Suriye üzerinde bir güç savaşı veriliyor

Suriye’de kanlı bir iç savaş yaşandığını belirten Yeni Şafak yazarı, böylece amacın asıl hasıl olduğunu ve Suriye’de bundan sonra tek belirleyiciliğin silah olacağını yazdı. 

Ortada bir Türkiye-Suriye savaşı olduğunu iddia eden,  İran ve Rusya’nın da fiilen savaşın içinde olduğunu söyleyen İbrahim Karagül,  “Tahran-Ankara-Moskova üçgenindeki çekişme Suriye üzerinde savaşa dönüştü. Bunun Suriye sonrası travmalarını kestirmek güç. Hangi bölgede ne tür sonuçlara yol açacağını zaman gösterecek. Ancak üç ülke arasındaki çekişme daha şimdiden, Kafkaslarda Azeri-Ermeni krizi ile kendini gösterdi. Bu haliyle Suriye savaşı Kafkaslara taşınıyor. Karabağ merkezli son krizin tarafları sadece Bakü ve Erivan değil. Rusya, İran, İsrail, Türkiye ve ABD, bu krizin de tarafları.” yorumunda bulundu.

Karagül yazısının devamında şu hususları vurguladı:

“Artık bu savaşı, masumların kanı-canı üzerinden pazarlamayı terkedelim. Bu ciddi anlamda rahatsızlık veriyor ve insanları aptal yerine koyan bir yaklaşıma dönüşüyor. Hepimiz kimlerin aslında neyin mücadelesini verdiğini çok iyi biliyoruz. Eğer bir savaşın içindeysek, ki görüntü öyle, bunu açıktan yapalım. Önüne gelene saldıran tipleri sokağa salarak kamuoyu oluşturmanın başta tehlikeleri de barındırdığını bilelim.

Bu aşamada Esed ve yönetiminin bir an önce iktidarı devretmesi gerekiyor. Umalım ve dua edelim öyle olsun. Bırakıp gitsinler ve bir halkın imhasının bir ülkenin harabeye dönmesinin önüne geçilmiş olsun. Aksi takdirde rejim zaten yok olacak, Esed’in sonu da kötü olacak.

Ancak hiç kimse, bulunduğu pozisyondan geri adım atacak gibi değil. Öyleyse bu savaş, çok büyüyecek. Mezhep üzerinden bölgesel sarsıntılar hissedeceğiz. Esed yönetimi de bu aşamadan sonra örgütsel bir mücadele verecek. Suriye, sayısız örgütün hesaplaşma alanına dönecek. Tabi biz, bu örgütlerin arkasında hangi istihbarat teşkilatlarının, derin yapıların olduğunu bileceğiz.

Savaşın tarafları değil, Suriye halkı ve bu güzel ülke bedel ödeyecek. Kötü olan da bu.”

Platform Haber

İbrahim Karagül’ün yazısının tam metni için tıklayınız.

 

 

 

Bir cevap yazın