Türkiye Hizbullah’ından PKK’ya sert cevap

Hizbullah Basın Bürosu kamuoyunda “Derin PKK” olarak tanınan Mustafa Karasu’nun 19.06.2012 tarihinde, “Siyasal İslamcı Oluşumlar ve Düşündürdükleri” başlığıyla Yeni Özgür Politika sitesinde çıkan yazısına sert bir basın bildirisiyle karşılık verdi.

Uzun bir aradan sonra ilk defa bu denli sert bir üslup kullanan Hizbullah bildirisindeki, “Bugüne kadar sabır ve tahammül sınırlarını zorlayarak, bağrımıza taş basıp kardeşlerimizin şehadetlerine rağmen Müslüman halkımızın zarar görmemesi ve düşmanlarımızın sevinmemesi için ısrarla çatışmadan kaçındık ve bu tavrımızı halen muhafaza etmekteyiz. Ancak eğer varlığımız ve Müslüman halkımız tehdit edilir ve başka hiç bir alternatif bırakılmazsa, bedeli ne olursa olsun karşı duracağımız bilinmelidir.” şeklindeki cümleler konunun vahametini ortaya koymaya yetti.

İşte haber merkezlerine e-mail olarak gönderilen o bildirinin tamamı…

“Allah’ın adıyla,

“ŞUÇLU OLAN ÖZÜR DİLER”

PKK ile çatışma istemediğimizi, bunun taraftarı olmadığımızı, böyle bir çatışmadan Müslüman halkımızın büyük zararlar gördüğünü daha önce defalarca kamuoyuna açıkladık. Ancak bu yaklaşımımıza rağmen, PKK’nin dayatması ve başka bir alternatif yol bırakmaması sonucu aramızda bir çatışma yaşandı. Bu çatışmanın başlatıcısı PKK olduğu gibi bunu dayatan, Kürdistan’da yayılmasına ve halka zarar vermesine sebebiyet veren de odur. Bu nedenle bizim bu konuda geçmişimizden dolayı özeleştiride bulunma veya özür dileme gibi bir durumumuz yoktur. Suçlu olan özür diler, af diler. Suçlu olan PKK olduğuna göre, özür dilemesi gereken de af dilemesi gereken de odur.

“PKK İLE RESMİ BİR ATEŞKES ANLAŞMAMIZ OLMAMIŞTIR”

Bu münasebetle şu hususu tekrar hatırlatmakta fayda vardır: Şu ana kadar bizim PKK ile resmi bir ateşkes anlaşmamız olmamıştır. Bunun olması için, yaşadığımız çatışmayı kendisinin başlattığını ve bize dayattığını kabul etmesi gerekmektedir. PKK ancak kendi adına ve temsil ettiği tabanı adına konuşabilir. Tüm Kürd halkı adına konuşma yetkisinin olmadığını bilmesi gerekir.

“VARLIĞIMIZ VE MÜSLÜMAN HALKIMIZ TEHDİT EDİLİR KARŞI DURACAĞIMIZ BİLİNMELİDİR”

Bugüne kadar sabır ve tahammül sınırlarını zorlayarak, bağrımıza taş basıp kardeşlerimizin şehadetlerine rağmen Müslüman halkımızın zarar görmemesi ve düşmanlarımızın sevinmemesi için ısrarla çatışmadan kaçındık ve bu tavrımızı halen muhafaza etmekteyiz. Ancak eğer varlığımız ve Müslüman halkımız tehdit edilir ve başka hiç bir alternatif bırakılmazsa, bedeli ne olursa olsun karşı duracağımız bilinmelidir.

Biz ilk günden şimdiye kadar hiç bir gücün icazetiyle hareket etmediğimiz gibi bundan sonra da hiç kimsenin ve hiç bir gücün icazetini alarak hareket etmeyeceğiz. Kendi bağımsızlığımızdan ve özgün hareket etme özelliğimizden taviz vermeyeceğimizi herkesin bilmesini isteriz.

Kaynak: Hürseda.net

 

 

Bir cevap yazın