Ankara’da 324. hafta eylemi

Askeri otoritenin “bu ülkenin sahibi benim” edası ile topluma askeri nizam verme çabası darbeler. Her bir darbenin ülkeyi en az 10 yıl geri götürdüğünü düşünecek olursak yapılan darbelerin bu ülkeye nasıl acı bir reçeteye mal olduğunu daha net görmüş olacağız. Özelde bu darbelerin birinci dereceden mağdur ettikleri, genelde ise askeri vesayete karşı olan halkın uzun zamandır beklediği darbelerle ve darbecilerle hesaplaşma günü nihayet geldi.

12 Eylül darbesinin faillerinin yargılanmaya başlanmasının ardından, yakın dönemde özellikle mütedeyyin kesimi hedef alarak yapılan 28 Şubat postmodern darbesinin faillerinin tek tek adalet karşısında hesap vermek üzere derdest edildiklerine şahit oluyoruz. Toplumda, kurgulanmış bir takım senaryolarla irtica paranoyası oluşturularak, bunun üzerinden din/diyanet adına ne varsa ortadan kaldırma ve tahrif etme harekatı olarak nitelendirilebilecek olan 28 şubat, ardında maddi ve manevi zarar görmüş binlerce mağdur bırakmıştır.

Halkın teveccühü ile iktidara gelmiş bir hükümetin düşürülmesi, dönemin başbakanıda dahil kimi bakan ve milletvekillerine ağır hakaretler edilmesi, eşleri örtülü olduğu veya ibadet ettikleri için “disiplinsizlik” maskesi altında ordudan atılan 3600 civarında çeşitli rütbelerde asker, İmam Hatip Okullarının önünde dayak yiyen ve tutuklanan orta okul ve liseli çocuklar, 28 Şubat sonuçlarından biri olan YÖK genelgesi ile üniversitelerde başörtüsü yasağına muhatap olan binlerce öğrenci bunların en bilinenleri.

Ordudan atılan askerlerin iş bulmada ve buna bağlı olarak ailelerinin geçimini sağlamada yaşadıkları güçlükler, toplumdan tecrit edilmenin yaşattığı manevi travmalar şüphesiz telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurmuştur. Başörtüsü yasağına muhatap olan, ikna odalarında psikolojik baskıya maruz kalan, okullarını bırakmak veya başlarını açmak arasında seçim yapmaya zorlanan genç kızların her biri bugün orta yaşlarda. İmam Hatip Okulu mezunu olduklarından dolayı kat sayı zulmü ile üniversite hayalleri yok edilen gençlerin ruh dünyası. Bu genç beyinlere kaybettirilen yıllar aslında bu ülkenin kaybıdır. Bu süreçte bir kısım genç beyin Avrupa’ya göçmüş bir kısmı ise atıl konumda evlerine hapsedilmiştir.

Bir yandan “baba bizi okula gönder” kampanyası düzenleyenler, babaların değil dekanların, rektörlerin, öğretim görevlilerinin kızların eğitim haklarını ellerinden aldığını görmezden gelmiştir. Dersine giren öğrenciyi robokoplar eşliğinde dışarıya attırarak diğer öğrencilerin eğitim haklarını engellediği gerekçesi ile yargılanmasına neden olan öğretim görevlisinin eğitim hakkını engellemekten yargılanmasının günü gelmiştir. Halka habis ur ve karanlıktan korkan yarasalar diyen sözde hukuk adamlarının adalet önüne çıkma günü gelmiştir. Elindeki medya ve sermaye gücü ile halkı aşağılayan hortumcu iş adamlarının hesap verme günü gelmiştir. Ülkeye balans ayarı çekenlerin adalet önünde işledikleri fiilin hesabını verme günü gelmiştir.

Başta CHP olmak üzere kimi muhalefet partileri ve 28 şubat yardakçılarının intikam hırsı ile hareket ediliyor yaftalamalarına karşın. Mazlumun ahı yerde kalmamalıdır, kalmayacaktır. İntikam adalet önünde aranmaz. Velev ki aransın herkes işlediği cürümün karşılığını alacaktır. Bu dünyada olmazsa ruz-i mahşerde.

Bizler biliyoruz ki bu darbeler 3-5 kişinin mahsulü değildir. Bu sürecin mağdurları olarak Çevik Bir ve avanesi olan birkaç rütbelinin yargılanmasından daha fazlasını istiyoruz. Bu darbeye çanak tutan ve bilfiil destekleyen sivillerinde yargı önünde hesap vermesini talep ediyoruz. Darbenin medya mensubu ve özellikle akademisyen destekçilerinin, darbeye gerekçe olarak hazırlanan senaryonun ortaya konmasında rol alan herkesin sanık sandalyesinde yerini almasını bekliyoruz.

Öte yandan YGS sonucu dün açıklandı. Yüzlerce gencimizin hayatına yön vermek amacıyla girdiği sınavdan birinci olarak Sümeyye Nur Satin çıktı. Sümeyye’nin başörtülü bir genç kız olması 28 Şubat yandaşı Doğan Haber Ajansının sansürüne uğramasına neden oldu. Ajans birinciye dair tek kare görüntü yayınlamadı. Sümeyye başarısı ile 28 Şubat failleri ve destekçilerine okkalı bir tokat indirmiştir. Bizler Sümeyye’yi tebrik ediyor ve bize bu süreçte böylesine bir gurur yaşattığı için kendisine teşekkür ediyoruz. Malum kesimlerin yok saymasının onun başarısını gölgelemeyeceğini ifade etmek istiyoruz.

A.İ.Ö.P Adına

Ankara İHH Yön.Kur.Ü.

Serkan CODAL

 

Bir cevap yazın