Konya direnişin 239. haftasında

Yaratıcımız, yaşatıcımız ve yöneticimiz Allah (c.c) “Zalimlere meyletmeyin, yoksa ateş sizi de kaplar” buyurarak din, ırk, mezhep ve meşrep taassubu gözetmeden daima haklıdan ve mazlumlardan yana olmamızı emretmektedir.

Nasıl bir hale getirildik, görmememiz gerekenleri görür söylememiz gerekenleri söyler yapmamamız gerekenleri yapar bir haldeyiz. Hangisinden başlasak Suriye’ye bakıyoruz herkesin bir hesabı var. Güç odakları kurdu kuzu kuzuyu kurt gösterme gayretinde. Bir komutan var özgür Suriye ordusunda. Beyanatlarında Esed’i devirdikten sonra İsrail’i tanıyacaklarını, İsrail sınır güvenliğinin kendileri için önemli olduğunu ve zalim baascı Esed’in devrilmesinden sonra en büyük mücadelelerinin İslamcılarla olacağını beyan ediyor.Tabi buradaki İslamcılar Müslümanlar olduğu herkes tarafından bilinmektedir.Bu malumun ilamıdır. 

Devletin yetkili ve etkili erkânı tarafından bu beyanları yapan din karşıtlığını açıkça ifade eden Suriyeli albaya desteklerini açıkca beyan ediyorlar. Biz diyoruz ki hiçbir reel politik durum malum şahsı ve açıklamalarını ve onu desteklemeyi haklı göstermez. Mazlum Suriye halkı Esad zulmünden kaçarken başka bir İsrail ve AMERİKAN emperyalizminin yerel bekçilerinin kucağına itilmesine karşı olduğumuzu bir kez daha beyan ediyoruz. Ve diyoruz ki Arap yarımadasındaki kıyamı Arap baharı olarak adlandıranlar Suriye deki ve dünyanın farklı coğrafyalarındaki kıyamları da farklı isimlerle dillendirip ümmetin onlara olan teveccüh ve desteklerini en aza indirgeme çabası ve gayreti içerisindedirler.

Bu tavır onların geleneksel tavırları.Biz bu filmleri daha önceleri çokça seyrettik.Suriye dostları konferansının uluslar arası emperyalist güçlerin desteğiyle oluşması ve neticesinde almış olduğu kararların hiçbir bağlayıcılığının olmaması kör dövüşünü anımsatmaktadır.Uluslararası Suriye’nin dostları toplantısına katılan ülkelerin ve liderlerinin samimi olmadıkları inancındayız.Bundan dolayıdır ki Suriye dostları grubunun aldığı kararları ve alacağı kararları asla kabul etmiyoruz.Türkiyeli Müslümanlar olarak ümmet olma bilinciyle Suriyeli mazlum ve Müslüman halkın her zaman yanında olacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz.

Sevgili Dostlar;

Hükümetin eğitim reformu olarak çıkardığı 3*4 zorunlu eğitim sistemine bazı stkların tam destek hep destek mantığıyla yaklaşmaları ve bazılarının da karşı çıkması tam bir belirsizliği ifade etmektedir. En önemli boyutu da zorunluluğun halen devam ediyor olması ve insanların inançlarına dair beklentilerinin karşılanmamış olmasıdır. Bu belirsizliğin giderilmesi ve insanların aydınlanması bunu çıkaran hükümetin öncelikli meselesi olmalıdır. Bu iş ben yaptım oldu mantığıyla asla yapılacak bir şey değildir. Eğitim reformu içerisinde yetersizde olsa Kuran ve Siyer derslerinin seçmeli olması önemli bir gelişme olmakla birlikte yeterli görmediğimizi dini inançlarından dolayı kadın erkek herkesin istediği şekliyle eğitim ve öğretim görmesini ve kişilerin kılık kıyafetine karışılmamasını da talep ediyoruz.

Netekim dava başladı.Türkiye Cumhuriyeti yakın tarihinin en karanlık sayfalarından birisi ile yüzleşmeye başladı.Sağcısıyla solcusuyla İslamcısıyla tüm ülke halkını ilgilendiren bu dava en hızlı ve en şeffaf şekilde sonuca bağlanmalıdır.Asla savsaklanmamalıdır.Konu 90 yaşındaki 2 adamın mahkum edilmesi değil zulüm ve işkenceci zihniyetin yargılanıp mahkum edilmesidir.Biz bunu böyle anlıyor ve böylece sorgulanmasını istiyoruz NETEKİM.

Zulmün sona erip hayatın ahlak sınırları içerisinde şekillendiği tevhit ve adalet üzere kurulu bir dünyada yaşama umudu ile hepinizi 240. Haftada aynı yer ve saatte buluşmak üzere Allaha emanet ederiz.

KONYA İNANÇ ÖZGÜRLÜKLERİ PLATFORMU

16 CEMAZİYEL EVVEL 1433

07 / NİSAN / 2012

 

Bir cevap yazın