Dün derin devlet, bugün gizli iktidar

“Türkiye’de “gizli iktidar” var, Türkçesi bu. Dün derin devletten bahsediyorduk ama bugün de siyasi iktidarın bir “gizli iktidar”ı var. Bu kişiler kurumlarda, şurada burada inandıkları ilkeleri hiçe sayacak işler yapıyorlar.”

T24 internet sitesinden Hazal Özvarış’ın Yeni Şafak gazetesi yazarı Yusuf Kaplan ile yapmış olduğu röportajdan ilgili kısım:

– Yusuf Bey, darbe geleneğiyle hesaplaşmak önemli. Ancak diğer yandan siz Ergenekon sanıklarına yönelik medya diline dair hakkaniyetli bir tavır alarak medyanın tavrını eleştiren bir yazı kaleme almış ve şunu söylemiştiniz: “Suçu ispatlanmamış bir insan, suçu ispatlanana kadar masumdur ve haklarını sonuna kadar gözetmek boynumuzun borcudur. Oysa yapılan habercilik, İslâm’ın yüce adalet fikrine ve ahlâk anlayışına taban tabana terstir.” Yeni Şafak’ın yönetimine veya patronajıyla yapılan haberlere ilişkin konuştunuz mu?

Suçluymuş gibi değil, “canavar” gibi gösteriliyorlar! Televizyonlarda bir de buna acayip dramatik bir müzik ekliyorlar. Çok korkunç! Bahsettiğiniz yazıyı yazdıktan sonra inanılmaz bir aforoz yedim.

– Aforoz nereden geldi?

Nerden, belli!

– O yazıda “Başta Fethullah Gülen cemaati bünyesindeki Samanyolu TV olmak üzere iktidar yanlısı bütün televizyon ve gazetelerin Ergenekon soruşturması için kurdukları dilin, laikçi primitiflerin ürpertici, pravdavari dilinden farksız olduğunu” söylemiştiniz.

İşte kimle ilgili yazdıysam, o çevrelerden geldi. Hâlâ da geliyor… Çok açık konuşmak istemiyorum. Zaten diken üstünde yazdığımı söyledim. “Eleştiriler usturuplu, hakaret edilmeden söylendiği zaman biz anlarız” diyorlar. Ama tüm bunlar boş laf! Ben usturuplu bir şekilde uyardım, bir cümle yazdım ve başıma gelmedik şey kalmadı.

– Bugün “diken üstünde yazıyorum” dediğiniz konular hangileri?

Türkiye’de “gizli iktidar” var, Türkçesi bu. Dün derin devletten bahsediyorduk ama bugün de siyasi iktidarın bir “gizli iktidar”ı var. Bu kişiler kurumlarda, şurada burada inandıkları ilkeleri hiçe sayacak işler yapıyorlar. Ben bunu bir Müslüman olarak protesto ediyorum.

“MUHAFAZAKAR MEDYA KENDİSİNE İHANET EDİYOR”

– Eski merkez medyanın sicili malum. Peki, 28 Şubat sürecinde iyi sınav veren muhafazakâr medya için bugün ne değişti ve en dışlananları bile gözetmesi gerektiğini söylediğiniz medyanın bu muhafazakâr kolu kimleri dışlıyor?

Bence muhafazakâr medya dediğiniz medya kendisine ihanet ediyor, kendi ilkelerini çiğniyor. İkincisi, iktidarın çok fazla yanında, yöresinde dolaşıyor; bu çok yanlış bir şey. “Bundan önce de başkaları bunu yapıyordu” denilebilir, ama ben bunu yapamam. Başkaları yapmışsa yapmış, bunun faturasını ödemiş veya ödememiş. Bu beni ilgilendirmiyor ama ben böyle bir ilkelliği, böyle bir vicdansızlığı yapamam.

Çok tehlikeli bir sürece gidildiğini düşünüyorum. Medyanın, özellikle muhafazakâr dediğiniz medyanın iktidarla ilişkisi bence çok iğrenç. Böyle bir şey olmaz, bunu kabul etmiyorum… “Niye yazıyorsunuz o zaman?” diyebilirsiniz, ama ben zaten gündelik işlerle ilgili şeyler yazmıyorum, teorik-fikir yazıları yazıyorum. Ama bu gündeliğin pornografisi açıkçası beni ürkütüyor. Ayrıntının pornografisi asimile edici, gerçek, temel sorunlara karşı duyarsızlaştırıcı bir şey ve ben orada kaybolmak istemiyorum.

Röportajın tamamı T24

 

 

 

Bir cevap yazın