Sakarya’da 346. hafta eylemi

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu’nun 346. hafta basın açıklamasını 28 Şubat döneminde Batı Çalışma Grubu tarafından fişlendiği bilgisi ortaya çıkan Sakarya Dayanışma Derneği yaptı. O dönem platform statüsündeki derneğin sözcüsü Kadrican Mendi “Dönemsel gibi görülen ve “darbecilik” olarak adlandırılan sorunun kökü çok daha derinlerde olan, mahiyeti çok daha ciddi bir yönü var. 2000’lere kadar askerler eliyle kotarılan, günümüzde ise “sivil” unsurlarla devam eden sorun aslında çok net bir şekilde “kutsal devlet” in korunması ve kollanması anlayışıdır. “Kutsal devlet” değişmez ancak bileşenleri değişir. İktidar koltuğunu eline geçirenler kendilerine, devirdiklerinden ve tabii halkın geri kalanından “devlet”i koruma ve kollama vazifesini çıkarırlar… Bu yüzden çıkar guruplarının aktörleri değişse de ”devlet iktidarı” hiç değişmez..” denildi.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu 346. hafta basın açıklaması

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu 346. hafta basın açıklaması

28 Şubat soruşturması, gözaltı ve tutuklamalarla devam ediyor.

Ancak tıpkı 12 Eylül davasında olduğu gibi 28 Şubat’ta da sadece dönemin aktörleri üzerinden görülen hukuki bir hesaplaşma var.

Oysa ki dönemsel gibi görülen ve “darbecilik” olarak adlandırılan sorunun kökü çok daha derinlerde olan, mahiyeti çok daha ciddi bir yönü var.

2000’lere kadar askerler eliyle kotarılan, günümüzde ise “sivil” unsurlarla devam eden sorun aslında çok net bir şekilde “kutsal devlet” in korunması ve kollanması anlayışıdır.

“Kutsal devlet” değişmez ancak bileşenleri değişir.

İktidar koltuğunu eline geçirenler kendilerine, devirdiklerinden ve tabii halkın geri kalanından “devlet”i koruma ve kollama vazifesini çıkarırlar.

Bu yüzden çıkar guruplarının aktörleri değişse de ”devlet iktidarı” hiç değişmez.

28 Şubat soruşturmalarıyla yeniden gündemi işgal eden “Darbeler”le hesaplaşma iddiasının atlanılan bir yönü daha var.

Nasıl oldu da bir avuç “darbeci” milyonlarca cemaat mensubu ya da dindar vatandaşı bu kadar kolayca hırpalayabildi.

Bunun üzerine durup biraz düşünmek lazım.

Darbecilerin verdiği emirleri uygulayan, ilahiyat fakültesi dekanlarını, imam hatip lisesi müdürlerini, milli eğitimin muhafazakâr müfettişlerini hatırlamak ve hatırlatmak lazım.

28 Şubat yasaklarının en cevval uygulayıcılarının bazı dindar-muhafazakar kadroların olduğu gerçeğini unutmamızı bizden kimse beklemesin!

Cemaate vaaz verirken mangalda kül bırakmayan ancak zoru görünce Başörtüsünü dahi savunmaktan imtina edenler, devletle karşı karşıya gelmemek için kırk türlü takla atanlar, Müslümanca bir duruşu, direnişi savunanları provakatör ilan edenler, işyerindeki başörtülü personeli çıkaran, okulunu bırakmak zorunda kalan başörtülüleri köle kadrosundan ya da ikinci eş olarak istihdam edenler, başörtüsünün teferruat olduğu fetvasını verenler hala aramızda dolaşıyorlar.

Ve hiç utanmaksızın herkesten önce darbecilere veryansın ediyorlar.

Ve hiç utanmaksızın o zaman darbe hükümetlerini destekledikleri gibi şimdi de mevcut hükümeti destekliyorlar.

Arkadaşlar, sözünü namusu bilen siz platform üyeleri, sizler herkesin mazeret beyan ettiği günlerde darbecilere karşı meydandaydınız.

O gün sözünüzü sakınmadan söylediniz ve bu günde aktörler değişse de doğası değişmeyen devlet iktidarına karşı doğru olanı söylemek ve söylediğinizin arkasında durmak zorundasınız.

28 Şubat’ı bitirdiğini söyleyen iktidar halen ilköğretim ve liselerdeki başörtüsü yasağını uygulamaya devam etmektedir.

Kamu alanında çalışanlara dönük başörtüsü yasağı devam etmektedir.

Üniversitelerdeki kısmi serbestlik ise tamamen hükümetin iş başında olması kaydı ile sürmektedir.

Velhasıl-ı kelam28 şubat’ın başörtüsü yasağı mevcut hükümet eliyle devam etmektedir.

O zaman askerin karşısında bu gerçekleri söyleyen bizler bugün de gerçekleri söylemek zorundayız.

Yasağın karşısına dikildiğimiz için, o zaman askere göz kırpıp bizi provokatör ilan edenler, aynı yüzsüzlükle biliyoruz ki bu günde bizden rahatsız olmaktalar.

Ve rahatsız olmakta da haklılar; çünkü tüm bu ikiyüzlülüğü, çürümüşlüğü, iktidar karşısındaki ubudiyeti eleştirmeye devam edeceğiz.

Yüce İslam’ın bir takım küçük adamların küçük hesaplarına malzeme edilmesine göz yummayacağız.

Aziz dostlar, Türkiye’nin stratejik ortağı olduğu ABD İslam dünyasındaki katliamlarına devam ederken, komşumuz Suriye üzerinde ısrarla bir müdahale gayreti içinde olan hükümeti buradan uyarıyoruz:

Kamuoyunun gözünü boyayarak, orada akan kanı gerekçe göstererek yapmayı planladığınız müdahale hem sizin iktidarınızın hem de Türkiyeli Müslümanların İslam dünyasındaki itibarının sonu anlamına gelir.

Hükümet olarak orada kanın durmasını istiyorsanız yönlerdirmekte olduğunuz muhalif gurupları Annan’ın ateşkes planına uymaları için zorlayınız.

Son olarak İslami kamuoyuna özellikle, Hükümet’e yaranma gayretinde olan bazı gruplara Müslümanca sorumluluğumuz gereği uyarıda bulunmak istiyoruz.

Bugün 28 Şubat’ın ayağa düşmüş aktörlerini kendinize ibret alınız.

Bin yıl süreceğini sandıklarını iktidarlarını, on beş senede yeni aktörlere bıraktılar.

Bütün hesabını hükümetin bekasına bağlayanların bu gerçek üzerine düşünmelerini salık veriyoruz.

Hükümetlerin ötesindeki “iktidar” meselesini doğru algılayamayanları, değişen hükümetlerle birlikte, izzetlerini de yitirerek mahvolmamaları için buradan uyarıyoruz.

Uyarmaya devam edeceğiz.

Rabbimiz bizleri imanımıza zulüm bulaştırmaktan muhafaza et.

Ayaklarımızı hak üzere sabit kıl.

Amin.

SAKARYA ADALET GİRİŞİMİ BAŞÖRTÜSÜ PLATFORMU adına

Sakarya Dayanışma Derneği

 

Bir cevap yazın