Suriye’de ölüm, BM’de uyarı, Paris’te konferans…

Suriye’de Annan Planı sonrası ateşkes süreci başlasa da Esed rejimi ve muhalifler arasındaki silahlı çatışmaların yaşanması, ölümlerin artmasıyla sonuçlanıyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-mun da Suriye yönetiminin geçen hafta yürürlüğe giren barış planınındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini söyledi.

Ateşkesin ilan edildiği 12 Nisan’dan bu yana çatışmaların önemli ölçüde azaldığını belirten Ban Ki-mun, ancak son günlerde şiddetin yeniden tırmanmaya, ölü ve yaralı sayısının artmaya başladığını vurguladı.

Suriyeli muhalifler, ülkenin değişik kentlerinde muhaliflere karşı düzenlenen operasyonlarda ve çıkan gösterilerde Esed’e bağlı güvenlik güçlerinin açtığı ateşte ölü sayısının 31’e yükseldiğini duyurdu.

PARİS’TE KONFERANS

Kendilerine “Suriye dostları” adını veren devletler ise Paris’te toplanıyor. Türkiye’nin yanı sıra ev sahibi Fransa, ABD, Almanya, Katar, Suudi Arabistan, Fas, Ürdün, Mısır dışişleri bakanı seviyesinde katılacak.

İngiltere, İtalya, BAE, Kuveyt ve Tunus yine toplantıya katılacak diğer ülkeler arasında yer alıyor.

Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe, toplantı dolayısıyla yaptığı açıklamada, ”Şam rejimine Annan planını uygulaması yolunda güçlü ve kararlı bir mesaj göndermek istediklerini” belirtti.

NATO’NUN DA GÜNDEMİNDE

Suriye’deki süreç NATO’nun da gündemindeydi. Toplantıya katılan T.C. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kofi Annan’ın sunduğu ve Şam’ın kabul ettiği ateşkesin ardından çoğu sivil 196 kişinin öldüğünü belirterek, “Umarım yeni gözlemciler etkin bir denetim kurarlar ve ateşkes uygulanır. Bunun için üç kriter var. Ağır silahlar tamamen kışlalarına geri dönmeli. Süreç etkin ve tüm ülkeyi kapsayan gözlemci yapısıyla denetlenmeli. Barışçı gösterilerin yapılabilmesine imkan tanıyacak bir ortam oluşturulmalı.” dedi. 

Halkın taleplerini dile getirememesinin mevcut statükonun rejim lehine tescillenmesi anlamına geleceğini belirten Bakan, “Görebildiğimiz kadarıyla Suriye yönetimi zaman kazanmaya yönelik tavır sergiliyor.” dedi.

NATO MÜDAHALE ETMEYECEK

NATO dışişleri ve savunma bakanları ortak toplantıları sırasında basına konuşan Rasmussen ise Suriye’deki gelişmeleri değerlendirerek, ”Suriye’deki durum muhakkak endişe kaynağı. Suriye’de kan akmasından derin üzüntü duyuyor, sivillere baskıyı şiddetle kınıyoruz. Müttefiklerimizden birisi Türkiye’nin Suriye’ye komşu olması bir diğer endişe kaynağımız ve bu ülkede yaşananlar Türkiye’yi pekala etkiliyor. Durumu elbette yakından izliyoruz fakat Suriye’ye müdahale niyetimiz yok, eyleme geçmeyi düşünmüyoruz” diye konuştu.

Rasmussen, Türkiye’nin NATO anlaşmasının dördüncü ve beşinci maddelerini işleterek dış tehdit ya da saldırı altında olduğu şeklinde bir taleple gelmesi halinde ne yapacaklarının sorulması üzerine ”Eğer herhangi bir müttefikimizden güvenlik durumuyla ilgili danışma talebi gelirse çok açık kurallarımız var ve stratejik konseptimizde bunlar açıkça düzenlenmiş. Herhangi bir NATO üyemizin gündeme getireceği her konuda danışmalara hazırız. Fakat şu ana dek herhangi bir talep almadık. Süreci yakından takip etmeyi ve gözetlemeyi sürdürüyoruz” ifadesini kullandı.

MUHALİFLER ESED SONRASINI ANLATTI

Suriye’deki muhalif gruplardan Suriye Ulusal Konseyi araştırma ve iletişim merkezi yöneticisi  Usame Munayed ise Esed rejimi hayata geçirmek istedikleri projeleri şu sözlerle anlatıyor:

“Ulusal bir uzlaşma projesi planlıyoruz. Burada Güney Afrika modelini örnek alıyoruz. Ayrıca anayasa ile ilgili olarak Almanya’ya ve farklı etnik ve dinî grupların bir arada yaşadığı ülkelerin anayasalarına bakıyoruz.”

İRAN İLE İLİŞKİLER DEĞİŞECEK 

Usame Munayed ülkenin dış politikasını da değiştirmek istediklerini belirtiyor. İran’ın Suriye’ye silah, teknoloji ve personel konusunda destek sağladığını ve Esad’ın kendi halkını öldürmesine yardım ettiğine işaret ediyor.

Suriyeli muhalif, ülkesinin başta İran ve Hizbullah ile olmak üzere yıkıcı ittifaklar içinde olduğunu belirterek bunlarla ilişkilerin değişmesi gerektiğini ifade ediyor. Ancak İsrail ile ilişkilerde çok büyük bir değişiklik beklenmemesi gerektiği yönünde de sinyaller veriyor: “Toprak işgal ettiler. İşgal altında bulunan Golan Tepeleri’nin Birleşmiş Milletler kararlarına göre Suriye’ye geri verilmeleri gerekiyor. Bu meselede Suriye tarafını temsil eden, tüm ülkenin desteğini alan demokratik ve meşru bir müzakereci olmalı. Bu, Suriye halkının umutlarını ve iradesini temsil etmeli. Ancak henüz bir şeyler söylemek için erken.”

PLATFORM HABER

 

 

Bir cevap yazın