Soykırım yasası ve Türkiye’nin çelişkisi

Sarkoyz’nin isteğiyle ve özel baskısıyla Fransız Senatosu’ndan geçen “negasyonizm” yasası Fransa meclisinde oylanacak. Yasa 1915 olaylarını soykırım olarak kabul etmeyenleri, bunu inkar edenleri cezalandırmayı öngörüyor.

Türkiye’nin bu yasaya gösterdiği büyük tepkiyi günlerdir izliyoruz…

Resim bu… Ancak çeşitli katmanları var.

“İlk katman”da yasanın niteliği ve Türkiye’nin verdiği tepki var.

Bu tepkinin haklılığı tartışmasız şekilde açıktır. Hiçbir ülkede parlamentonun yasalar üzerinden tarih yazma, tarihe müdahale etme hakkı yoktur, olmamalıdır.

Tarihe müdahale yanında tarih hakkında fikir beyan etmeyi, araştırma yapmayı, olanlarla ilgili olarak farklı sorular sormayı engelleyen yasalar, bilim özgürlüğünü, düşünce ve ifade özgürlüğünü sınırlayan yasalardır. Yasanın niteliği de budur…

İkinci katmana gelince…

Türkiye’nin verdiği tepkinin “özgürlük, etkileşim, demokrasi çerçevesi”ne oturması için, bizim yasalarımızın, uygulamalarımızın da aynı hassasiyetleri taşıması gerekir.

Ne var ki, 1915 yılında yaşananları “soykırım” olarak nitelemek Türk Ceza Hukuku’nda hâlâ suçtur. Pekçok kişi 301. Madde’den “olmamış bir olayı oldu göstererek Türk milletine hakaret” gerekçesiyle mahkum edilmiştir. Bu durumun şekil, düşünce ve ifade özgürlüğü, serbest tartışma ortamı açısından Fransa’daki durumdan hiçbir farkı yoktur.

Bu yasanın onaylanması tarihte ne olduğunu göstermeyecek. Ancak onaylanmaması halinde de, tarihte yaşananlar yok sayılmayacak…

Türkiye aydınıyla, toplumuyla, devletiyle 1915’te olup biteni görmek, anlamak ve kabul etmek istemedikçe, resmi açıklamalara sığındıkça siyasi olarak bu tür sıkıntıları yaşamaya devam edecektir…

Ancak asıl sıkıntı siyasi olan değildir, vicdani olandır…

Tartışarak, düşünerek, öğrenerek bir gün bunu anlayacağız ve aşacağız…

Üçüncü katman da işte budur…

ALİ BAYRAMOĞLU

YAZININ TAMAMI İÇİN YENİ ŞAFAK

 

 

 

Bir cevap yazın