İslami siyasetin koşullarını oluşturma gayretine, emperyalist işgallere, kapitalist kuşatmalara ve yerel diktatörlüklere karşı tevhid, adalet ve özgürlük mücadelesindeki çizgimizi korumaya devam edeceğiz!

Kahrolsun Amerika!

Yaşasın Halkların Kardeşliği

Yaşasın Küresel İntifada!

SAKARYA ADALET GİRİŞİMİ BAŞÖRTÜSÜ PLATFORMU

Adına Sakarya Dayanışma Derneği

 

 

 

 

Bir cevap yazın