Konya’da mücadele 246. haftasında

 

Günler, aylar, seneler geçiyor kanlar üzerinden büyük siyasetler üretiliyor. Perdenin önünde arkasında ve arkanın arkasında neler olup bitiyor. Herkes olaya kendi penceresinden, kendi zaviyesinden bakıyor. Olayların ardındaki aralanan her sır perdesi yeni perdeler gösteriyor.

Kanlı mavi Marmara olaylarının üzerinden 2 yıl geçti. Şehitlerin kanları yaralıların ah-u figanları tazeliğini korumaya devam ediyor. Ümmetin umutları direniş arzuları her türlü zaman ve mekân da her şart altında yeşermeye devam ediyor. Ümmetin yiğit evlatlarının direniş rüzgârı her türlü siyaset üstü olma vasfını koruyor. Hiçbir siyasi tezgâh ve onların dünyalık hesapları bu ulvi rüzgârın yüceliğine hiçbir suretle halel getirmeyecektir. Allah kendisi için yapılmış hiçbir ameli ve onun ecrini boşa çıkartmayacaktır.

Ülkemizde verilen sözler vaatler sürekli çabuk unutulmaya mahkûm olmaktadır. Üç ay içerisinde İsrail özür dilemez ise bütün siyasal ilişkileri keseceklerini deklere edenler olayın üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen ilişkilerini hala devam ettirmektedirler. İlişki düzeyinin düşürülmesi ilişkilerin kesilmesi anlamına gelmemektedir. İlişki düzeyinin düşürülmesi ile ortaya çıkan görünen kriz aslında hakikaten bir kriz midir? Yoksa vaatlere rağmen sürdürülen ilişkilerin kamuoyundan gizlenmesi midir? Hükümet İsrail ile olan bütün ilişkilerini kamuoyu ile paylaşmak zorundadır. Şehitlerin kanları üzerine devlet sırrı olmaz. Hükümet bütün ilişkileri kamuoyu ile paylaştığı gibi bunlardan tamamıyla vazgeçmelidir.

Mavi Marmara katliamının failleri ile alakalı henüz bir tutuklama kararının çıkmaması akla pek çok soru getirmektedir. Hala Türkiye İsrail ilişkilerinin iyileştirilmesinden bahsedenler hangi değer yargılarıyla hareket etmektedirler. Uluslararası arenada İsrail’in yalnızlaşacağını bekleyen safdil Müslümanlar emperyalist özgür(!) dünyanın hakkın yanında olmayacağını ne zaman anlayacaklar. İsrail sadece bir terör örgütü değildir. Aynı zamanda da o batını ileri karakoludur. Emperyalist batı hiçbir zaman kendi karakolundan vazgeçmeyecektir.

Mavi Marmara katliamına Türk vatandaşı İsraillilerinde katıldığı iddiası gerçek midir? Bu iddia gerçek ise bu şahıslar hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır? Yapılmış ise bu işlem kamuoyu ile biran önce paylaşılmalıdır. Yapılan işlem yoksa hükümetin bu hususta ki ilgisizliğinin sebebi nedir?

İşgalci terör örgütü yaptığı açıklamalarda özür dilemeyi reddedip şehitlerin ailelerine ve yaralılara milyon dolarlar teklif etmektedir. Bu aşağılık teklif hiçbir şekilde kabul edilemez. Varlığını kabul etmediğimiz bu terör örgütünün teklifinin de kabul edilmesi düşünülemez. Şehitlerin mükâfatını ve yakınlarının sabırlarının ecirlerini verecek olan Allah tır. Şehitlerin kanlarının bedeli ödenmiştir. Dünyanın bütün mülkleri bu değer karşısında hiçbir şey ifade etmez.

Hakkın karşılığının sadece hak sahibi tarafında ödendiği hakikatin hiçbir dünyevi bedele tahvil edilmediği yepyeni bir dünyada yaşama umudu ile hepinizi 247. Haftada aynı yer ve saatte buluşmak üzere Allah’a emanet ederi

KONYA İNANÇ ÖZGÜRLÜKLERİ PLATFORMU

5 RECEP 1433

25/ 05 / 2012

Bir cevap yazın