Ankara 331. hafta eylemi

Ankara İnanç Özgürlüğü olarak 6 yıldır inanca ve inancın pratiğine yani ibadete saygı duyulması gerektiğini bunun temel bir hak olduğunu hiçbir bireyin ve devlet organının, bunu engellememesi gerektiğini buna haklarının olmadığını dile getiriyoruz. Yasal bir dayanağı olmayan ve meşru yasal bir dayanağı olamayacak temel bir hak olan ibadet özgürlüğü ideolojik saplantı içerisinde bulunan kişilerce engellenmeye devam ediliyor.

Hafta içinde yaşanan başörtüsü ihlalleri yine mağduriyetlere sebep olmuştur başörtülü kişilerin hayallerini yıktığı, en mutlu günlerini gözyaşına boğduğu ve toplumda bir ötekileştirmeye sebep olan keyfi yönetmelikler ve uygulamalar anayasa ve uluslararası insan hakları sözleşmelerine rağmen uygulanmaya devam ediyor.

Edinilen bilgilere göre Adana’da İhsan Sabancı Teknik Kız Meslek Lisesi mezuniyet töreninde okul birincisi olan Tuğba Demir ödülünü almak için beklerken okul müdürü Ayla Avşar, başörtülü olduğu gerekçesiyle öğrenciye ödülünü verdirmedi. Dereceye giren diğer başörtülü öğrenciler Munise Keçeli, Müge Albayrak, Arife Saban’da kürsüye çağrılmazken bu öğrenciler dışında kalan ve okulu bitiren öğrenciler ise kürsüye çıkarak konuşma yapıp ödüllerini aldılar.

Geçtiğimiz hafta yaşanan başörtüsü nedeniyle sınava alınmayan bir öğrenci için tanınan özür sınavı hakkı sevindirici bir gelişme olarak değerlendirilebilir söz konusu olay:

Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü 1. sınıf öğrencisi Şeyma Adede’ nin, Prof. Dr. Gülser Öztunalı Kayır tarafından başörtülü olduğu gerekçesiyle yapılan, ”Toplum Bilimi” dersinin son sınavına alınmamış, dört arkadaşı da bu olay üzerine sınava girmemişti. Bu durum karşısında Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şafak Aksoy, başörtüsü nedeniyle sınava alınmayan Şeyma Adede ve dört arkadaşı için özür sınavı hakkı verdiklerini ve söz konusu öğretim üyesi hakkında disiplin soruşturması açılacağını kararlaştırdıklarını açıkladı.

Yaşanan bu olaylar başörtüsü sözde yasağının keyfi olarak ideolojik saplantılı kişilerce sürdüğünün açık göstergeleridir, devlet organlarının bu konuda gerekli sorumluluğu yüklenmesini bir kez daha deklare ediyoruz.

Diğer taraftan yaşam haklarının ihlal edildiği insanlığın yok sayıldığı Suriye’de, geçtiğimiz hafta Hama büyük bir katliama tanık oldu. Kadın ve çocuklar dahil çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği , içkence gördüğü ve hapiste tutulduğu Suriye’de kan durmuyor. Suriye Genel Devrim Konseyi, 78’i Mearezefe bölgesinde 86’sı Hama’da toplam 130 kişinin Esed milisleri tarafında öldürüldüğünü ve bazılarının aynı aileden olduğunu belirtti.

Her gün onlarca insanın yaşamını yitirdiği Suriye’ de yaşanan bu katliamların bir an önce bitmesini ve insanlık onurunun, vicdanının galip gelmesini temenni ediyoruz.Ayrıca, bu haftanın yoğun tartışmalarından biri olan kürtaj konusunun zamanlamasının, Uludere sonrasında hükümet mensuplarından gelen can sıkıcı açıklamaların olduğu bir döneme denk gelmesini manidar bulduğumuzu belirtmekle birlikte, İnanç Özgürlüğü Platformu olarak Tıbbi zorunluluklar haricindeki kürtajı en temel hak olan yaşama hakkının ihlali olarak görmekteyiz.

 

Pek çok dinin takipçileri için ortak bir kabul olan bu durum ile ötenazi, intihar ve uyuşturucu kullanımını yasaklayan pozitif hukuk sistemleri de teorik olarak mutabıktır. Bu vesile ile insanın, bedeni üzerinde sınırsız bir tasarruf sahibi olmadığını hatırlatırız.

İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ PLATFORMU ADINA

MAZLUMDER Ankara Şube Soner KARTAL

Bir cevap yazın