Genelkurmay siyasete devam ediyor

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel, Milliyet’ten Fikret Bila’ya gündemle ilgili yorumlarda bulunurken, askeri vesayetin geriletildiği iddialarının niteliği hakkındaki şüpheleri de haklı çıkarttı. Özel, tüm siyasi konularda görüşlerini bildirerek görev yetki ve sınırlarının değişmediğini hatırlatmış oldu. İşte Özel’in askeri ve siyasi yorumlarından bazıları:

TSK, KCK’yı nasıl tanımlamaktadır? KCK’yı ve hedefini nasıl değerlendirmektedir?

Bölücü terör örgütünün silahlı ve silahsız unsurlarını bünyesinde toplayan KCK, bölgede devlet otoritesinin yerine geçmeyi amaçlayan, talimat ile kurulmuş alternatif bir yapılanma olarak ortaya çıkmıştır. Bu yapılanma, bölgede korku ve şiddet uygulamakta, örgüte zorla eleman kazandırmakta, özellikle silahlı terör eylemlerini ve sivil itaatsizlik türü eylemleri organize etmekte, halk üzerinde oluşturduğu baskı ile terör örgütüne zorla para toplamakta ve halkımızı devlete karşı provoke etmektedir. Ayrıca devletimizin yasama, yürütme ve yargı erklerini etkisiz hale getirmeyi amaçlamaktadır. Devletimizin bekasının sağlanması, yasaların hâkim kılınması ve halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması için KCK’nın yargı önüne çıkarılmasının hayati önemi haiz olduğunu düşünüyorum.

PKK ile devletin bazı kademelerinin üçüncü ülkelerde bir süre öncesine kadar görüşmeler gerçekleştirdiği kamuoyuna yansıyan bilgiler arasındadır. PKK ile devlet görevlileri arasında yeniden bir görüşme yürütüldüğü iddiaları gündemdedir. Bu konudaki görüşünüz nedir? TSK bu çerçevede bir katkı sağlamakta mıdır?

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin böyle bir süreçle yakından uzaktan ilgisi yoktur, olamaz. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin vazifesi, hükümetin direktifleri doğrultusunda “teröristle mücadele” etmektir. Terörle mücadelenin güvenlik boyutu dışındaki faaliyetleri hükümetimizin yetkisinde olan konulardır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü sağlamak için yüzlerce yıllık devlet geleneği ve ortak akıl neyi gerektiriyorsa, onun yapılması gerektiği düşüncesindeyim. Atılacak her adımda, toplumsal hassasiyet ve değerlerimizin gözetilmesi; şehit ve gazilerimizin anılarına saygı duyulması yaşamsal önem taşımaktadır.

Irak’ın kuzeyinde konuşlanan PKK terör örgütüne yönelik düzenlenen son operasyonlara Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani ve Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, istihbari ya da başka düzeyde bir destek sağlamış mıdır? Peşmerge kuvvetlerinin PKK unsurlarını sıkıştırarak alan daralttığı bilgileri doğru mudur?

19 Kasım 2008’den itibaren Türkiye-Irak-ABD arasında üçlü mekanizma kurulmuştur. Üçlü mekanizmanın kuruluş amacı; Türkiye, Irak ve ABD’nin müştereken bölücü terör örgütü ile mücadelesi, terör örgütünün Irak topraklarını kullanarak Türkiye’ye saldırılan düzenlemesine mani olunması ve örgütün Irak’tan tasfiyesidir.

Bugüne kadar, Irak Merkezi Hükümeti ve IKYY’den henüz somut bir destek alabilmiş değiliz. Üçlü mekanizma kararlarının uygulanması için hükümetimizin gayreti devam etmektedir.

Kürtçenin eğitimde ve kamuda resmi dil olarak kullanılmasına ilişkin taleplerle ilgili görüşü nedir?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3. maddesinde göre devletin resmi dili Türkçedir. Ayrıca anayasanın 42. maddesinde, “Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez” hükmü mevcuttur. Bu kapsamda Türkçe, bu topraklarda yaşayan herkes için ortak bir paydadır. Eğitimde ve kamusal alanda farklı dillerin kullanılmasının toplumda ayrışma yaratacağını ve bu nedenle başka bir dilin eğitimde ve kamuda kullanılmasını uygun bulmuyorum.

 

Malatya’nın Kürecik beldesinde aralık ayı sonuna kadar aktif hale getirilmesi öngörülen erken uyarı radarında son durum nedir? Radar üssünde çalışacak ABD’li personel Türkiye’ye gelmiş midir? Üsteki ABD’li personel ile Türk personeli arasındaki eşgüdüm nasıl sağlanacaktır? Söz konusu merkezde görev yapacak general belirlenmiş midir?

ABD’nin NATO’ya milli katkısı olan füze savunma radarının Kürecik/Malatya’da konuşlandırmasına ilişkin faaliyetler ABD ve Türkiye arasında imzalanan anlaşmada belirtilen usuller çerçevesinde sürdürülmektedir. Radar üssünün komutanı bir Türk subayıdır. Radarın işletimi için tesiste ABD’li personel bulunmaktadır. Füze savunması komuta ve kontrolünde Almanya’daki merkezde görev alacak bir subayın general düzelinde olmasına yönelik faaliyetlerimiz NATO içinde yoğun bir şekilde devam etmektedir.

TSK’nın uzun tutukluluk konusundaki görüşü nedir?

Tutukluluk sürelerinin uzunluğu konusunda ülkenin en yetkili resmi makamlarının, sivil toplum kuruluşlarının, yazar ve yorumcuların görüş ve düşüncelerini kamuoyu ile paylaştıkları ve bu konuda büyük ölçüde toplumsal bir mutabakatın olduğu, ayrıca AİHM tarafından da durumun açıkça belirtildiği bilinmektedir. Ümit ederim bu yönde olumlu adımlar atılır.

Halen KKK’lığından 17, DZKK’lığından 25, HVKK’lığından 13 ve JGNK’lığından 3 general/amiral tutuklu bulunmaktadır. Söz konusu tutuklular mutlaka sistemi etkilemektedir. Tecrübeli personelin tutuklanmaları sebebiyle kadro görevlerinden uzak kalmalarının TSK’nın Anayasa ve Kanunlar ile üstlenmiş olduğu görevlerin ifasına olumsuz yansımaları olmaması için, imkanlar ölçüsünde gerekli tedbirler alınmıştır.

Türkiye’de tartışılmakta olan anayasa değişikliği konusunda TSK’nın genel kurumsal görüşü nedir? Bu görüşler ilgili makamlarla paylaşılmış mıdır? İletmeyi düşünüyor musunuz?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin anayasal bir kurumu olarak elbette ki anayasayla ilgili gelişmeleri takip etmekteyiz. Resmi olarak herhangi bir görüş sorulmamıştır. Ancak diğer bütün kurumlar gibi bizim de TSK’yı ilgilendiren hususlara ilişkin düşüncelerimiz var, bu düşüncelerimizi ilgili resmi kurumlara sunacağız. Bu safhada konu ile ilgili olarak basın aracılığıyla görüş açıklamamın uygun olmayacağını düşünüyorum.

Suriye’de Beşar Esad yönetimine karşı yaptırımların uluslararası kamuoyunda tartışıldığı bir dönemde TSK, tampon bölge oluşturulması ya da Libya örneğinde olduğu gibi uçuşa yasak bölge ilan edilmesi konularına nasıl yaklaşmaktadır? Halen Hatay’ın çeşitli bölgelerinde bulunan çadır kentlerde tutulan Suriyeli sığınmacıların artması durumunda TSK, sınırda ne gibi önlemler alacaktır?

Suriye’ye yönelik olarak uçuşa yasak bölge ilanı ya da tampon bölge oluşturulması gibi tedbirler, siyasi otoritenin alacağı kararlardır. TSK kendisine verilebilecek her türlü görevi yerine getirebilecek imkân ve kabiliyete sahiptir. Suriye’de yaşanabilecek olumsuzluklar nedeniyle, sınır komşusu olan ülkemize gelen sığınmacıların sayısında artış olabileceği değerlendirilmiş ve gereken tüm önlemler alınmıştır.

TÜM SORULAR VE CEVAPLARI İÇİN MİLLİYET

 

 

Bir cevap yazın