Suriye’de müdahale yaklaşıyor olabilir

Suriye’de Özgür Suriye Ordusu’na bağlı silahlı muhaliflerin Esed rejiminin Annan Planı’nın ihlal ettiği gerekçesiyle artık plana bağlı kalmadığını açıklamasının ardından çatışma süreci yeniden tırmandı. Batılı ülkelerin Hula’da gerçekleşen katliam sonrasında Suriyeli diplomatları “istenmeyen adam” ilan ederek sınırdışı etmelerine Şam yönetiminin aynı şekilde karşılık vermesi ise siyasi bir çözümün gerçekleşmesi ihtimalinin azaldığını gösteriyor.

Buna karşı Rusya ve Çin, Annan Planı’nın çözüm için tek ve son şans olduğu konusunda ısrarcı.

Rusya; Türkiye ve İran’ın da masada olduğu bir Suriye zirvesi yapılması gerektiğini açıkladı.Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Suriye krizi konusunda Türkiye, İran, Arap Birliği ve İslam İşbirliği Örgütü’nün de katılacağı uluslararası bir toplantının yapılmasını önerdi.

Çin’in BM Daimi Temsilcisi Büyükelçisi Li Baodong, Suriye’deki krizin çözümüne ilişkin, ”Annan planı, hem o ülkede hem de bölgede barış ve istikrar getirmeyi öngörüyor. Plan, Suriye’nin ve bölgenin geleceğini ilgilendiriyor. O yüzden Genel Sekreter tarafından atanan Kofi Annan’a, uluslararası toplum, BM ve BMGK olarak tam ve samimi destek vermeliyiz, bir arada hareket etmeliyiz. Başka seçeneğimiz yok” şeklinde bir değerlendirme yaptı.

”Suriye’de şu an iki perspektif var; biri aydınlık, biri kara” diyen Li Baodong, aydınlık senaryoda ülkede tüm tarafların ateşkese uymalarının, şiddeti bırakmalarının ve siyasi diyalog sürecini başlatmalarının mümkün olduğunu söyledi. Baodong, ”Karanlık perspektifte ise Suriye’deki şiddetin daha da yayılarak tam bir iç savaşa ve mezhepsel öç almaya doğru gideceğini” dile getirerek, bu durumdan sadece Suriye değil, bölge barışı ve istikrarının zarar göreceğini bildirdi.

‘Başka alternatif bir plan hazırda yoksa müdahale olabilir…’

İstanbul Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Deniz Ülke Arıboğan, Akşam gazetesindeki köşesinde süreçle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

“BM temsilcisi Annan’ın ‘Suriye’de topyekun savaş yaklaşıyor’ uyarısı dikkatle takip edilmelidir. Zira Annan planı, rejimin son bir gayretle istikrarı yeniden sağlayabilmesi ve bu yolla Suriye’ye uluslararası bir askeri müdahalenin engellenmesi için son alternatif olarak hayata geçmişti. Dün Putin ve Hu Jintao’nun ortaklaşa bir deklarasyonla uluslararası toplumu BM görevlilerinin başarılı olabilmesi için desteğe çağırmasının mantığı da bu. Annan planı başarılı olamazsa Rusya ve Çin’in desteklediği strateji çöker. Nitekim BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un ‘300 gözlemcimizle Suriye’deki şiddeti durdurmamız mümkün değil’ açıklaması bu anlamda bir çaresizliğin ifadesi. Gelinen noktada Annan planının yetersiz kaldığı görülüyor. Başka alternatif bir plan hazırda yoksa, askeri müdahalenin yaklaştığını söyleyebiliriz.”

‘Suriye’ye müdahale çatışmayı artırır’

Guardian’da Seamus Milne imzalı bir yorumda ise Suriye’ye dış bir askeri müdahalenin ülkede akan kanı daha da artıracağı ifade edilmiş.

Arap dünyasında Suriye’ye müdahale yönünde baskının arttığının vurgulandığı yazıda ABD’nin de buna hazır olduğu ve gerekirse BM yetkisi olmadan harekete geçebilecekleri belirtiliyor.

Yazar, İran’ın Suriye ile işbirliği nedeniyle Batı ve Körfez ülkelerinin müdahalesinin çatışmayı daha da kötüleştireceğini savunuyor.

Libya’da Nato müdahalesinin yol açtığı kaostan bahsederek Suriye’ye müdahale ya da muhalefeti silahlandırmanın çok daha kötü sonuçları olacağı ve çatışmaların Irak ve Lübnan’a yayılma riski olduğu belirtilmiş.

Yazara göre sekter ve bölgesel bir çatışmaya girilmesinin önlenmesinin tek yolu Annan planına şans verilmesi ve İran ve Rusya’nın Şam üzerindeki baskıyı artırması yoluyla uluslararası güvence altına alınmış bir anlaşmanın sağlanması.

Platform Haber

 

Bir cevap yazın