Ha Gayret…!

Evet, nihayet kıvama geldik.

Kalplerimizdeki mezhepçilik gün ışığını görür görmez kabak çiçeği gibi açıldı.

Bizler; yani Sünni-Türkler, titredik ve kendimize geldik.

Meğerse Ortadoğu’da, ne orta doğusu bütün İslam dünyasında ne kadar kötülük, fitne, ihanet, münkerat varsa tamamı şu Şiilerin başının altından çıkıyormuş.

Ümmeti arkadan vurmuşlar, Irak’ta (ki bu vesileyle işgal sırasında orada bir şii yönetim olduğunu ebu Garip’teki işkenceleri de yine Şiilerin yaptığını öğrenmiş olduk) ABD ile birlik olup Müslümanları katletmişler.

Meğerse Irak’ta, Afganistan’da işgalden beri bombalanan onlarca Şii camii yokmuş, camide, pazarda öldürülen binlerce sivil Şii halkı katledenler, aslında bunu ümmetin selameti için yapan ve de ABD’ye karşı savaşan mücahitler/direnişçilermiş.

Dahası bu mücahitler/direnişçiler Sünnileri bombalarken de aslında ABD’ye karşı savaşıyorlarmış.

Lübnan’da, Filistin’de israile karşı tek kurşun atmayan bu mücahitler Filistin direnişini tekfir edip, Müslümanlara karşı cihat ilan ederken de aslında ümmetin maslahatını gözetiyorlarmış.

Ancak şiiler fitneleriyle bu “ direnişçi kardeşlerimizin yaptığı (binlerce sivil müslümanı havaya uçurmak gibi küçük ) hataları da makul bir düzeyde tartışma zeminini ortadan kaldır”mışlar.

Ancak biz ümmetçi Sünniler şu ana kadar bağrımıza taş basıp fitne çıkmasın diye Şiilerin bu kebairlerini fşa etmemişiz.

Şimdi de Suriye’deki Müslümanları Esed’le birlikte katlediyorlarmış ki buna karşılık artık bu gerçekleri açıklamak, bu fitneci şia tehlikesinin “kirli yüzlerini” ifşa etmek zorunda kalmışız.

Ümmete hayırlı olsun.

Bundan sonra herkes ayağını denk alsın, AKP iktidarında Sünni dünya bu fitneyi bertaraf edecek, İslam dünyasının liderliğine yine Sünnileri geçirecek.

Gerçi, istanbul’un göbeğinde çeçen liderlerin infaz edilmesine göz yummalarıyla, mavi Marmara’yı seçim malzemesi yapıp, seçimden sonra olayı örtbas etmeleriyle, yukarıda zikredilen “direnişçi” lerin afganistan’da savaştıkları NATO’nun jandandarmalığını , lübnanda, hizbullahı bitirmek için bulunan B.M. gücünün askerliğini yapmakla, incirlik’te malatya’da NATO ya yataklık yapmakla, Müslümanların kadim dostu Fransa ve abd ile birlikte Suriye’deki muhalefeti silahlandırıp bir iç savaşı tetiklemekle, ümmetin göz nuru Suudi rejimi ve katar’la kanka olup elele ABD nin stratejik ortağı olmakla biraz serzenişi hak ediyorlar.

Ama olsun; değil mi ki şia tehlikesine karşı göğüslerini siper ediyorlar, türkiyenin artık “stratejik derinlik”lerinde yüzecek kadar mahir olmuş “ıslahçı ve de ümmetçi” Müslümanları olarak bizlerde bu büyüklerimize gereken desteği verecek; her türlü hünerimizi göstereceğiz…

Ha gayret hele bir şu Suriye’yi de özgürleştirelim, İran ve hizbullahın başını ezip bölgemizdeki şia tehlikesini de etkisizleştirelim, sonrasında ABD ve SUUD la birlikte yeni bir “nesil”, “ıslah” olmuş bir ümmet meydana getireceğiz.

Ha gayret…

 

Bir cevap yazın