Dışarıda protesto, mahkemede beraat

Ankara’da oynanan basketbol maçında ‘Kahrolsun İsrail’ sloganı attıkları ve karşılaşma esnasında Filistin bayrağı açtıkları için haklarında tutuklama istemiyle dava açılan kardeşlerimiz beraat etti.

Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada savunma yapan Musa Yılmaz, Türkiye’nin Filistin’e yardım amacıyla gönderdiği Mavi Marmara gemisine İsrail’in zalimce saldırdığını belirterek, bu olaydan sonra İsrail’in Türkiye’ye gelmesini maç için bile olsa kabullenemediklerini söyledi.

Seslerini duyurabilmek için bilet aldıklarını ve maçın oynandığı spor salonuna izleyici olarak girmek istediklerini, ancak polisin izin vermediğini kaydeden Yılmaz, bunun üzerine dışarıda basın açıklaması yapıp dağıldıklarını ifade etti.

Alper Mutlu da İsrail’in Mavi Marmara gemisine yaptığı saldırıda gemide olduğunu dile getirerek, ‘‘Yaşanan zulme sessiz kalmamak için maçın oynanacağı yere gittim. Ben de Mavi Marmara gemisinde 2 kurşunla yaralandım. İsrail’in, o olayın ardından Türkiye’ye maça gelmesi bizi üzmüştür’‘ dedi.

Polisin, maçın yapılaca spor salonunun çevresine barikatlar kurup, biletlerinin olmasına rağmen kendilerini salona almadığını savunan Mutlu, polisin uyarısının ardından dışarıda basın açıklaması yaparak dağıldıklarını kaydetti.

Mahkeme, suç vasfının oluşmadığı gerekçesiyle kardeşlerimizin beraatine karar verdi.

DIŞARIDA “KAHROLSUN İSRAİL” SLOGANLARI YİNE YANKILANDI

Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu, siyonist rejim voleybol takımını protesto ettikleri için yargılanan mülümanların duruşmasındaydı.

Ankara adliyesi önünde düzenlenen protesto eyleminde, Murat Ekinci tarafından okunan basın açıklamasında “Filistin Dostları olarak açılan bu ve benzeri davaların bizleri sindirmeyeceğini ve yıldırmayacağını, İsrail zulmünü sürdürdüğü müddetçe sesimizi duyurabileceğimiz tüm platformlarda çok daha yüksek sesle zalimi ve zulmünü lanetlemeyi sürdüreceğimizi buradan açıkça beyan ediyoruz” denildi.

Siyonist rejim İsrail bayrağını da ateşe veren müslümanlar, İsrail karşıtı sloganlar attı

BASIN AÇIKLAMASI METNİ:

Bismillahirrahmanirrahim.

Kayseri’de oynanan basketbol maçında ‘Kahrolsun İsrail’ sloganı attıkları ve karşılaşma esnasında Filistin bayrağı açtıkları için haklarında tutuklama istemiyle dava açılan ve hakim karşısına çıkan gençlerin ardından Ankara’da da benzer bir hukuk skandalı yaşanıyor.

24.07.2010 tarihinde Ankara’da İsrail ile Sırbistan arasında oynanan voleybol maçını izlemek ve İsrail takımını Mavi Marmara gemisine düzenlenen operasyon dolayısıyla protesto etmek isteyen Filistin davasına duyarlı vatandaşlar, çevik kuvvet ekipleri tarafından biletleri olduğu halde salona alınmamıştı. Bunun üzerine grubun barikat önünde beklemeyi sürdürerek salon dışında protestosunu gerçekleştirmesi nedeniyle 19 kişi hakkında fezleke düzenlenerek haklarında 2911 sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşü kanunu 32/1 maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle iddianame hazırlandı. Bugün bu 19 arkadaşımız 4.5 yıl hapis cezası istemi ile hakim karşısına çıkacaktır. İfade tutanaklarında kişilerin biletlerinin olduğu, polis zoru olmadan kendi istekleri ile dağıldıkları sabit iken, polise karşı her hangi bir fiziki müdahale olmadığına dair tutanaklar varken böyle davaların gündeme gelmesi, İsrail zulmüne karşı bu dava için iddianame hazırlayan savcıya öncelikle şunu hatırlatmak isteriz ortada bir suçlu varsa;

1) 1948’den bu yana sistematik bir işgalle Filistin topraklarını bilfiil işgal eden,

2) O tarihten bu yana sivil halkı kadın, çocuk demeden sistematik bir şekilde soykırıma tabi tutan,

3) Gazze’yi hak ve hukuk tanımaksızın ambargo ile adeta bir açık hava hapishanesine çeviren,

4) Gerek batılı ülkelerden, gerekse kendi vatandaşlarından Filistin davasına destek olmak üzere bilfiil çalışan insan hakları aktivistlerinin (Rachel Corrie ve Tali Fahima gibi) canlarına ve hürriyetlerine kasteden,

5) Ambargoyu denizden delmek üzere 7 gemiden oluşan bir filo ile yola çıkan ve dünyanın pek çok ülkesinden aktivisti taşıyan insani yardım gemisi Mavi Marmara’ya saldırarak 9 vatandaşımızı şehit eden Siyonist İsrail devletidir suçlu olan…

Suç ve fail bu denli ortadayken, sadece bir kısmını dile getirdiğimiz suçların faili henüz hiçbir şekilde cezalandırılmamışken, suçluyu ve suçunu ifşa etmek ve bu devlet terörünü lanetlemenin suç addedilmesi düşündürücüdür.

İddianameyi hazırlayan savcı adeta İsrail’in işlediği insanlık suçunu meşrulaştırmaktadır. Umuyoruz ki davaya bakan hakim bu duruma ortak olmayacaktır.

Filistin Dostları olarak açılan bu ve benzeri davaların bizleri sindirmeyeceğini ve yıldırmayacağını, İsrail zulmünü sürdürdüğü müddetçe sesimizi duyurabileceğimiz tüm platformlarda çok daha yüksek sesle zalimi ve zulmünü lanetlemeyi sürdüreceğimizi buradan açıkça beyan ediyoruz.

Zulmü teşhis ve teşhir etmek, lanetlemek hiçbir dönemde suç olmamıştır. Zulmün tanıkları bugün sanık koltuğunda. Sormak istiyoruz peki asıl sanık sandalyesinde oturması gerekenler nerede? İnsanlık için sesini yükseltenler ve insanlık suçu işleyenler… Suçlu kim?

ANKARA İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ PLATFORMU

(İHH ANKARA, MAZLUMDER ANKARA, İLKDER, VAHDET VAKFI)

 

Bir cevap yazın