Kürt sorununda gelişmeler neyi gösteriyor?

Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana’nın sorunun çözümü için Başbakan Erdoğan’dan istedikleri, BDP/DTK/PKK ekseninde yer alan güçlerin taleplerinin aynısı.

KUZEY IRAK GÜNCESİ

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?

1 TEMMUZ 2012 SAAT:18.00

ANKARA

Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana, TBMM’de dün düzenlediği basın toplantısıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile önceki gün yaptığı görüşme hakkında bilgi verdi. AA’nın dünkü haberine göre Zana, Erdoğan’a öncelikle Kürtlerin halk olmaktan kaynaklı haklarından söz ettiğini anlattı. Zana, şunları kaydetti: “Yaşananların ve yaşanmakta olanların tüm çıplaklığıyla ortaya konmasına ve çözüm aranmasına ihtiyaç var. Kendisine de ilettiğim gibi, halklarımıza artık söylem ve söz yetmiyor. Bu aşama geride kaldı.”

Türkiye’de onlarca yıldır denenen güvenlikçi politikaların sonuç vermediğini gördüklerini ifade eden Zana, denenmeyen tek yolun sürdürülebilir müzakere olduğunu söyledi. Zana, görüşmede, bu anlamda, Oslo görüşmelerinin milat olduğunu ve bu görüşmelerin yeniden başlaması gerektiğini ifade ettiğini kaydetti.

Zana, “Yaralarımız açık ve kanıyor. Bu nedenle de gerçekçi olmayan talepler karşılık bulamaz. ‘Silahları bırakın, operasyonlar durur’ söylemi gerçekçi olmayan taleplerden. Bunun altını çizdim” diye konuştu.

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş BDP olarak ortaya çıkacak her türlü çözüm süreçlerine katkı sunacaklarını belirterek “Uzun süredir top Başbakan’dadır. Kendi söylemi, pratiği, ortaya koyacağı politika meselenin, sürecin hayırlı olup olmayacağını belirleyecektir” dedi.

Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) Zana’nın görüşmesine ilişkin olarak yaptığı açıklamada “DÖKH, Sayın Leyla Zana’nın AKP hükümeti ile geliştirdiği diyaloğu gayri meşru ve anti-demokratik bulmaktadır” denildi.

SURİYE

PKK’nın paralelinde Suriye’de faaliyet gösteren Demokratik Birlik Partisi (PYD) bir açıklama yaparak basın üzerinden kendilerine dönük bir karalama kampanyası yürütüldüğünü, Suriye’deki rejimin yıkılarak demokratik toplum inşa edilmesini hedefleyen barışçıl mücadeledeki öncülük rolünün engellenmek istendiğini ileri sürdü.

PKK

PKK yöneticilerinden Duran Kalkan “Kuşkusuz içinde bulunduğumuz süreç bir çözüm sürecidir. Fakat geçmişte olduğu gibi siyasi çözüm süreci değil, askeri çözüm sürecidir. İki yıl önce stratejik değişiklik yaptık. AKP yönetimi devam ettikçe Kürt sorununun siyasi çözümünün gerçekleşemeyeceği kanaatine vardık. Dolayısıyla da AKP’yi siyasi yenilgiye uğratacak aktif bir mücadele konumuna geçtik, strateji değiştirdik” dedi.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

PYD’nin açıklaması medyada uzun zamandır yapılan spekülasyonlara yanıt niteliği taşıyor ve örgütün Suriye’deki çalkantılı döneminin kendilerine demokratik özerklik inşa etmeleri için bir fırsat penceresi yarattığına işaret ediyor.

Duran Kalkan ve DÖKH’nin açıklamaları -Demirtaş’ın ‘Olsun da görelim bakalım’ mealindeki sözleri de dahil olmak üzere- Zana’nın Hürriyet gazetesine verdiği röportajın ardından 15 Haziran tarihli “Zana depremi”, 16 Haziran tarihli “PKK Zana için ne dedi?” ve 30 Haziran tarihli “PKK’dan Zana’ya ‘son çağrı’” başlıklı analizlerde, bu tür bir çıkışın anlamı, Kandil ve ekseninde yer alan güçlerde yaratacağı tepki ve sürecin gelişimine ilişkin yapılan tespitlerin geçerliliğini koruduğunu gösteriyor.

Nitekim Zana’nın çıkışına BDP/DTK/PKK ekseninde gösterilen tepkini dozu giderek arttı ve son olarak görüşme “anti-demokratik ve gayri meşru” olarak nitelendirildi.

Buna karşılık süreci son derece kontrollü ve şeffaf biçimde yürütme niyetinde olduğunu hissettiren Zana’nın Başbakan Erdoğan’a yönelttiğini söylediği talepler, neredeyse tam tamına BDP/DTK/PKK ekseninin talepleriydi.

Zana böyle yaparak Kandil’e “Özünde sizden farklı çizgide değilim, sıkışan süreci açmaya çalışıyorum” mesajı gönderirken Ankara’yı da -yaptığı açıklamayla sınırlı olmak kaydıyla- düş kırıklığına uğrattı ve “Girişimimi yanlış anlamayın” demeye getirdi.

Kalkan’ın genel söylemi, PKK’nın Ankara’yı siyasi çözüme zorlayacak denli şiddetli askeri baskı oluşturma niyetini sergiliyor ve bu yönüyle önümüzdeki dönemde tam bir bilek bükme mücadelesi yaşanacağını haber veriyor.

Zana’ya gösterilen tepki de buradan kaynaklanıyor. ‘İstim üstünde’ olduğu anlaşılan örgüt, bu tür girişimleri çizgisi açısından riskli buluyor.

CEVDET AŞKIN

YORUMUN TAMAMI İÇİN RADİKAL

 

 

Bir cevap yazın