Konya 248. hafta eylemi

Kesintisiz 8 yıllık zorunlu eğitim uygulaması dün itibariyle tarihin karanlık sayfalarında ki kirli yerini aldı. Mazlumların ahı zulme uğramışların feryad-ı figanları üzerine kurulu zulüm eksenli bir eğitim öğretim anlayışı sona erdi. Sonu kesintili 12 yıllık zorunlu eğitim ise kesintisiz 8 yıllık zorunlu eğitimin üzerine bina edildi.

Büyük reform vaatleriyle gündeme getirilen sonu kesintili başı kesintisiz 12 yıllık zorunlu eğitimin adı baskı ve zulüm ile özdeşleşmiş 8 yıllık kesintisiz eğitime bir 4 yıl daha ekleyerek reform diye sunuldu. Bu reform paketi incelendiğinde neyi reform etmiş, nerede değişiklikler yapmış anlamak çok zor.

İmam hatiplerin orta kısımlarının açılması, seçmeli siyer ve Kuran-ı Kerim derslerinin konulması güzel gelişmeler olmakla birlikte gönüllere şifa veren bir gelişme de değildir. Beklentileri karşılamaktan çok uzaktır. Kısaca dağ fare doğurmuş onu da aslan diye sunmaya kalkışmaktadırlar.

8 yıllık zorunlu eğitim sürecinde başörtüsü meselesi bir zulüm olarak ortaöğretimlinin de gündemine zorunlu olarak girmiş Allah’ın emrine uymak için örtünmek isteyen kızlarımız bu zulümle karşı karşıya kalmışlar, zorunlu bir zulme uğratılmışlardır.12 yıllık kesintili zorunlu eğitim uygulaması bu zulme bir 4 yıl daha eklemiştir. Kızlarımız buluğ yaşından 18 yaşına kadar zorunlu olarak Allah’ın emrine değil bu uygulamayı yapanların emirlerine uymak zorunda bırakılmaktadırlar.

İnsanların inançlarını özgürce ilan edip bu inançlarının gereklerini hür olarak yapabilmeleri en tabi hakları, ve Allah’a karşı sorumluluklarıdır. Ve hiçbir insandan bu hak ve sorumluluklarından vazgeçmesi talep dahi edilemez. Böyle bir şeyin talebi hatta zorunlu olarak uygulatılması katmerlenmiş bir zulüm değil midir?

Kızlarımız Allaha mı Allahın emirleri hiçe sayılarak üretilmiş, Allahtan gelen hiçbir bilgiye dayanmayan bu baskıcı uygulamaları yapanlara mı itaat edecekler. Hangi gerekçe hangi konjonktürel şart bu zulmü haklı gösterebilir.”Yoksa Allah tan izin mi aldınız” nasıl oluyor da Allah’ın ahkâmına kendi görüşlerinizle sınırlar getirebiliyorsunuz. Aliym olanın ilmine bakılmadan eğitim öğretim mi yapacaksınız… Onu emirlerini yasaklayarak dindar bir nesil mi yetiştireceksiniz.

”Hiç akıl etmez misiniz?”

Karma eğitim ucubesini çözmeden, okullarda cinsiyet farkını gözetmeden sağlıklı bir eğitim verebileceğinizi mi zannediyorsunuz. İnsan fıtratına aykırı, yaratılışın gereklerine muhalif olan bu baskıcı rejim uygulamasından hala vazgeçmeyecek misiniz? Toplum bu uygulamanın zararlarını görüp bundan muzdarip olduğu halde hangi gerekçelerle bu uygulamayı yapmakta ısrarcısınız. Size ne oluyor da körün dahi görebileceği bu gerçeği göremiyorsunuz. Bilmezmisiniz ki gerçekleri gördüğü halde onun gereklerini yerine getirmeyenler gerçeği göremeyenler kadar suçludurlar.

Kuran-ı Kerim’i seçmeli ders olarak okutup onun emirlerine karşı gelmek, seçmeli de olsa peygamber efendimizi tanıtıp onu uygulamalarına muhalefet etmek hangi akılla izah edilebilir? Bu saçma uygulamalarda ısrarcı olmak zulümde kararlı olmak değil midir? Bu akıl tutulmasından ne zaman vazgeçeceksiniz?

Biliniz ki hiçbir gerekçe zulme sebep olamaz ve yine hiçbir sebep zalimi haklı çıkaramaz.

Hak ve hakikatin parçalarının değil tamamının hayata hakim olduğu tevhid ve adalet üzere kurulu yepyeni bir dünyada yaşama umudu ile hepinizi 249. Haftada aynı yer ve saatte buluşmak üzere Allah’a emanet ederiz.

 

KONYA İNANÇ ÖZGÜRLÜKLERİ PLATFORMU

19 RECEP 1433

09 / 06 / 2012

PLATFORM SÖZCÜSÜ: KERİM GÖVEZ

 

Bir cevap yazın