Kürt sorununun çözümünde zaman daraldı

Vatan gazetesinden Mine Şenocaklı’nın MİT eski Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş ile yapmış olduğu röportaj, Türkiye’de devletin son dönemdeki reflesklerini ve kaygılarını görmek açısından farklı ipuçları sağlıyor.  Röportajın ilgili kısmı:

–  Türkiye, Kürt meselesini çözmeye hazır diyebilir miyiz?

Ben şöyle ifade ediyorum; Türkiye’nin bugünkü potansiyeli, şartları Kürt meselesini çözmeye hazırdır. Toplum hazırdır. Toplumsal talepler bu istikamettedir. Sadece bu hazır potansiyeli şekillendiren nitelikli siyasete ihtiyacımız var. Türkiye siyasetleri senelerdir buna cevap veremiyor. 1999 Helsinki Zirvesi’nden itibaren Türkiye bir değişim içine girdi. AK Parti iktidarıyla bu değişim ivme kazandı. Bu konuda çok önemli adımlar atıldı. Ama bu atılan adımları önemserken yeterli olmadığını söylememiz ve yeni anayasayla bu meseleleri çözerek Türkiye’yi demokratik hukukun üstünlüğüyle şekillenen bir yapıya kavuşturmamız lazım. Ama zamanımız dar.

– Zamanımız niye dar?

Bu tarihi fırsatların kullanılması gerekir. Eğer bu fırsatı kullanamazsak bu AK Parti iktidarı için de iyi olmaz. AK Parti’nin bölünmesini, parçlanmasını yaratır. Türkiye’nin dinamiklerinin pozitif gelişimini de olumsuz etkiler. Mesele şu; biz Kürt meselesini Türkiye’nin bir demokrasi standartları meselesi olarak görüyoruz. Meseleye bu açıdan bakınca biz yeni anayasa inşası ile Türkiye demokrasisine yeni bir nitelik kazandırıyoruz. Evrensel değerlerin şekillendirdiği kurumsal bir yapı oluşturuyoruz. Şimdi eğer biz Kürt meselesini çözemezsek, PKK silahlı hareketini sonlandıramazsak bu yeni anayasa sürecini tamamlayamayız. Bu ne demektir? Toplumsal taleplere cevap veremeyen bir siyaset yapısı demektir, ki özellikle siyasi iktidar bundan büyük zarar görecektir ve bu Türkiye’nin de muhtemel gelişmeler içersindeki risklerini artıracaktır.

– AKP’nin parçalanma riski var mı gerçekten?

Tabii ki var! Eğer Kürt meselesini çözemezsek bugün tekrar biraz kıpırdayan güven unsuru ve çözüm umuduna cevap veremezsek, Kürt siyaseti tekrar bağımsız bir devlet yaratma istikametinde farklı yöne gidebilir. Veya onu bu istikamette kullananların elinde daha fazla araçsallaştırılır!

– O zaman o sizin hiç dile getirmek istemediğiniz bölünme olabilir mi?

Bugün Kürt siyasi hareketi sorunu bütünlük içinde çözmek isterken bu olay kırılma yaratır ve bağımsızlıkçı hareket Kürt siyasetinde güç kazanabilir, yön değiştirebilir. İşte o zaman Türkiye bölünme riskiyle karşı karşıya kalabilir. Bölgesel gelişmelerdeki kırılganlıklar da bu endişeyi yaratıyor tabii.

 

Bir cevap yazın