Uludere katliamı örtbas edilmek isteniyor

Genelkurmay Başkanlığı34 köylünün öldürüldüğü Irak sınırındaki Uludere/Roboski katliamına ilişkin soruşturmayı yürüten Diyarbakır Özel Yetkili Başsavcılığı’na, gerekli belgeleri hâlâ göndermedi. İnsansız Hava Araçları’nın (İHA) görüntüleri ile yetinmeyen savcılık, bombardımanı yapan F-16 savaş uçaklarının kamera kayıtlarını da istedi.

Adlî kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Genelkurmay ve yerel askerî birlikler, savcılığın talep ettiği yazılara yanıt vermedi. Savcılığın yazı ile sorular yönelttiği birlikler arasında Şırnak’ın Şenoba İlçesi 22’inci Jandarma Tugay, Şırnak Merkez 23’üncü Jandarma Sınır Tümen, Batman ve Van Jandarma Asayiş Kolordu, Diyarbakır 7’inci Kolordu, Malatya 2’inci Ordu Komutanlıkları yer alıyor. Soruşturma ile ilgili incelemesini derinleştiren savcılık bombalamayı gerçekleştiren savaş uçaklarının Diyarbakır’dan havalandığını tesbit etti. İHA’ların görüntülerini inceleyen savcılık, bunu yeterli bulmadı ve 34 sivili bombalayan savaş uçaklarının kamera kayıtlarını da talep etti. Savcılık ayrıca katliama ilişkin basında yer alan açıklama ve farklı iddiaları da mercek altına aldı.

Kürkçü : Köylülere ifadenizi ‘geri çekin’ baskısı var!

Kürkçü, Roboski katliamının üzerinden geçen 4,5 ayı değerlendirdi. Köylülerin baskı altında olduğunu belirtti.

Katliamın üzerinden 135 gün geçtiğini hatırlatan Kürkçü, “Katliamın sorumluları yerine Uludere köylüleri yargılanıyor, kovuşturuluyor ve baskı altında şikâyetlerini geri çekmeye zorlanıyor” dedi.

Kürkü, açıklamada şu ifadelere yer verdi: “28-29 Aralık 2011 gecesi Şırnak ili, Uludere ilçesi Irak sınırında yapılan hava harekâtı sonucu meydana gelen ölüm olaylarını incelemek üzere kurulan alt komisyonun üyesi olarak kendilerini Roboski köyünde dinlediğim köylülerden, bize ilettikleri tepkileri kamusal alanda da ifade etmeye başladıktan sonra yerel, askeri ve adli makamların giderek artan baskılarına maruz kaldıklarını öğreniyorum.

Kürkçü, Radikal Gazetesi yazarlarından Ezgi Başaran’ın bugünkü sayısında kaleme aldığı yazıyla bu haberlerin doğrulandığını ifade etti. Kürkçü,” Aralarında bana ulaşarak sorunlarını ileten Veli Encü’nün de bulunduğu köylülerin Uludere alay komutanınca ‘Bunu unutun, kapatın’ denilerek şikâyetlerini geri almaya zorlandığı Başaran’ın haberinde açıkça belirtiliyor” diye konuştu.

Şu ana kadar hiçbir kamu görevlisinin adli makamlarca sorgulanmadığını hatırlatan Kürkçü, “Ancak köylülerin bana anlattıklarına göre Uludereli gençler her gün, cenaze töreni sırasında ilçe kaymakamını tartakladıkları bahanesiyle sorguya çağrılmakta, aile büyükleri arzuları hilafına korucu olarak göreve çıkmaya zorlanmakta ve evlatlarının ölümünün sorumluların bulunması için yaptıkları şikâyeti geri almaları için baskı görmektedirler. Son olarak üniversite öğrencisi Cabbar Yılmaz bir video kaydında suretinin görünmesi bahane edilerek Uludere kaymakamını ‘öldürmeye tam teşebbüs’ suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine konulmuştur” dedi.

Geçen zamanda mağdurların suçluya dönüştürüldüğü bir hak ihlalleri dönemine girildiğini kaydeden Kürkçü, tüm duyarlı kesimi Roboski halkının sorunlarına ilgi göstermesini ve sorumlular ortaya çıkıncaya kadar dayanışmayı sürdürmeleri gerektiği çağrısında bulundu.

Kürkçü ayrıca, hukukçuların, insan hakları savunucularının ve katliama karşı duyarlı olan herkesin sorumluların ortaya çıkarılması için gösterdikleri dayanışmadan ötürü teşekkürlerini

Taraf

 

 

Bir cevap yazın