Yargıda takvim hâlâ 12 Eylül’ü gösteriyor

Sakarya Dayanışma Derneği Yakup Köse, Cihan Kırmızıgül, Güllü Çevik ve Mustazaf-der kararlarının adaletle değil önyargıyla alındıklarını belirtti

Son günlerde art arta gelen mahkeme kararları, 12 Eylül ve 28 Şubat zihniyetinin yargı sürecinde hâlâ yürürlüğünü koruduğunu göstermiştir. 28 Şubat sürecinde 14 yaşındayken tutuklanan, idamla yargılanan ve 14 yıl haksız yere hapis yatan Yakup Köse, hakkını arama mücadelesine başladığı anda hakkında açılan eski bir davanın Yargıtay tarafından anında onanması dikkat çekicidir. Cezaevinde yattığı 1999 yılında, “Allah, Bismillah, Allah-u Ekber” dediği için DGM tarafından hakkında 1 yıl hapis cezası verilen Yakup Köse’ye yönelik bu tavır, mevcut sistemden adalet değil zulüm neşet ettiğini göstermektedir.

Aynı durum, hakkında herhangi bir somut delil olmamasına rağmen, sadece taktığı puşiden ötürü gözaltına alınan ve hukuksuzluklarla dolu yargılama süreci sonunda hakkında 11 yıl hapis cezası verilen Cihan Kırmızıgül için de geçerli. İlk karar 28 Şubat, ikinci karar ise 12 Eylül zihniyetinin hâlâ diri olduğunu göstermektedir. Türkiye’de yargılama süreci, hâlâ topluma karşı devleti koruma güdüsüyle işlemekte, siyasi davalarda neredeyse yargılı infaz yapılmaktadır.

Güllü Çevik ve Mustazaf-der davalarının sonuçları ise hiç şüphesiz 28 Şubat sürecini çağrıştırmaktadır. Başörtülü olarak ilköğretime devam eden öğrencisinin hakkını arayan, yasakçılar hakkında suç duyurusu bulunduğu bir vasatta kendisi adeta suçluymuş muamelesi gören anne Güllü Çevik’e 2 yıl 10 ay hapis cezası verilmesinin adı ancak ve ancak zulüm olabilir.

Mustazaflar İle Dayanışma Derneği (Mustazaf-Der) hakkında açılan kapatma davasının Yargıtay tarafından onanması, hukuksuzluğun sistematik bir hâl aldığını göstermesi açısından endişe vericidir. Kararlar adil bir yargılama ile değil önyargılarla verilmekte, ortaya çıkan sonuçlar darbe dönemlerini aratmamaktadır.

Sakarya Dayanışma Derneği olarak darbelerle hesaplaşmanın darbecileri içeri almaktan ibaret olamayacağını belirtiyor, siyasi iradeye de bu tür garabet durumlar üreten hukuk sistemini yeni iktidarı koruma gayesiyle sürdürdüğü takdirde sorumluluğunun ağırlaşacağını hatırlatıyoruz.

Sakarya Dayanışma Derneği

adına Kadrican Mendi

Dernek Sözcüsü

 

 

 

Bir cevap yazın