28 Şubat zihniyeti “Zulme” devam ediyor

İnsani Hak ve Hürriyetler Derneği (Hür Der), Gaziantep’te kızını okula almayan okul idareciler hakkında suç duyurusunda bulunmak için karakola giden Güllü Çevik adlı bayanının valilik istediği üzerine savcılık talimatıyla gözaltına alınmasını, İzmir’de başörtülü olarak okula gittikleri için 75. Yıl İlköğretim Okuluna sürgün edilen Melek ve Mümine Kalkan kardeşlerin ikinci defa sürgün edilmesini ve Kayseri’de İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin Milli Güvenlik dersinde başörtülü oldukları gerekçesiyle derse alınmamasını kınayan yazılı basın açıklaması yaptı.

Haklarını Sükûnetle Yürüten Bu İnsanlara Bürokrasi Çöreklenmiş

Gaziantep’te başörtülü kızını okula almayan idarecileri şikâyet için 155’i arayan Güllü Çevik adlı bayanın veli şikâyetini karakolda anlatması için karakola çağrıldığı belirtilen açıklamada, bu şekil oyuna getirilen bayanın karakolda savcı Medeni Efe’nin talimatıyla gözaltına alındığı ifade edildi.

Zulmün şahikasına varan bu uygulamanın iktidardaki hükümetin icraat tarihine kara bir leke olarak düştüğüne dikkat çekilen açıklamada, “Başörtülü insana ve çocuğuna uzanacak bir elin bu ülke tarihinde nelere yol açabileceğini iktidarın bilmesi gerekir. Gaziantep’te okulların açılışından beri sükûnetle ve yapılan zulümleri pek dışarıya yansıtmadan göğüslemeye çalışan -tespitlerimize göre- 17 ilköğretim öğrencisi ve ailesinin bu son uygulamayla sükûnetle yürüttükleri hak mücadelelerini başka şekle dönüştürmeleri istenmektedir. Şimdiye kadar tesettürlü giyim haklarını sükûnetle yürüten bu insanlar Gaziantep bürokrasisinde çöreklenmiş bir güç odağınca sürekli rahatsız edilip zulme uğratılmaktadırlar. Bu bürokrasi yasa, yönetmelik takmayıp keyfi bir muameleyle çocukların eğitim hakkını şimdiye kadar engellemişlerdir. Yönetmeliklerde olmayan keyfi bir muameleyle öğrencileri okula almama cezasıyla cezalandıran bu idareciler bununla yetinmeyip velileri çocuklarını okula göndermiyormuş gibi para cezasıyla tehdit etmekte çocuklarını getirip okula sokmak isteyen velileri de gözaltına aldırmaktadır” denildi.

İftiralara Maruz Kalıyorlar

Bu güç odaklarının, yakın zamanda Gaziantep’e gelen Milli Eğitim Bakanı’nı da menfi bilgilerle yanıltıp okula alınmayan öğrencileri ve ailelerini kötü niyetli ve provokatör olarak lanse ettikleri belirtilen açıklamada, en masumane tesettür giyim hakkını şimdiye kadar sağduyulu ve sükunetle talep edip okumak isteyen öğrenciler ve aileleri bu haklarından yoksun bırakılmak için iftiralara maruz kaldıkları ifade edildi. Hür Der olarak yapılan hukuksuzlukları ve keyfi muameleleri önlemek için Gaziantep eğitim bürokrasisiyle görüşmeler yapıldığı hatırlatılan açıklamada, “Onları keyfi davranmamaya, yönetmelikteki yaptırım maddelerine göre hareket etmeye yönelik yaptığımız çağrılar şimdiye kadar sözlü vaatlere rağmen gerçekleşmemiştir” denildi.

Yönetmelikteki Yaptırımları Uygulanmıyor

Başörtüsünün Allah’ın sadece üniversitelerde farz kıldığı bir emir olmadığına değinilen açıklamada, iktidar tarafından şimdiye kadar başörtü konusunda üniversite sonrası ve öncesine ve hatta üniversite sürecine ilişkin yasal bir düzenlemeye gidilmediğinin altı çizildi. Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi; “Yasal olarak düzenleme yapılmamasıyla beraber başörtülü insanların önündeki yönetmeliklerin yaptırımları dahi uygulanmamakta bu insanlar keyfi olarak kamusal alandan dışlanmakta ve yok sayılmaktadır. Yönetmeliklerde yaptırım ve disiplin maddeleri belirtilmesine rağmen bu maddelere dahi uyulmamaktadır. Yönetmelikte ‘aynı olumsuz davranıştan birden fazla yaptırım uygulanamaz’ maddesine rağmen İzmir örneğinde olduğu gibi Melek ve Mümine kardeşler ceza yedikten sonra bir daha aynı ceza ile cezalandırılmışlardır. Bununla da yetinilmeyip bu çocukların bütün derslerine bir verilerek kasıtlı olarak başka bir ceza daha verilmiştir.”

İktidarın Sessiz Kalması Acı Veriyor

Kayseri’de İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin Milli Güvenlik dersinde başörtülü oldukları gerekçesiyle derse alınmamasına da değinilen açıklamada, tamamen yersiz olan bir ders için yüzde 80’i kız öğrenci olan 2600 öğrencinin eğitim gördüğü bir okulda kızların zorla başı açtırılmaya ve açmayanlara yok yazdırılan bir milli güvenlik dersi zulmü işlendiği ifade edildi. Açıklamanın devamında, “Allah’ın tesettür emrine iman etmiş insanların inancına müdahale iktidarca görülmezlikten gelinmesi ve bu hakkı savunanların provokatör olarak nitelenmesi ayrı bir zulüm ve karalamadır. Yasaklardan daha yasakçı bir zihniyet henüz idari yapıdan kaldırılamamıştır. Yasak olmayan keyfi uygulamalara iktidarın sessiz kalması ayrıca acı vermektedir” ifadelerine yer verildi.

Başörtüsü ile ilgili yapılan bütün zulümleri ve bu zulme sessiz kalan tüm yetkilileri kınandıkları belirtilen açıklamada, “Allah’ın emirlerini küçümseyip yozlaştıran bir idare ve toplumun asla iflah olmayacağı unutulmamalıdır” ifadelerine yer verildi. (M. Salih Keskin – İLKHA)

 

Bir cevap yazın